brink

/bɹɪŋk/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"brink" kelimesinin Türkçesi: felaket), kenar (uçurum, kıyı. on the brink of destruction mahvolmak üzere. on the brink of the grave bir ayağı çukurda: ölmek üzere.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfelaket)
Genelkenar (uçurum
Genelkıyı. on the brink of destruction mahvolmak üzere. on the brink of the grave bir ayağı çukurda: ölmek üzere.

Görsel

Asteroit çarpması sonrası gezegen patlaması - felaket panoramasıYüzeye Çarpan Dev Asteroit ve Arka Plandaki Gezegen: Kozmik Bir Felaket AnıKirlilik nedeniyle ölmüş balık sahili - toksik doğa felaketiKara gezegen kıyamet sahnesi - uzay felaketi

Tanım

•the limit beyond which something happens or changes

Atasözü & Deyim

“Bir felaket bin nasihatten yeğdir”

Diğer Dillerde

AlmancaRand
Fransızcabord, lisière
İspanyolcaborde, límite, tope
İtalyancabordo, ciglio, orlo
Felemenkçerand, steile rand
Portekizcebeira
İsveççekant
Finceparras, reuna
Bulgarcaръб
Slovakçahranica
İrlandacabroinne, colbha
Ermeniceեզր, ծայր

Etimoloji

From Middle English brinke, brenke, from Old Norse *brenka, brekka, from Proto-Germanic *brinkǭ, *brinkaz (“hill, edge (of land)”), from Proto-Indo-European *bʰren- (“to project”). Cognate with Dutch brink (“grassland”), regional German Brink, Icelandic brekka (“slope”); also Tocharian B prenke (“island”), Irish braine (“prow”).

Kelime Ailesi

brink pink
brinkless
brinkmanship
brinkmate
brinksman
on the brink
on the brink of
sea-brink

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

ISBN 0300085532.
ISBN 0300085532. ↑ Hoopes & Brinkley 1997, p. 100.
Minnemann/Brinkmann ile
with Minnemann/Brinkmann
Adam ölümün eşiğindeydi.
The man was on the brink of death.
Biz savaşın eşiğindeyiz.
We're on the brink of war.
Bu iki ülke savaşın eşiğindedir.
These two countries are on the brink of war.
Tom ölümün eşiğinden geri getirildi.
Tom was brought back from the very brink of death.
Mario Brinkmann ve Fabio Trentini ile
with Mario Brinkmann and Fabio Trentini
Bu korku politikasını durdurma zamanı.
It's time to stop this brinkmanship.
Nihayet onu görür ve tekrar buluşurlar.
So they look to the brink and retreat.
Pek çok hayvan türü yok olmanın eşiğinde.
Many animal species are on the brink of extinction.
Papulyas: Yunanistan "uçurumun kenarında"
Papoulias: Greece "on brink of abyss"
Bazıları aslında nesli tükenmenin eşiğinde.
Some are actually on the brink of extinction.