utanmadan ile cümle

utanmadan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Utanmadan onu ağızdan öptü.She kissed him without shame, on the mouth.
Utanmadan yalan söylüyorsun.You lie like a rug.
Onunla utanmadan flört etti.She flirted with him shamelessly.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.He ran out of country before he got bored.
Utanmadan bu tip saçmalıkları destekliyorlar, çünkü bu sponsorların hoşuna gidiyor.They shamelessly promote all kinds of nonsense of this sort because it pleases the sponsors.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.I'm going to play something that I shamelessly stole from cellists.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.We say dishonestly that man is the highest form of evolution which [is what] you get in schools.
On kez oldu beni aşağılıyor, Hiç utanmadan saldırıyorsunuz.You have reproached me ten times. You aren't ashamed that you attack me.
Utanmadan başını kaldırır, Sağlam ve korkusuz olabilirsin.For then shalt thou lift up thy face without spot; yea, thou shalt be stedfast, and shalt not fear:
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Ich war auf Langeweile eingestellt.
İkinci köprüye de karşı çıktılar, utanmadan onun üstünden de geçtiler.Il traversa ensuite le pont, sans autre opposition.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Un día, cruzaba tímido y fatigado los ríos.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Живите без скуки.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Niet gestart wegens oververmoeidheid.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Väl där så sprintade han ifrån de tröttkörda försvararna.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Потім їй все починало набридати.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Surprinde prin neobosita lui activitate.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Utána fáradtan elhallgatott.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Den fikk imidlertid et kjedelig etterspill.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.森下と萌子は飽きる事無くセックスに耽った。
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.誘掖後進,勤懇無倦容。
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.공성전은 지루하게 전개되었다.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Bili su savim iscrpljeni od Križnoga puta.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Hiljem aga väsisid nad harjutamisest ära.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Chci vám zahrát něco, co jsem nestydatě ukradl cellistům.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Ich möchte etwas spielen, das ich unverschämterweise den Cellisten gestohlen habe.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Jag ska spela något som jag skamlöst har stulit från cellisterna.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Játszani szeretnék valamit, amit szemérmetlenül egy csellistától loptam.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Je veux jouer quelque chose que j'ai honteusement volé aux violoncellistes.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Quiero tocar algo que sin verguenza alguna robé de los celistas.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Saya akan memainkan sesuatu yang saya curi dari seorang pemain cello.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Tôi muốn chơi một bài mà tôi đã trộm từ một người chơi viôlông
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Vou tocar uma música que roubei descaradamente aos violoncelistas.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Vreau să cânt ceva ce am furat fără rușine de la violonceliști.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Zagram coś, co bezwstydnie ukradłem wiolonczelistom.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Θα παίξω κάτι που έκλεψα από τους τσελίστες ξεδιάντροπα.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Искам да изсвиря нещо, което безсрамно откраднах от челистите.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.Я хочу исполнить вещицу, которую я бессовестно украл у виолончелистов.
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.どうぞご容赦ください
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Affermiamo disonestamente che l'uomo è la forma più alta di evoluzione, questo lo impariamo a scuola.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Epärehellisesti sanomme, että ihminen on evoluution korkein muoto, kuten koulussa opetetaan.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Nečestně říkáme že člověk je nejvyšší formou evoluce, což nám tlačili do hlavy ve škole.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Nepošteno trdimo, da človek predstavlja najvišjo stopnjo evolucije, o čemer tudi učijo v šolah.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Niesłusznie twierdzimy, że człowiek jest najwyższą formą ewolucji - tego uczą w szkołach.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.On dit faussement que l'homme est la forme ultime de l'évolution. L'école enseigne cela.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Őszintétlenül azt mondjuk, amit az iskolában is tanulunk, hogy az ember az evolúció legfelsőbb foka.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Spunem neîntemeiat, că omul este cea mai evoluată specie, este doar ceea ce ni se spune în şcoală.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Vi säger oärligt att människan är den högsta formen av evolution som är vad du får i skolan.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Wij zeggen onterecht dat de mens de hoogste vorm van evolutie is, zoals het in scholen geleerd wordt.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Лъжем, когато казваме, че човекът е най-висшата форма на еволюцията, но тъкмо това преподаваме в училищата.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.Мы несправедливо заявляем, что человек - высшая ступень эволюции - этому нас учат в школе.
Hiç utanmadan,... ...okullarda, insanın evrimin en üst formu olduğunu söylüyoruz.نقول بغير صدق ان الانسان هو أعلى شكل من أشكال التطور التي قمت بدراستها في المدارس.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Från den dagen- -har jag skämts över mig själv- -för att jag flydde.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Od tamtej pory nie ma dnia, żebym nie czuł wstydu za to, że nie broniłem swoich przekonań i uciekłem.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Olen siitä lähtien tuntenut häpeää joka ikinen päivä. En puolustanut vakaumustani vaan pakenin.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Siden dengang har jeg hver dag skammet mig over, - - at jeg ikke forblev tro mod min overbevisning.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Από τότε, κάθε μέρα νιώθω ντροπή για τον εαυτό μου που δεν υπερασπίστηκα τα πιστεύω μου και το έσκασα.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.С тех пор не проходило и дня, чтобы мне не было стыдно за то, что я не остался верен убеждениям и сбежал.
On kez oldu beni aşağılıyor, Hiç utanmadan saldırıyorsunuz.Berkali-kali kamu menghina aku, dan kamu aniaya aku tanpa rasa malu
On kez oldu beni aşağılıyor, Hiç utanmadan saldırıyorsunuz.Desetkrat ste me že zasramovali, in vas ni sram, da me tolikanj žalite!

İlgili Sayfalar