sayısız
adj
C1 seviye
TR → EN
"sayısız" kelimesinin İngilizcesi: innumerable, indefinite, limitless, myriad, unlimited. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelinnumerableadj
Genelindefinite
Genellimitless
Genelmyriad
Genelunlimited
Genelunnumbered
Geneluntold
Genelcountless
Genelcountless
Genelcountless
Tanım
•sayılmayacak kadar çok, pek çok, sayımsız
•Sayılmayacak kadar çok; pek çok
Diğer Dillerde
Almancaunbegrenzt, unbeschränkt, unzählbar, unzählig, zahllos /ˈʊnbəˌɡʁɛnt͡st/
unlimited; indefinite · limitless, unbounded
köken: un- + begrenzt
aile: Unbegrenztheit
Eine große Zahl wurde erschossen. — Sayısız kişi vurulup öldürüldü.
Fransızcaillimité, incalculable, innombrable, sans nombre /i.li.mi.te/
limitless; infinite; unlimited · indefinite (without a defined ending time/date)
eş: non fini, sans fin, infini, éternel, interminable, intarissable
köken: From Latin illīmitātus. By surface analysis, il- (“un-”) + limité (“limited”).
Des menaces multiples — Sayısız tehlike
Je suis le titulaire d'abonnement haut débit avec un forfait illimité.
une grève généralisée illimitée
İspanyolcailimitado, incontable, innumerable, sin límite, sin número, sinnúmero /ilimiˈtado/
unlimited, boundless
zıt: limitado
köken: From Latin illimitātus.
aile: ilimitadamente
La gente no tiene ninguna relación con nada. — Bunu sayısız defa gördüm.
İtalyancaillimitato, incalcolabile, innumerabile, innumerevole /il.li.miˈta.to/
unlimited, boundless, limitless, indefinite
eş: assoluto, incondizionato, infinito, pieno, sconfinato, sterminato
zıt: limitato
köken: From Latin illīmitātus.
aile: illimitatamente, illimitatezza
Molteplici rischi — Sayısız tehlike
Rusçaнеисчисляемый, несметный, бесчисленный
неисчисляемый, несметный, бесчисленный
Я знаю запах сожжённых тел. — Sayısız yanık ceset kokladım.
Azericemüddətsiz
uncountable, which cannot be counted, expressed numerically · innumerable, of very great number
zıt: telbaar
köken: From on- (“un-”) + telbaar (“countable”).
aile: ontelbaarheid
Hij droeg veel bij aan de wetenschap. — Bilime sayısız katkılar yaptı.
Portekizceincontável, inumerável /ĩ.kõˈta.vew/
countless; innumerable (too many to count) · uncountable (incapable of being enumerated by natural numbers) · uncountable (about a noun which cannot be counted)
köken: From in- + contável.
aile: incontavelmente
Já cheirei muitos corpos queimados. — Sayısız yanık ceset kokladım.
innumerable, uncountable, countless
eş: άπειρος, αρίφνητος
köken: Inherited from Ancient Greek ἀμέτρητος (amétrētos); by surface analysis, α- (a-, alpha privative) + μετρητός (metritós, “measurable”).
Υπήρχε πολύς καπνός. — Sayısız lonca vardı.
数量が多くて数えることができない。
しかし、この我が反テロ対策の任務に協力してくれたパキスタンの助けによって、 — Bu gece sayisiz istihbarata ve
İsveççeobegränsad, otalig
unlimited, unrestricted
çekim: karşılaştırma mer obegränsad · üstünlük mest obegränsad
zıt: begränsad
köken: o- + begränsad
Jag vet hur brända kroppar luktar. — Sayısız yanık ceset kokladım.
Lehçenieprzebrany, nieprzeliczony, niezliczony /ɲɛ.pʂɛˈbra.nɘ/
countless, myriad (too many to count, innumerable)
köken: Etymology tree Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Polish przebrać Polish -any Polish przebrany Polish nieprzebrany From nie- + przebrany.
Znam zapach zwęglonych ciał. — Sayısız yanık ceset kokladım.
Ukraynacaнезліче́нний, необмежений /neɔbˈmɛʒenei̯/
unlimited, unrestricted
zıt: обме́жений
köken: не- (ne-) + обме́жений (obméženyj)
Володіють холодною зброєю. — Sayısız silahla donatılmıştır.
innumerable, countless
köken: From अ- (a-, “not”) + गणित (gaṇit, “mathematics; arithmetic”).
