compulsion
/kəmˈpʌl.ʃən/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"compulsion" kelimesinin Türkçesi: zorlama, cebir, icbar, mecburiyet, içten gelen itici his. compulsive zorlayıcı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelzorlama
Genelcebir
Genelicbar
Genelmecburiyet
Geneliçten gelen itici his. compulsive zorlayıcı
Geneliçten gelen yenilmesi güç bir hissin tesiriyle yapılan.
Görsel

Tanım
•using force to cause something to occur
Diğer Dillerde
AlmancaZwang, Zwangneurose
İspanyolcacoacción, coerción, compulsión
Rusçaжела́ние, позы́в, поры́в, принужде́ние
Özbekçemajburlik
Portekizcecompulsão
İsveççetvång, tvångsneuros
Çekçenutkání
Rumenceconstrângere
Macarcaerőszak, kényszer, kényszerítés, késztetés
İbraniceאֹנֶס, כְּפִיָּה
Latincecoactus
Bulgarcaпорив, принуда
Katalancacompulsió
Galiçyacaprema
İrlandacaéigeantas, iallach
İzlandacanauðung
Gürcüceიძულება
Marathiceसक्ती
Etimoloji
Borrowed from Middle French compulsion, from Late Latin compulsiō, from Latin compellere (“to compel, coerce”); see compel.
Kelime Ailesi
compulsion loop
compulsional
compulsionary
noncompulsion
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Dinde zor yok.
There is no compulsion in matter of faith.
Dinde zorlama yoktur.
There is no compulsion in matter of faith.
Dinde zorlama (ve baskı) yoktur.
There is no compulsion in matter of faith.
O, öldürme dürtüsünü kontrol edemedi.
He could not control his compulsion to kill.
Dinde baskı-zorlama-tiksindirme yoktur.
There is no compulsion in matter of faith.
Komünist baskısından donör bağımlılığına
From communist compulsion to donor dependencies
Tahviller iskonto esasına dayalı olarak satılmaktadır.
The seller is under extreme compulsion to sell.
İkinci nokta ise ikna etme zorlamadan genelde daha iyidir.
Second point is that persuasion is often better than compulsion.
"Kitab al-'Ibbur": Takvim kitabı - Karaizm'e karşı polemik.
Kitab al-Jabur wa al-Qadar (a Book on Compulsion and Fate).
Dinde zorlama yoktur; Artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır.
There is no compulsion in matter of faith. Distinct is the way of guidance now from error.
Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk, sapıklıktan ayrılmıştır.
There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur.
There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
İlgili Sorular
Beni inanç değiştirmeye zorlamayan bir din bulmanın yolları nelerdir?
Paul'un kanser ihtimaline karşı ne yapmalıyım? Doktor ziyaretini zorlamak mı, yoksa onun kararına saygı göstermek mi?
Aralık ayında evleniyorum ve bütçeyi zorlamayan en güzel balayı destinasyonu neresi?
Üç kez haftada spor salonunda çalışırken, sırtımı zorlamadan karın kaslarını güçlendirecek en etkili egzersizler hangileridir?
Yeni serinin ilk iki saatini izledim ve artık bu dizinin başarısızlığa doğru gittiğini düşünüyorum. Uzun süren ‘açıklama yok’ hikâyelerinin devam edeceğini ummuştum, ama diğer karakterlerin Kate'i elbise giymeye zorlaması beni bu dizinin bir saçmalık yığınına döndüğüne ikna etti.