Bir levyeye ihtiyacım var.
I need a crowbar.
Tom bir levye ile öldürüldü.
Tom was killed with a crowbar.
Alet kutunda bir levyen var mı?
Do you have a crowbar in your toolbox?
Tom Mary'ye bir levye ile vurdu.
Tom hit Mary with a crowbar.
Tom bir levyeyle kapıyı zorla açtı.
Tom forced open the door with a crowbar.
Polat Alemdar boynunu kırarak öldürür.
The Guardian kills Ned by breaking his neck with a crowbar.
Tom levye ile çiviyi tahtadan çıkardı.
Tom pulled the nail out of the board with a crowbar.
Tom kutuyu bir levye ile açmaya çalıştı.
Tom tried to pry open the box with a crowbar.
Tom levye ile döşeme tahtalarını parçaladı.
Tom ripped up the floorboards with a crowbar.
Tom bir silah olarak kullanmak için bir levye aldı.
Tom grabbed a crowbar to use as a weapon.
Galiba o sandığı açmak için levyeye ihtiyacın olacak.
I suppose you'll need a crowbar to open that crate.
Tom levyeyle sandığı açtı ve bir dinamit lokumu çıkardı.
Tom opened up the crate with a crowbar and took out a stick of dynamite.