utanmadan

C2 seviye
TR → EN
"utanmadan" kelimesinin İngilizcesi: brash. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbrash

Diğer Dillerde

Almancadreist, forsch, frech, grell, keck, knallig /draɪ̯st/
bold, brash, audacious, impudent (without respect or restraint)
çekim: karşılaştırma dreister · üstünlük am dreistesten
köken: Borrowed from Middle Low German drîste, from Old Saxon thrīsti, from Proto-West Germanic *þrīstī.
aile: Dreistigkeit, dummdreist, erdreisten
Ich war auf Langeweile eingestellt. — Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.
Fransızcasans vergogne /sɑ̃ vɛʁ.ɡɔɲ/
shameless, unblushing, ruthless; shamelessly, unblushingly, ruthlessly
eş: sans scrupules
köken: Literally, “without shame”.
Alors tu lèveras ton front sans tache, Tu seras ferme et sans crainte; — Utanmadan başını kaldırır, Sağlam ve korkusuz olabilirsin.
İspanyolcaprocaz /pɾoˈkaθ/
bold · shameless
köken: Borrowed from Latin procācem (“bold, shameless, impudent”).
Un día, cruzaba tímido y fatigado los ríos. — Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.
Farsçaگستاخ /ɡus.ˈtaːx/
brash; impudent; insolent (of people)
çekim: karşılaştırma گستاختَر · üstünlük گستاختَرین
köken: From Middle Persian wstʾhw' (wistāx, “confident, bold”), from wistāxw, from Old Persian *vistāhuva-. Akin to Old Armenian վստահ (vstah), an Iranian borrowing.
aile: گستاخانه, گستاخی
باز گستاخان ادب بگذاشتند چون گدایان زلهها برداشتند
Lehçezuchwały /zuˈxfa.wɘ/
impudent, impertinent · audacious
çekim: karşılaştırma zuchwalszy · üstünlük najzuchwalszy
eş: arogancki, bezczelny, bezwstydny, buńczuczny, butny, impertynencki
köken: Etymology tree Old Polish zufały Polish zuchwały Inherited from Old Polish zufały.
aile: zuchwalec, zuchwalstwo, zuchwałość
Tedy podniesiesz oblicze twoje bez zmazy, a będziesz stały, i nie będziesz się bał. — Utanmadan başını kaldırır, Sağlam ve korkusuz olabilirsin.
Finceröyhkeä /ˈrøy̯hkeæ/
impudent, brazen, insolent, bold-faced · presumptuous, arrogant, haughty, cocky
çekim: karşılaştırma röyhkeämpi · üstünlük röyhkein
köken: Unknown. Related to Karelian reyhkie, röyhkie.
aile: röyhkeys, röyhkeästi, röyhkimys
silloin saat kohottaa kasvosi ilman häpeän tahraa, olet kuin vaskesta valettu etkä mitään pelkää. — Utanmadan başını kaldırır, Sağlam ve korkusuz olabilirsin.
Çekçe(kamenná) suť, arogantní, drzý, neomalený, nepromyšlený, suverénní /ˈaroɡantɲiː/
arrogant
çekim: karşılaştırma arogantnější · üstünlük nejarogantnější
eş: nafoukaný, domýšlivý, povýšený, zpupný, nafoukaný, domýšlivý
Tedy jistě pozdvihneš tváři své z poškvrny, a budeš nepohnutý, aniž se báti budeš. — Utanmadan başını kaldırır, Sağlam ve korkusuz olabilirsin.
Rumenceimpertinent, obraznic, tupeist
impertinent
köken: Borrowed from French impertinent, from Latin impertinens. Equivalent to in- + pertinent.
Surprinde prin neobosita lui activitate. — Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.
Latinceprocax /ˈprɔ.kaːks/
bold, brash, shameless, impudent, insolent, forward, pert, saucy, wanton
çekim: üstünlük procācissimus
köken: Derived from proc(ō) (“to ask, demand”) + -āx (“inclined to”).
aile: procācia, procācitās
Bulgarcaбезразсъден, стремителен /bɛzrɐsˈsɤdɛn/
reckless, rash, foolhardy, desperate, thoughtless, unreasonable, unreasoning, unadvised, daredevil, devil-may-care
çekim: karşılaştırma по́-безразсъ́дни · üstünlük на́й-безразсъ́дни
köken: без- (bez-) + разсъ́д(ък) (razsǎ́d(ǎk)) + -ен (-en)
Тогава само ще издигнеш лицето си без петно, Да! утвърден ще бъдеш, и няма да се боиш; — Utanmadan başını kaldırır, Sağlam ve korkusuz olabilirsin.
безразсъдна смелост
Galiçyacaarrogante
arrogant
köken: From Latin arrogāns.
aile: arrogantemente
Makedoncaдр́зок, непро́мислен

Örnek Cümleler

Utanmadan onu ağızdan öptü.
She kissed him without shame, on the mouth.
Utanmadan yalan söylüyorsun.
You lie like a rug.
Onunla utanmadan flört etti.
She flirted with him shamelessly.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.
He ran out of country before he got bored.
Utanmadan başını kaldırır, Sağlam ve korkusuz olabilirsin.
For then shalt thou lift up thy face without spot; yea, thou shalt be stedfast, and shalt not fear:
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.
I'm going to play something that I shamelessly stole from cellists.
On kez oldu beni aşağılıyor, Hiç utanmadan saldırıyorsunuz.
You have reproached me ten times. You aren't ashamed that you attack me.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.
We say dishonestly that man is the highest form of evolution which [is what] you get in schools.
Utanmadan bu tip saçmalıkları destekliyorlar, çünkü bu sponsorların hoşuna gidiyor.
They shamelessly promote all kinds of nonsense of this sort because it pleases the sponsors.
utanmadan ile daha fazla örnek cümle →