attraction

/əˈtɹækʃən/3 hece
noun
B2 seviye
EN → TR
"attraction" kelimesinin Türkçesi: çekim, atraksiyon, cazibe, alımlılık, atraksiyon. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelçekimnoun
Genelatraksiyonnoun
Genelcazibe
Genelalımlılık
Genelatraksiyon
Genelbuyüleyici şey
Geneleglence programı
Genelçekici oluş
Genel(fiz.) çekim.

Görsel

Kırmızı benekli balık yakın çekimMercan resifleri yakın çekim fotoğrafıLavanta tarlası yakın çekim mor çiçeklerKardelen çiçeği kış fonu - yakın çekim

Tanım

•an entertainer who attracts large audiences

Diğer Dillerde

Fransızcaattirance, attraction
İspanyolcaatracción
Rusçaаттракцио́н, влече́ние, достопримечательность, привлека́тельность
Portekizceatração
Yunancaδέλεαρ, έλξη, θέλγητρο, πόλος έλξης
Ukraynacaатракціо́н, по́тяг, прива́бливість
Çekçepřitažlivost
İbraniceאטרקציה, משיכה, מְשִׁיכָה
Latinceillecebra
Dancacharme, seværdighed, tække, tiltrækningskraft, turistattraktion
Norveççeseverdighet, turistattraksjon
Bulgarcaатракцио́н, привлека́телност, привли́чане, прите́гляне
Slovenceatrakcija, privlačnost
Katalancaatracció
İrlandacaimtharraingt
Arnavutçaatraksion, joshje, tërheqje
Tagalogcahigom
Telugucaఆకర్షణ

Kelime Ailesi

aesthetic attraction
attractional
basin of attraction
chemoattraction
coattraction
Coulomb attraction
counterattraction
fatal attraction
genetic sexual attraction
interattraction
inverse attraction
law of attraction
local attraction
paronymic attraction
photoattraction
reattraction
split attraction model
star attraction

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
repulsion
blight
creepiness
repellency
repulsiveness

Örnek Cümleler

Gezilecek yerler
Attractions
Ziyaret noktaları
Visitor attractions
Cazibe merkezleri
Attractions
Büyük cazibe nedir?
What's the big attraction?
Gezilebilecek Yerler
Tourist Attractions
Turistik faaliyetler
Attractions
Translara olan çekim
Attraction to transgender people Transgender sex worker Transgender sexuality
Cazibe karşılıklıydı.
The attraction was mutual.
Cazibe yeterince açık.
The attraction is obvious enough.
Karşılıklı iddialar sürüyor.
They develop a mutual attraction.
O önemli bir turistik çekicilik.
It's a major tourist attraction.
Turizm: mimari ve doğal merkezleri.
Tourism: architectural and natural attractions.