authorize

/ˈɑθəɹaɪz/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"authorize" kelimesinin Türkçesi: yetki vermek, saIâhiyet vermek, yetkili olarak kurmak, izin vermek, ruhsat vermek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyetki vermek
GenelsaIâhiyet vermek
Genelyetkili olarak kurmak
Genelizin vermek
Genelruhsat vermek
Genelmüsaade etmek
Genelcaiz görmek
Genelteyit etmek
Geneltasdik etmek. Authorized Version Kitabı Mukaddes'in 1611'de yapılan ingilizce tercümesi.

Tanım

•give or delegate power or authority to

Diğer Dillerde

Almancaautorisieren, befugen, berechtigen, bevollmächtigen, eine Befugnis erteilen für, eine Erlaubnis erteilen für
Fransızcaautoriser
İspanyolcaautorizar
İtalyancaautorizzare
Rusçaавторизова́ть, авторизо́вывать, одо́брить, одобря́ть, уполномо́чивать, уполномо́чить
Felemenkçemachtigen
Portekizcedeixar
Japonca公認する, 許可する
Korece허가하다
İsveççeauktorisera, befullmäktiga, bemyndiga
Ukraynacaуповнова́жити, уповнова́жувати
Finceantaa lupa, myöntää lupa, sallia, valtuuttaa
Macarcaengedélyez, felhatalmaz, feljogosít, meghatalmaz
İbraniceהסמיך
Latinceauctōrizō
Dancaautorisere, befuldmægtige, bemyndige
Norveççegi fullmakt
Bulgarcaодобрявам, разрешавам, упълномощавам
Slovencepooblaščati, pooblastiti
Estoncalubama, volitama
Katalancaautoritzar
Galceawdurdodi
Arnavutçaautorizoj, lejoj
Belarusçaупаўнава́жваць, упаўнава́жыць
Yidişאויטאָריזירן

Etimoloji

From Middle English auctorisen, from Old French auctorisier, from Medieval Latin auctōrizāre, from Latin auctor. See author about the orthography with ⟨h⟩. Doublet of octroy.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
ban
deauthorize
prohibit

Örnek Cümleler

Bunu kim onayladı?
Who authorized this?
Çekimi kim onayladı?
Who authorized the filming?
Ben onu yetkilendiremem.
I can't authorize that.
Cerberus Books. ss. 228–.
Swish of the Kris, the Story of the Moros, Authorized and Enhanced Edition.
Kendisine İncil verilmiştir.
Our Authorized Bible Vindicated.
Ne yazık ki buna izin veremem.
I'm afraid I can't authorize that.
Bunu yapmaya yetkili değilsin.
You're not authorized to do that.
İstenen kaynağa erişiminiz yok.
You are not authorized to access the requested resource.
Hiç erken ayrılmama izin verdin mi?
Have you ever authorized me to leave early?
Burada olmak için yetkili değilsin.
You're not authorized to be here.
Ölümcül kuvvet kullanımı onaylandı.
Use of deadly force has been authorized.
Gerekirse güç kullanmaya yetkiliyiz.
We are authorized to use force if necessary.