sayılı
/sa.jɯˈɫɯ/
adj
C1 seviye
TR → EN
"sayılı" kelimesinin İngilizcesi: numerable, limited. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnumerableadj
Genellimited
Tanım
•az görülen, önemli, mahdut
•herhangi bir sayısı olan
•sayısı belli olan, sayılmış olan
•Herhangi bir sayısı olan
•Sayısı belli olan, sayılmış olan
•Az görülen; önemli; mahdut
Atasözü & Deyim
“Sayılı koyunu kurt kapmaz (yemez)”
“Sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer”
Diğer Dillerde
Almancabegrenzt, beschränkt /bəˈɡʁɛnt͡st/
past participle of begrenzen
çekim: karşılaştırma begrenzter · üstünlük am begrenztesten
eş: bedingt, beschränkt, eingeschränkt, endlich, limitiert
Heute jedoch würde man das als kriminelles Verhalten einstufen. — Bugün suç sayılır.
İspanyolcalimitado, numerable /limiˈtado/
limited
eş: chico, pequeño, reducido, circusncrito, confinado, delimitado
zıt: ilimitado
aile: limitadamente, sociedad de responsabilidad limitada, sociedad limitada
Eso es. — Oldu sayılır.
İtalyancalimitato, numerabile /li.miˈta.to/
limited · scarce
çekim: üstünlük limitatissimo
eş: delimitato, circoscritto, definito, determinato, precisato, incapace
aile: limitatamente
Ci siamo quasi. — Oldu sayılır.
Rusçaпронумерованный, сосчитанный, подсчитанный /prənʊmʲɪˈrovən(ː)ɨj/
past passive perfective participle of пронумерова́ть (pronumerovátʹ)
eş: прономерованный
Более-менее. — Öyle sayılır.
Arapçaمَحْدُود
النحو الوافي. — Hatırı sayılır.
Azericeməhdud
enclosed, surrounded by · limited
çekim: karşılaştırma daha məhdud · üstünlük ən məhdud
köken: From Arabic مَحْدُود (maḥdūd).
aile: məhdudedici, məhdudə, məhdudlamaq, məhdudlandırılmaq, məhdudlandırmaq, məhdudlanmaq, məhdudlaşdırılmaq, məhdudlaşdırmaq, məhdudlaşmaq, məhdudlayıcı
Yerlərin sayı məhduddur.
limited, circumscribed · bounded
çekim: karşılaştırma begrensder · üstünlük meest begrensd
köken: From begrenzen.
- Min of meer. — - Evet, sayılır.
Yunancaπεριορισμένος /pe.ɾi.o.ɾiˈzme.nos/
limited
köken: Perfect participle of περιορίζομαι (periorízomai), passive voice of περιορίζω (periorízo).
aile: εταιρεία περιορισμένης ευθύνης
Σχεδόν έτοιμο. — Oldu sayılır.
Japonca有限の, 限られた
ほとんど執念。 — Hatırı sayılır.
Korece유한의, 제한된
새 게임( 번호 지정)... — Yeni Sayılı Oyun...
past participle of begränsa
çekim: karşılaştırma mer begränsad · üstünlük mest begränsad
zıt: obegränsad
-Mer eller mindre. — Öyle sayılır.
Lehçeograniczony /ɔ.ɡra.ɲiˈt͡ʂɔ.nɘ/
limited · finite · retarded
çekim: karşılaştırma bardziej ograniczony · üstünlük najbardziej ograniczony
eş: tępy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₃ebʰi Proto-Balto-Slavic *ab Proto-Slavic *o(b) Proto-Slavic *o(b)- Old Polish o- Polish o- Proto-Slavic *granь /*grana Proto-Indo-European *-is Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-ih₂ Proto-Balto-Slavic *-kas Proto-Slavic *-ica Proto-Slavic *granica Old Polish granica Polish granica Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti…
aile: ograniczona odpowiedzialność
Mniej więcej. — Öyle sayılır.
Ukraynacaобме́жений
Нова пронумерована гра... — Yeni Sayılı Oyun...
limited, finite, bounded · measured, moderate
zıt: अपरिमित
köken: Borrowed from Sanskrit परिमित (parimita).
Fincenumeroituva, rajoitettu /ˈnumeroi̯tuʋɑ/
numerable · countable
aile: numeroituvuus, ylinumeroituva
Kohta on valmista. — Oldu sayılır.
Çekçeomezený /ˈomɛzɛniː/
limited
çekim: karşılaştırma omezenější · üstünlük nejomezenější
eş: limitovaný, ohraničený, konečný, slaboduchý, zabedněný, ignorantský
zıt: neomezený
köken: From omezit + -ený.
-Ukradli jste můj patent? — - Evet, sayılır.
časově omezené snížení cen
Rumencelimitat, mărginit /li.miˈtat/
limited
çekim: geçmiş of limita · ortaç of limita
köken: Past participle of limita.
Stai să mă lămuresc. — - Evet, sayılır.
Macarcakorlátolt, korlátozott /ˈkorlaːtolt/
third-person singular indicative past indefinite of korlátol
çekim: karşılaştırma korlátoltabb · üstünlük legkorlátoltabb
köken: korlátol (“to restrict, limit”) + -t (past-tense and past-participle suffix)
aile: korlátoltan, korlátoltság, korlátolt felelősségű társaság
Mindjárt vége a nyárnak. — Yaz bitti sayılır.
İbraniceמוגבל \ מֻגְבָּל
אנחנו קרובים. — Yaklaştık sayılır.
Latincedēfinītus, fīnītus
Dancabegrænset
- Mere eller mindre. — Öyle sayılır.
Norveççebegrensa, begrenset
Navnet 3B betyr «tre basketballklubber». — 3P: 3 Sayılık basket.
Endonezceterbatas /tərˈbatas/
limited
çekim: karşılaştırma lebih terbatas · üstünlük paling terbatas
köken: Inherited from Malay terbatas. By surface analysis, ter- + batas.
aile: akses terbatas, perseroan terbatas
Ya, begitulah itu. — - Evet, sayılır.
Bulgarcaограниче́н
Много близко! — DSR: Doğru sayılır!
Slovakçaobmedzený, ohraničený
Nová číslovaná hra... — Yeni Sayılı Oyun...
Slovenceomejen
- Teoretično. — - Evet, sayılır.
Letoncaierobežots
Etimoloji
From sayı (“number”) + -lı.
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Doğru sayılır!
Passion. Right?
Hazır sayılır.
After your order
Her oy sayılır.
Every vote counts.
Günleri sayılı.
His days are numbered.
O şirin sayılır.
He's kinda cute.
Oylar sayılıyor.
The votes are being counted.
- Evet, sayılır.
Yeah, basically.
Ben aç sayılırım.
I'm kind of hungry.
Bitirdik sayılır.
And we're pretty much done.
Sayılı günlerdir.
For a specified number of days.
Bu bitmiş sayılır.
It's as good as done.
İş bitmiş sayılır.
The job is as good as done.
İlgili Sorular
Günlerinizin sayılı olduğunu biliyor musunuz?
HR 4437 sayılı yasa için destek veren şirketler kimler?
Hangi şirketler HR 4437 sayılı yasa tasarısına destek veriyor?
Word programında madde işaretli ve sayılı listelerin her seviyesinde girinti zorunlu mu?
Günlerimizin sınırlı ve sayılı olduğunu bilerek, bugün bir etki yaratacak bir adım atabilir miyiz?