abreast

/əˈbɹɛst/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"abreast" kelimesinin Türkçesi: beraber, yan yana, aynı hizada, aynı seviyede.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelberaber
Genelyan yana
Genelaynı hizada
Genelaynı seviyede.

Görsel

Portakal Suyuyla Beraber Yaban Mersinli Krep ve Sıcak Kahvaltı Keyfisıcak biftek dilimleri ve yumurtalı pirinç tabağı yanında içeceklerle beraberSiyah Arka Planda Beyaz Yüzeyde Toprağıyla Beraber Aydınlatılmış Minik Yeşil BitkiKoyu Arka Planda Toprak ve Kökleriyle Beraber Dramatik Işıklandırılmış Limon Ağacı

Tanım

•alongside each other, facing in the same direction
•being up to particular standard or level especially in being up to date in knowledge

Atasözü & Deyim

“Anca beraber, kanca beraber”

Diğer Dillerde

Almancaauf dem Laufenden, auf der Höhe, auf gleicher Höhe, beieinander, nebeneinander, Schritt
İspanyolcaa fondo, a la altura de, al corriente, de lado a lado, lado a lado
Rusçaбок о́ бок, борт о́ борт, на тра́верзе, ря́дом
Felemenkçebekend, bijblijven, gelijke tred houdend, goed ingelicht, met zijn tijd mee, naast elkaar
Portekizcebem informado
Lehçena bieżąco, obok siebie
Çekçebok po boku, na úrovni, na výši, vedle sebe
Bulgarcaедин до друг, на един ред, рамо до рамо, редом
Estoncakursis
Katalancaensems
İrlandacagualainn ar ghualainn

Etimoloji

From Middle English abrest. By surface analysis, a- (“on, at”) + breast, meaning “breasts (chests) in line, side-by-side and exactly equally advanced”; roughly “breast-by-breast”.

Kelime Ailesi

line abreast

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bir tekneye alıkondu.
Abreast in a Boat.
Onlar yan yana yürüyordu.
They were walking two abreast.
Üçü yan yana yürüyorlardı.
They were walking three abreast.
Bu ikisi yan yana duruyor.
These two are standing abreast.
Onlar yol boyunca üçü yan yana yürüdü.
They walked along the road three abreast.
Askerler iki sıra halinde yürüyorlardı.
The soldiers were marching two abreast.
Sınıf arkadaşlarına ayak uydurmaya çalışıyor.
He tries to keep abreast of his classmates.
İki bisikletin geçebileceği kadar geniş olmalı.
The bicycles may be operated two abreast.
Gelişmeleri takip etmek için üç çeşit gazete okurum.
I read three kinds of newspapers in order to keep abreast with the times.