yanmış

C1 seviye
TR → EN
"yanmış" kelimesinin İngilizcesi: adust, blasted, lit. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneladust
Genelblasted
Genellit

Görsel

Alevli kamp ateşi ve yanmış paraApokaliptik yanmış şehir silueti - harabe manzaraOrman içinde yanmış odun ateşi - kamp atmosferiYanmış orman gölgesi - yaz mevsiminde karanlık doğa

Tanım

•yanmak sözcüğünün şahıssız tamamlanmış ortaç çekimi
•yanmak sözcüğünün üçüncü tekil şahıs duyulan geçmiş zaman bildirme kipi çekimi

Atasözü & Deyim

“Yanmış harmanın öşrü alınmaz”
“Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış”

Diğer Dillerde

past participle of anzünden
Als die Stadt brannte. — Şehir yanmıştı.
lit, on, lit up · lit, on, on fire · on, turned on, switched on
La ville est incendiée. — Şehir yanmıştı.
[…] un flambeau de sa., allumé d'or.
lighting (the equipment used to provide illumination)
çekim: çoğul alumbrados
köken: From alumbrar + -ado.
aile: gas de alumbrado
La ciudad fue incendiada. — Şehir yanmıştı.
İtalyancaacceso, maledetto /atˈt͡ʃe.zo/
past participle of accendere
çekim: üstünlük accesissimo
eş: infuocato, incendiato, rovente, accaldato, accalorato, appassionato
köken: From Latin accēnsus. Compare Portuguese aceso. Doublet of accenso.
aile: accesamente
Roberto Busti. — Jacob yanmıştır.
Lei ballerà tra le stelle accese / E scoprirà, scoprirà l'amore / L'amore disperato
past passive perfective participle of взорва́ть (vzorvátʹ)
Город был сожжен. — Şehir yanmıştı.
Felemenkçegaaf, lit, stoned, verlicht, vet /ɣaːf/
whole, complete, not injured · smooth · cool, awesome
çekim: karşılaştırma gaver · üstünlük gaafst
köken: From Middle Dutch gāve, from Proto-Germanic *gēbiz, cognate with Old Norse gæfr (“comfortable”), Danish gæv. Derived from the verb *gebaną (“to give”).
Het stadje staat in brand. — Şehir yanmıştı.
De politicus vindt Nederland een gaaf land.
Portekizceaceso /aˈse.zu/
lit; lighted (burning, especially with a small, controlled fire) · lit; on (activated and emitting light) · heated (very agitated, angry or impassioned)
çekim: karşılaştırma mais aceso · üstünlük o mais aceso
eş: alumiado
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese aceso, from Latin accēnsus. Compare Italian acceso.
aile: farol aceso
A cidade foi queimada. — Şehir yanmıştı.
Houve uma discussão acesa sobre o assunto.
İsveççeavlövad, bar, bladlös, fördömd, jädrans, kal /bɑːr/
bare, uncovered; not covered by e.g. clothes (about people), fur (about certain animals) or a snow cover (about the ground)
çekim: karşılaştırma barare · üstünlük barast
köken: From Old Swedish bar, from Old Norse *barr (Old West Norse berr), from Proto-Germanic *bazaz, from Proto-Indo-European *bʰosós.
aile: barmark
För andra betydelser, se Spálený. — Kara veya yanmış demektir.
Lehçefajny /ˈfaj.nɘ/
cool, neat, great, nice (very interesting or exciting)
çekim: karşılaştırma fajniejszy · üstünlük najfajniejszy
eş: bajeczny, błogi, kapitalny, lekki, miły, przyjemny
köken: Etymology tree Latin fīnis Old French finder. Middle High German fīn German feinbor. Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish fajny From German fein + Polish -ny. Compare English fine.
aile: fajowski, fajowy
Miasto zostało spalone. — Şehir yanmıştı.
accursed, cursed, haunted
çekim: karşılaştırma kirotumpi · üstünlük kirotuin
aile: kirotusti
Kaupunki paloi taistelussa. — Şehir yanmıştı.
Çekçeosvětlený /ˈosvjɛtlɛniː/
lit, lighted, illuminated
çekim: karşılaştırma osvětlenější · üstünlük nejosvětlenější
eş: osvícený, ozářený
köken: From osvětlen + -ý.
Město bylo zapáleno. — Şehir yanmıştı.
Rumenceafurisit, beton, blană, blestemat, despuiat de frunze, distrus /a.fu.riˈsit/
damned, accursed · hateful, bloody
çekim: geçmiş of afurisi · ortaç of afurisi
eş: blestemat
köken: From afurisi.
Și mirosea a caramele arse. — Yanmış şeker gibi koktu.
Dancatændt /ˈtˢɛnˀd̥/
past participle of tænde
köken: From tænde.
Byen blev brændt ned. — Şehir yanmıştı.
Vietnamcabốc, cháy /ʔɓəwk͡p̚˧˦/
to pick something up with hand · to make up (a traditional medicine prescription) · to exhume and move (a corpse) to another place
köken: From Proto-Vietic *poːk (“handful”). Related to vốc (“handful”). Compare also Baha pok³¹ (“bunch, handful”).
aile: ăn bốc, bốc bát họ, bốc cháy, bốc dỡ, bốc đầu, bốc hỏa, bốc lửa, bốc thăm, bốc vác, tâng bốc
Đây mà là chỉ cháy một chút hả? — Sadece birazcık mı yanmış?
ăn bốc
bốc thuốc
bốc mộ
Esperantolumigita
singular past passive participle of lumigi
Makedoncaна́дуван, на́пушен, о́светлен

Örnek Cümleler

Et yanmıştı.
The meat was burnt.
Elim yanmıştı.
My hand was burned.
Canım yanmıştı.
I was hurt.
Yanmış belgeler
Scorched documents
Bu yanmış kokuyor.
It smells burnt.
Tom kötü yanmıştı.
Tom was badly burned.
Tost yanmış görünüyor.
The toast looks burnt.
Kötü şekilde yanmıştım.
I was badly burned.
Yanmış şeker gibi koktu.
And, it smelt like burnt candy.
Sami'nin vücudu yanmıştı.
Sami's body was burnt.
Kara veya yanmış demektir.
Everything was black or burnt."
Sadece birazcık mı yanmış?
This is only slightly burned?
yanmış ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelquicklime
Genelcalcium oxide