Tom yemekhanede.Tom is in the mess hall.
Askerler yemekhanede yemek yerler.The soldiers eat in the mess hall.
Yemekhanelerde düzenli olarak kızarmış et çıkar.In this way they get fresh meat.
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,I went to my school kitchen, and I said,
Ýyi sen burada bekle o zaman. Daha yemekhaneyi gezdireceđim.Wait here,I'll show you dining hall.
Ve buradki bir sonraki kare yemekhanelerden bir tanesi.And this next shot here is one of the lunchrooms.
Genel okuma odası (Clementinum'daki Cizvit konutunun eski yemekhanesi)General reading room (former refectory of the Jesuit residence in Clementinum)
İki bina arasına yemekhane yapıldı.A dining hall was constructed between the two buildings.
Bunlar arasında yemekhane, yatakhane, şapel ve piskoposun yaşam alanları dikkat çekicidir.Notable among these are the refectory, the dormitory, the chapel and the bishop's living quarters.
Ayrıca okulun bir adet geniş yemekhanesi bulunur.Weiterhin bietet die Schule ein Frühstücksbuffet an.
Yemekhanede boş bir masa bulmak için acele edelim.Dépêchons-nous pour trouver une table libre au réfectoire.
Üniversiteye bağlı altı yemekhane vardır.В университете шесть общежитий.
Okulun yemekhane ve pansiyon binaları 2006-2007 eğitim öğretim yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır.O edifício foi aberto para os alunos no início do ano académico de 2006-2007.
1958 yılında binaya yemekhane ve derslik ilavesi yapıldı.W 1958 zbudowano odbieralnie mleka i aparatownię.
Okulun bir yemekhanesi ve kütüphanesi bulunmaktadır.Ve škole je knihovna a jídelna.
Okulun bir yemekhanesi ve kütüphanesi bulunmaktadır.Az intézményhez iskola és könyvtár is tartozott.
Yemekhane kısmı gotik sanatının önemli özelliklerini içinde barındırır.A mű ecseteli továbbá a gótikus templom építőművészeti sajátosságait.
1563’te tamamlanan eser, 235 yıl boyunca yemekhanenin duvarında kaldı.Ο πίνακας κόσμησε την τραπεζαρία της Μονής επί 235 χρόνια.
Resim, Santa Maria Della Grozia Manastırı'nın yemekhanesindedir.Είναι θαμμένη στο Καθεδρικό Ναό της Σάντα Μαρία ντέλα Στεκάτα της Πάρμας.
Bu eesr 1563’te tamamlanmış ve 235 yıl manastir yemekhanesinin duvarında kalmıştır.『カナの婚礼』は、15か月かけて1563年に完成し、その後235年間サン・ジョルジョ・マッジョーレ修道院の食堂に飾られていた。
Okulda bir yemekhane bulunmaktadır.学校給食がある。
Okulun bir yemekhanesi ve kütüphanesi bulunmaktadır.図書館下食堂がある。
En sonunda Franklin Liam'ın cesedini yemekhanede bulur.その後、スカリーは遺体保管所でウィリスの遺品を受け取る。
Özellikle bu tür bölgelerdeki yatakhaneler, yemekhanelerin etrafı istihkâm duvarıyla çevrilmektedir.這些山小屋的客廳與客房內多掛著御嶽神社的掛軸。
Resim, Santa Maria Della Grozia Manastırı'nın yemekhanesindedir.산타 마리아 델레 그라치에 성당 교회에 있는 벽화이다.
Ayrıca okulun bir adet geniş yemekhanesi bulunur.Súčasťou školy je i školská jedáleň.
Resim, Santa Maria Della Grozia Manastırı'nın yemekhanesindedir.Teatras pastatytas Santa Maria della Scala bažnyčios vietoje.
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki"Este comedor parece salido de
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki"Ez az étkező néz ki, mintha a
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle."Această sală de mese seamănă cu ceva de la Hogwarts, din filmul Harry Potter", şi aşa este.
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle."Der Speisesaal sieht aus, als befände er sich in Hogwarts im Film 'Harry Potter'," und das ist auch so.
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle."Deze eetzaal ziet eruit als Zweinstein, van de film "Harry Potter", en dat is zo.
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle."Matsalen ser ut som Hogwarts i Harry Potter-filmerna", vilket det faktiskt gör.
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle."Spisesalen ligner noget som hører til i Hogwarts fra filmen "Harry Potter," hvilket den gør.
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle."Таке враження, що їдальня для першокурсників списана з Гоґвартса з фільму "Гаррі Поттер".
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki Hogwarts'a benziyor", ki öyle."Эта столовая похожа на столовую Хогвартса из "Гарри Поттера"!
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki말하기를, "이 새내기 전용 연회장 말야.
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindekiQuando vêem isto, perguntam:
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindeki"Ta jadalnia jest jak z Hogwartu, z filmu o Harrym Potterze".
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindekiואומרים, "אולם האוכל לתלמידי שנה ראשונה הזה נראה כמו משהו
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindekiوقالو " قاعة تناول الطعام هذه تبدو مثل
"Bu birinci sınıfların yemekhanesi "Harry Potter" filmindekiホグワーツみたいだな」その通りでした
lokantalar, yemekhaneler, tekila, mariachiler, serenadlar, posadalar, El Grito, el Día de Muertos,le osterie, le trattorie, la tequila, i mariachi, le serenate, le locande, El Grito, il giorno dei Morti,
lokantalar, yemekhaneler, tekila, mariachiler, serenadlar, posadalar, El Grito, el Día de Muertos,les festivals, les marchés, les restaurants, les cantines, la tequila, les mariachis, les sérénades,
lokantalar, yemekhaneler, tekila, mariachiler, serenadlar, posadalar, El Grito, el Día de Muertos,המסעדות, הקנטינות, הטקילה, מריאצ'י, הסרנדות, האכסניות, אל גריטו, יום המתים,
lokantalar, yemekhaneler, tekila, mariachiler, serenadlar, posadalar, El Grito, el Día de Muertos,エレグリト、死者の日 サン ミゲル デ アジェンデ、喜び、命への情熱 紛争そしてメキシコ人としての全て物事
lokantalar, yemekhaneler, tekila, mariachiler, serenadlar, posadalar, El Grito, el Día de Muertos,음식점, 술집 테킬라, 악사(樂士), 세레나데 옛날식 여관, El Grito(독립기념일 행사), 죽음의 날
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Am mers în bucătăria de la școală și am zis:
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki, "Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin."Udałem się do szkolnej stołówki i poprosiłem o resztki jedzenia, zostawione przez moich kolegów.
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki, "Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin."Я пошёл на школьную кухню и попросил отдать мне остатки еды, которую не стали есть школьники.
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Chiesi infatti ai cuochi della mia scuola:
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Elmentem a suli konyhájára, és azt mondtam,
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Fui a la cocina de mi escuela y dije:
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Ich ging zur Kantine meiner Schule und sagte:
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Jag gick till min skolmatsal och sa:
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,학교 식당에 가서 이렇게 말했습니다,
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Šel jsem do naší školní jídelny a řekl jsem:
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Tôi đến phòng ăn ở trường và nói rằng,
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Zašiel som do školskej jedálne a povedal som:
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki,Πήγα στην κουζίνα του σχολείου μου και είπα