Fincelukematon, rajaton, rajoittamaton /ˈlukemɑton/
countless, untold · unread
çekim: karşılaştırma lukemattomampi · üstünlük lukemattomin
köken: lukea (“to read; to count”) + -maton
aile: lukemattoman, lukemattomasti, lukemattomuus
Olen nähnyt tämän lukuisia ja lukuisia kertoja. — Bunu sayısız defa gördüm.
Çekçeneomezený, nesčetný, nesčíslný /ˈnɛomɛzɛniː/
unlimited
çekim: karşılaştırma neomezenější · üstünlük nejneomezenější
zıt: omezený
köken: From ne- + omezený.
Mnoho hrozeb — Sayısız tehlike
Rumencede nenumărat, nelimitat, nemărginit, nenumărabil
unlimited
köken: From ne- + limitat.
Ameninţări multiple — Sayısız tehlike
Macarcamegszámlálhatatlan, számtalan, végtelen /ˈmɛksaːmlaːlɦɒtɒtlɒn/
uncountable, innumerable (so many that it is impossible to count) · uncountable
zıt: megszámlálható
köken: From megszámlál (“to count”) + -hatatlan (“un- ... -able”, adjective-forming suffix).
aile: megszámlálhatatlanság, megszámlálhatatlanul
Sok embert agyonlőttek. — Sayısız kişi vurulup öldürüldü.
İbraniceאין ספור, אינספור
בעלת הרבה חתולים. — Sayısız sürüsü vardır.
Latinceillīmitātus, īnfīnītus
Dancatalløs, ubegrænset, utallig /utali/
countless, innumerable · numerous
köken: From Old Norse útalligr, equivalent to utal + -ig.
Der findes talrige fællestræk. — Sayısız sürüsü vardır.
Norveççetallaus, ubegrensa, ubegrenset
Meier har mottatt en rekke priser gjennom flere år. — Yıllar boyunca Wheeler, sayısız ödül aldı.
Bulgarcaбезбро́ен, безграни́чен, неизброим, неограничен
Много заплахи — Sayısız tehlike
Katalancail·limitat /il.li.miˈtat/
unlimited, limitless
köken: From Latin illīmitātus. By surface analysis, il- + limitat.
aile: il·limitadament
Galiçyacaincontábel
Galceafrifed, aneirif, di-rif, dirifedi, heb rifedi, llond gwlad o /avˈrɪvɛd/
innumerable
çekim: karşılaştırma mwy afrifed · üstünlük mwyaf afrifed
köken: af- + rhifed (“number, abundance”)
Etimoloji
From Ottoman Turkish صاییسز (sayısız), morphologically sayı + -sız
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
O sayısız yer bilir.
He knows countless places.
Zorluklar sayısızdır.
The challenges are numerous.
Bunu sayısız defa gördüm.
I've seen this countless, countless times.
Gökte sayısız yıldız vardı.
There were countless stars in the sky.
Tom sayısız kanunu çiğnedi.
Tom broke numerous laws.
Sayısız kez Boston'a gittim.
I've been to Boston numerous times.
Evrende sayısız yıldızlar var.
There are innumerable stars in the universe.
Sayısız meyveler içindedirler;
And fruits numberless,
Galakside sayısız yıldızlar var.
There are innumerable stars in the galaxy.
O bana sayısız kere yardım etti.
She helped me out countless times.
Sayısız evcil hayvan telef oldu.
Countless domestic animals perished.
Uzayda sayısız gök cisimleri var.
There are countless heavenly bodies in space.
İlgili Sorular
Merhaba uzay ve UFO meraklıları, evrende sayısız gezegenin olduğu bir ortamda uzaylıların varlığını tamamen reddedemem. Sizce uzaylıları bir gün görme şansımız var mı ve gizli bir bilgi paylaşabilir misiniz?
Tüm nerd'lara ve UFO takipçilerine: Uzayın sınırsız olduğunu ve sayısız gezegenin varlığını göz önünde bulundurarak uzaylıların olmadığına inanmıyorum. Uzaylıları bir gün göreceğimize inanıyor musunuz ve gizli bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Fizik ödevi için elektronik cihazlar kullanmadan, en az 4 metre gidebilen bir lastik bantlı araba tasarlamam gerekiyor. Sayısız ve farklı tipte lastik bantları, hatta hazır arabaları bile kullanabilirim. 4 metreden uzun bir menzil elde etmek için en etkili tasarım nasıl olmalı?