Gardner, Martin.
Gardner, Martin (1959). Mathematical Puzzles and Diversions. ISBN 0-226-28253-8.
Filmler büyük bir eğlence.
Movies are a great diversion.
Bir oyalamaya ihtiyacımız var.
We need a diversion.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.
They work for diversion and won't be hurried.
Fakat buda güçlüklerin sona ermesi demek değildi.
The Bangor diversion did not end the difficulties for Hampden.
Ancak tekrar biraz konudan organ bağışına doğru saparak.
But again, a little diversion to the topic of organ donation.
Direktör, girişimin şaşırtmadan ibaret olduğunu söyledi.
The initiative was a just a diversion, she said.
Onu oyma işi ile meşgul kendisi için büyük bir saptırma alandadır.
It's a quite a diversion for him to busy himself with fretwork.
NJG 1, 2 ve 3, bütün gece bombardıman akışı rotası boyunca hareket etti.
The diversions had little effect.
Havalimanı, polar rota üzerinde bir aktarma havalimanı olarak hizmet vermektedir.
The airport serves as a diversion airport on polar routes.
Statik etkiler, ticaret yaratıcı ve ticaret saptırıcı olarak iki şekilde ortaya çıkar.
Thus, FTAs lead to both trade creation and diversion.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.
So for diversion he acquired the habit of crawling back and forth across the walls and ceiling.