Ana içeriğe geç
Sözlük
/
brink

brink

/bɹɪŋk/1 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"brink" kelimesinin Türkçesi: felaket), kenar (uçurum, kıyı. on the brink of destruction mahvolmak üzere. on the brink of the grave bir ayağı çukurda: ölmek üzere.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfelaket)
Genelkenar (uçurum
Genelkıyı. on the brink of destruction mahvolmak üzere. on the brink of the grave bir ayağı çukurda: ölmek üzere.

Tanım

the limit beyond which something happens or changes

Diğer Dillerde

AlmancaRand
Fransızcabord, lisière
İspanyolcaborde, límite, tope
İtalyancabordo, ciglio, orlo
Felemenkçerand, steile rand
Portekizcebeira
İsveççekant
Finceparras, reuna
Bulgarcaръб
Slovakçahranica
İrlandacabroinne, colbha
Ermeniceեզր, ծայր

Etimoloji

From Middle English brinke, brenke, from Old Norse *brenka, brekka, from Proto-Germanic *brinkǭ, *brinkaz (“hill, edge (of land)”), from Proto-Indo-European *bʰren- (“to project”). Cognate with Dutch brink (“grassland”), regional German Brink, Icelandic brekka (“slope”); also Tocharian B prenke (“island”), Irish braine (“prow”).

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

ISBN 0300085532.
ISBN 0300085532. ↑ Hoopes & Brinkley 1997, p. 100.
Marijn Kruisselbrink
Marijn Kruisselbrink
Minnemann/Brinkmann ile
with Minnemann/Brinkmann
Biz savaşın eşiğindeyiz.
We're on the brink of war.
Adam ölümün eşiğindeydi.
The man was on the brink of death.
(c) 2008 Marijn Kruisselbrink
(c) 2008 Marijn Kruisselbrink
Bu iki ülke savaşın eşiğindedir.
These two countries are on the brink of war.
Tom ölümün eşiğinden geri getirildi.
Tom was brought back from the very brink of death.
Mario Brinkmann ve Fabio Trentini ile
with Mario Brinkmann and Fabio Trentini
Bu korku politikasını durdurma zamanı.
It's time to stop this brinkmanship.
Nihayet onu görür ve tekrar buluşurlar.
So they look to the brink and retreat.
Papulyas: Yunanistan "uçurumun kenarında"
Papoulias: Greece "on brink of abyss"
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod