Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yemekhane

yemekhane

/je.mec.haːˈne/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"yemekhane" kelimesinin İngilizcesi: refectory, cafeteria, dining hall. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrefectorynoun
Genelcafeterianoun
Geneldining hallnoun

Görsel

Amerikan Lisesi Yemekhanesinde Öğrencilerin Komik ve Neşeli Grup PozuOkul Yemekhanesinde Pizza Yiyen Üniformalı Öğrencilerin Neşeli Anları

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yemekhaneyi
Çoğul (-ler)yemekhaneler

Tanım

isim: Okul, fabrika, iş yeri vb. yerlerde yemek yenilen büyük salon

Diğer Dillerde

cafeteria
çekim: çoğul Cafeterien · tamlayan Cafeterien
köken: Borrowed from American English cafeteria.
aile: Cafete
Ich ging zur Kantine meiner Schule und sagte:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
Établissement public ayant pour principale vocation la consommation de café ou autres boissons chaudes.
eş: cafétaria, cafétéria
Dépêchons-nous pour trouver une table libre au réfectoire.Yemekhanede boş bir masa bulmak için acele edelim.
İspanyolcacafetería, cantina, casino, comedor, refectorio (dişil) /kafeteˈɾia/
café, coffee shop, coffeehouse · cafeteria · diner
çekim: çoğul cafeterías
eş: café, confitería, salón de té, cantina
köken: From cafetera (“coffeemaker, coffeepot”) + -ía.
Fui a la cocina de mi escuela y dije:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
İtalyancacaffetteria, mensa, refettorio (dişil)
cafeteria, coffeehouse, café
çekim: çoğul caffetterie
eş: bar, bistrot, caffè, locale, pasticceria, pub
köken: From caffè + -eria.
Chiesi infatti ai cuochi della mia scuola:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
Rusçaстоловая (dişil) /stɐˈɫovəjə/
dining room · canteen, cafeteria, restaurant
çekim: çoğul столо́вые · tamlayan столо́вой
eş: кухня, столовка, тошниловка, рыгаловка, хавалка
köken: Ellipsis of столо́вая ко́мната (stolóvaja kómnata).
В университете шесть общежитий.Üniversiteye bağlı altı yemekhane vardır.
ذهبت إلى مطعم مدرستي، وقلت،Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
canteen, cafeteria, restaurant
çekim: çoğul yeməkxanalar · tamlayan yeməkxanann
köken: From yemək + -xana.
Kazakçaасхана, дәмхана /ɑs(q)χɑˈnɑ/
cafeteria, canteen, dining room · cuisine
çekim: çoğul асханалар · tamlayan асхананың
köken: ас (as) + -хана (-xana). Cognate with Ottoman Turkish آشخانه (aşhâne, “eating place”); Tatar ашханә (aşxanä), Bashkir ашхана (aşxana), Kyrgyz ашкана (aşkana), Uzbek oshxona, Uyghur ئاشخانا (ashxana), Turkmen aşhana (“canteen, cafeteria”), etc.
aile: асханашы
kitchen
çekim: çoğul oshxonalar
Felemenkçecafetaria, eetzaal, refectorium, refter (dişil) /ˌkaː.feːˈtaː.ri.aː/
small restaurant, cafeteria · snack bar
çekim: çoğul cafetaria's
köken: Borrowed from English cafeteria, from American Spanish cafetería. The shift to cafetaria is because of influence of other nouns on -taria and -aria.
Op de volgende foto zie je een van de kantines.Ve buradki bir sonraki kare yemekhanelerden bir tanesi.
Portekizcerefeitório (eril) /ʁe.fejˈtɔ.ɾi.u/
cafeteria, refectory (a dining area, especially in an institution)
çekim: çoğul refeitórios
köken: Semi-learned borrowing from Late Latin refectōrium.
A foto seguinte é uma das cantinas.Ve buradki bir sonraki kare yemekhanelerden bir tanesi.
μικρό πρατήριο με τρόφιμα, πχ ένα κυλικείο κτηρίου, σχολείου κλπ
Πήγα στην κουζίνα του σχολείου μου και είπαOkul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
Japoncaカフェテリア, 学食, 食堂 /ka̠ɸe̞te̞ɾʲia̠/
a cafeteria
köken: From Spanish cafetería. Compare American English cafeteria.
学校給食がある。Okulda bir yemekhane bulunmaktadır.
Korece구내식당, 식당, 카페테리아 /kunɛɕʰik̚t͈a̠ŋ/
cafeteria, canteen, refectory
köken: Sino-Korean word from 構內食堂 (“cafeteria, canteen, refectory”)
학교 식당에 가서 이렇게 말했습니다,Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
simpler café, coffeehouse; typically serving only snacks and (non-alcoholic) drinks (coffee, tea, soda/pop)
çekim: çoğul fiks · tamlayan fiks
köken: Deverbal from fika (“coffee break”).
Jag gick till min skolmatsal och sa:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
Lehçerefektarz, stołówka (eril) /rɛˈfɛk.taʂ/
refectory
çekim: çoğul refektarze · tamlayan refektarza
köken: Etymology tree Ecclesiastical Latin refectōriumlbor. Polish refektarz Learned borrowing from Ecclesiastical Latin refectōrium.
Następne ujęcie pokazuje jedną ze stołówek.Ve buradki bir sonraki kare yemekhanelerden bir tanesi.
"Таке враження, що їдальня для першокурсників списана з Гоґвартса з фільму "Гаррі Поттер"."Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle.
canteen, cafeteria
çekim: çoğul कैंटीनें
köken: Borrowed from English canteen.
cafeteria
çekim: çoğul kafeteriat · tamlayan kafeterian
köken: From Spanish cafetería.
Çekçejídelna, kantýna, menza (dişil) /ˈjiːdɛlna/
dining room · canteen, cafeteria
çekim: çoğul jídelny · tamlayan jídelny
eş: kantýna
köken: From jídlo (“meal, food”) + -na.
Šel jsem do naší školní jídelny a řekl jsem:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
Rumencecantină, cofetărie (dişil)
canteen
çekim: çoğul cantine · tamlayan cantine
köken: Borrowed from French cantine.
Am mers în bucătăria de la școală și am zis:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
bistro (a small restaurant or pub)
çekim: çoğul bisztrók
köken: Internationalism via German Bistro or French bistro.
Elmentem a suli konyhájára, és azt mondtam,Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
dining room
çekim: çoğul חדרי אוכל
köken: From חֲדַר־ (khadár-, “room of”) + אֹכֶל ('ókhel, “food”).
הלכתי למטבח של ביה"ס שלי ואמרתי,Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
Latincecenatio, refectōrium (dişil) /keːˈnaː.ti.ɔ/
a dining-room, dining hall
çekim: çoğul cēnātiōnēs · tamlayan cēnātiōnis
köken: Etymology tree Latin cēnō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin cēnātiō From cēnō (“to dine, eat dinner”) + -tiō.
"Spisesalen ligner noget som hører til i Hogwarts fra filmen "Harry Potter," hvilket den gør."Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle.
Vietnamcacăn tin, căng tin, nhà ăn /kaŋ˧˧ tin˧˧/
canteen
köken: From French cantine.
Tôi đến phòng ăn ở trường và nói rằng,Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
canteen; dining room
çekim: çoğul столови́
köken: Borrowed from Russian столо́вая (stolóvaja).
Отидох в училищната столова и казах:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
Slovakçajedáleň, kantína (dişil) /jedaːʎeɲ/
dining room, cafeteria, canteen
Zašiel som do školskej jedálne a povedal som:Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,

Etimoloji

Compound of yemek (“food”) + -hane (building suffix).

Örnek Cümleler

Tom yemekhanede.
Tom is in the mess hall.
Askerler yemekhanede yemek yerler.
The soldiers eat in the mess hall.
İki bina arasına yemekhane yapıldı.
A dining hall was constructed between the two buildings.
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,
I went to my school kitchen, and I said,
Yemekhanelerde düzenli olarak kızarmış et çıkar.
In this way they get fresh meat.
Ve buradki bir sonraki kare yemekhanelerden bir tanesi.
And this next shot here is one of the lunchrooms.
Pompeii'nin termopoliumu (yemekhane), İtalya, MS 1. yüzyıl.
The thermopolium (eatery) of Pompeii, Italy, 1st century AD.
Ýyi sen burada bekle o zaman. Daha yemekhaneyi gezdireceđim.
Wait here,I'll show you dining hall.
Genel okuma odası (Clementinum'daki Cizvit konutunun eski yemekhanesi)
General reading room (former refectory of the Jesuit residence in Clementinum)
Bunlar arasında yemekhane, yatakhane, şapel ve piskoposun yaşam alanları dikkat çekicidir.
Notable among these are the refectory, the dormitory, the chapel and the bishop's living quarters.
yemekhane ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod