yüzsüz

adj
C2 seviye
TR → EN
"yüzsüz" kelimesinin İngilizcesi: shameless, impertinent, cheeky, pushy, impudent. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelshamelessadj
Genelimpertinentadj
Genelcheekyadj
Genelpushyadj
Genelimpudent
Genelbare
Genelbrash
Genelbrazen
Genelbald
Genelribald
Genelpushy
Genelribald
Genelpushy

Tanım

•utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız
•yüzü olmayan
•Utanmaz; sıkılmaz; çekinmez; arsız
•Yüzü olmayan

Atasözü & Deyim

“Misafirin yüzsüzü sahibini ağırlar”

Diğer Dillerde

Almancaglatzköpfig, kahl, nackt /ˈɡlat͡sˌkœp͡fɪç/
bald
eş: haarlos, kahlköpfig, plattert
köken: Glatzkopf + -ig.
aile: Glatzköpfiger, Glatzköpfigkeit
Die weiblichen Zapfen stehen an den Enden kurzer Triebe. — Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.
Fransızcachauve, lisse, minimal, nu, nue /ʃov/
bald (devoid of hair) · bare, barren (devoid of a thing (such as vegetation))
çekim: çoğul chauves
eş: gymnocéphale
zıt: chevelu
köken: Inherited from Latin calvus.
aile: aigle chauve, aigle à tête chauve, chauve-souris, chauvir, chauvissant, cyprès chauve, l'occasion est chauve
Il est membre de l'ordre des umiliati. — Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
İspanyolcacalvo, descubrir, desnudo, mínimo, moroncho, morondo /ˈkalbo/
bald (lacking hair) · bare (lacking vegetation)
çekim: çoğul calvos
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kl̥H-der. Proto-Italic *kalVwos Latin calvus Old Spanish calvo Spanish calvo Inherited from Old Spanish calvo, from Latin calvus.
aile: la ocasión, la pintan calva, ni tanto ni tan calvo, pato calvo
Él es un miembro de los Renegados. — Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
quedarse calvo
basic, fundamental
eş: determinante, essenziale, fondamentale, importante, primario, principale
Segretamente era un membro dei Templari. — Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
Rusçaго́лый, едва́ доста́точный, лы́сый, обнажить, плеши́вый, пусто́й /ɐbnɐˈʐɨtʲ/
to undress, to bare · to uncover, to expose · to unsheathe, to draw
çekim: geçmiş обнажи́вший · ortaç обнажи́вший
eş: оголить
köken: об- (ob-) + наго́й (nagój) + -ить (-itʹ)
aile: обнажённый, обнажённо, обнажённость, обнаже́ние, обнажа́ться, обнажи́ться, обнажёнка
У самцов на морде есть увеличенные одонтоды (кожаные зубчики). — Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.
обнажи́ть го́лову
Arapçaأَجْرَد, أَصْلَع, أَقْرَع
وهو أحد أفراد أصحاب الإجماع. — Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
bare, naked, nude
köken: From Middle Persian bl(ʾ)hnk' (brahnag), from Proto-Iranian *bagnákah, with secondary -r-, from Proto-Iranian *bagná (“naked”), from Proto-Indo-Iranian *nagnás, from Proto-Indo-European *negʷ- (“naked”); see there for further information.
aile: برهنهگرا, برهنهگرایی, برهنگی, پابرهنه
دیروز یک زن برهنه دیدم. Diruz yek zan-e berahne didam.
I saw a naked woman yesterday.
Azericedaz, keçəl /dɑz/
bald spot, bald patch; bald head
çekim: çoğul dazlar · tamlayan dazın
köken: From Proto-Common Turkic *tāz, from Proto-Turkic *tāŕ.
aile: dazlıq
Kazakçaжалтыр, қасқа, таз
bald spot, bald patch
köken: From Proto-Common Turkic *taz, Proto-Turkic *tāŕ.
Özbekçekal, siyqa, toz
voltooid deelwoord van afslijten
Je bent erg schaamteloos. — Çok yüzsüzsün.
Portekizcecareca, no pelo /kaˈɾɛ.kɐ/
bald (having no hair on the head)
çekim: çoğul carecas
eş: calvo, descalvado
köken: Unknown. Suggested derivations include: * From carecer (“to lack”) + -eca.
aile: estar careca de
Ela é um membro dos Fugitivos. — Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
alternative form of φαλακρός (falakrós)
köken: Metathesized form of φαλακρός (falakrós).
aile: καραφλιάζω
Japonca禿げ /ha̠ɡe̞/
alternative form of 禿, baldness · a bald spot, bald patch
壬生(みぶ) 妖滅部男子メンバーの1人。 — Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
Korece대머리의
나 주 여호와가 말하노라 네가 이 모든 일을 행하니 이는 방자한 음부의 행위라 네 마음이 어찌 그리 약한지 — ‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!
İsveççeblanksliten, flintskallig, skallig
bald (having a bald head)
çekim: karşılaştırma flintskalligare · üstünlük flintskalligast
Han hör till de oförskräckte. — Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
Lehçegoły, łysy /ˈɡɔ.wɘ/
naked, bare · unfurnished · penniless, having no money
çekim: karşılaştırma bardziej goły · üstünlük najbardziej goły
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gelH-der. Proto-Indo-European *golH-o-s? Proto-Slavic *golъ Old Polish goły Polish goły Inherited from Old Polish goły. Compare German kahl, Italian calvo, Persian کل, and Russian го́лый (gólyj).
aile: golusi, golusieńki, goluśki, goluteńki, golutki, goły jak bizun, golas, golasek, golaska, golec
Dostałem gołe mieszkanie w spadku.
Ukraynacaли́сий, пліши́вий
Hintçeगंजा /ɡən.d͡ʒɑː/
bald, hairless
köken: From गंज रोग (gañj rog), from Sanskrit कञ्ज (kañja, “hair”) + Sanskrit रोग (roga)
bald, hairless, furless
çekim: karşılaştırma kaljumpi · üstünlük kaljuin
köken: kalja- + -u, from a root shared with kaljama, perhaps through the sense development "slippery" > "bare (of ice)" > "bare" > "bald".
Sadekuurot tyrehtyivät, kevätsade jäi tulematta, mutta sinulla oli porttonaisen otsa, et tahtonut hävetä. — Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.
kalju mies
Hiiret syntyvät kaljuina.
Çekçeojetý, plešatý, sjetý /ˈojɛtiː/
bald (of tyre, having surface worn away) · used
köken: From ojet + -ý.
ojeté pneumatiky
ojeté auto
Rumencechel, pleșuv /kel/
bald
köken: Borrowed from Ottoman Turkish كل (kel), from Persian کل (kal).
Nu mai negociez cu entităţi abstracte, inumane cărora nu le pasă de mine. — Artık, benim iyiliğim için hiçbir endişe duymayan yüzsüz, insaniyetsiz kurumlarla işbirliği yapmıyorum.
trifling, small, little
çekim: karşılaştırma csekélyebb · üstünlük legcsekélyebb
köken: From the same stem as the verb csökken (“to decrease”) + -ély. Compare sekély.
aile: csekélyell, csekélyke, csekélység
Arya Stark Braavosba érkezik és elkezdi kiképzését az Arcnélküli Emberrel. — Arya Stark, Braavos'a ulaşır ve burada Yüzsüz Adam olmak için eğitimlere başlar.
İbraniceקירח \ קֵרֵחַ
מה אמלה לבתך נאם אדני יהוה בעשותך את כל אלה מעשה אשה זונה שלטת׃ — ‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!
Latincecalvescō, calvus, nudum, nudus /ˈkaɫ.wʊs/
hairless, bald
köken: The term may be compared to Sanskrit कुल्व (kulvá, “bald”), itself from Proto-Indo-European *kl̥H-wó-s. However, the sequence *-lw- yields Latin -ll-, which—according to De Vaan—indicates that the Latin term must derive from earlier *kalVwos, itself from earlier *kl̥H-e/o-wo-.
aile: calva, calvaria, calvaster, calvātus, calvēfīō, Calvēna, calveō, Calvīnus, calvities, calvitium
Dancabar, nedslidt, skaldet /ˈbaːˀr/
bare, naked · sheer, pure
çekim: çoğul barer · tamlayan bars
köken: From Old Danish bar, Old West Norse berr (with ʀ-umlaut), from Proto-Germanic *bazaz.
aile: barbenet, bare, barfodet, barfrost, barhovedet, min bare røv
en Snare blev dine mange Elskere for dig. En Horkvindes Pande har du, trodser al Skam. — Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.
Norveççeavdekke, bareback, flein, masse, mye, naken
Endonezcebotak /ˈbɔtaʔ/
bald
köken: Inherited from Malay botak, an adjective that is derived from an earlier form butak.
aile: botaki, botakkan, kebotakan, membotak, pembotakan
Sedangkan kaum perempuan dengan cara bercocok tanam dan mengumpulkan tanam-tanaman. — Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish یوزسز (yüzsüz). By surface analysis, yüz (“face”) + -süz.

Örnek Cümleler

Erkek kardeşim yüzsüzleşti.
My brother got cheeky.
Onlar bana yüzsüz Mary derler.
They call me lairy Mary.
Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler.
They do not ask from people insistently.
Kendisi Yüzsüz Adamlar'ın bir üyesidir.
She is a member of the Inhumans.
Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler.
You may know them by their mark, they do not beg of people at all.
Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler.
They do not ask from people insistently.
Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler.
They do not ask from people insistently.
Onlar yüzsüzlük ederek halktan bir şey istemezler.
They do not ask from people insistently.
Ne aç kalırsın, ne işsiz kalırsın, ne yüzsüz kalırsın.
You won't be left unemployed or jobless.
Gluteus Maximus, en yüzsüz Roma imparatorlarından biriydi.
Gluteus Maximus was one of the cheekiest Roman emperors.
Yüzsüzlük ve yırtıklık ederek insanlardan bir şey istemezler.
You may know them by their mark, they do not beg of people at all.
Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.
His brazen act of defiance almost cost him his life.
yüzsüz ile daha fazla örnek cümle →