Ana içeriğe geç
Sözlük
/
crisis

crisis

/ˈkɹaɪsɪs/2 hece
B1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"crisis" kelimesinin Türkçesi: kriz, dönum noktası, ekonomikveya toplumsal buhran, (tıb.) kriz, nöbet. cabinet crisis kabine buhranı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkriz
Geneldönum noktası
Genelekonomikveya toplumsal buhran
Genel(tıb.) kriz
Genelnöbet. cabinet crisis kabine buhranı.

Görsel

Krizantem çayı porselen fincanda seramik masa üstüÇilek Soslu ve Kremalı Pasta Dilimi: Tatlı Krizine En İyi ÇözümBeyaz Zemin Üzerinde Canlı Turuncu Krizantem Çiçeği Makro FotoğrafEv Yapımı Çikolatalı Muffin ve Kurabiye ile Tatlı Krizine Son Verin

Tanım

a crucial stage or turning point in the course of something

Diğer Dillerde

AlmancaKrise
Fransızcacrise
İspanyolcacrisis
İtalyancacrisi, emergenza
Azericeböhran
Kazakçaдағдарыс
Özbekçebuhron, krizis
Felemenkçebreekpunt, keerpunt
Portekizcecrise dramática
Yunancaκρίση
Korece분리, 위기
İsveççekris, livskris
Lehçekryzys
Ukraynacaкри́за
Hintçeसंकट
Fincekriisi
İbraniceמַשְׁבֵּר
Endonezcekrisis
Vietnamcakhủng hoảng
Slovencekriza

Etimoloji

From Latin crisis, from Ancient Greek κρίσις (krísis, “a separating, power of distinguishing, decision, choice, election, judgment, dispute”), from κρίνω (krínō, “pick out, choose, decide, judge”).

Örnek Cümleler

Bir kriz.
It's a crisis.
Mali kriz var!
We have the financial crisis!
Avrupa krizde.
Europe is in crisis.
Bir krizimiz var.
We have a crisis.
Ülke kriz içinde.
The country is in crisis.
Bu önemli bir kriz.
This is a major crisis.
Borç krizi bitmedi.
The debt crisis is not over.
Kriz ne kadar ciddi?
How serious is the crisis?
Kriz eşittir fırsat.
Crisis equals opportunity.
Tom bir kriz yaşıyor.
Tom is having a crisis.
O, krizlerde sakindi.
He was cool in the crisis.
Blücher seyir halinde.
Brighton in Crisis.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod