sönmüş

C2 seviye
TR → EN
"sönmüş" kelimesinin İngilizcesi: extinct. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelextinct

Tanım

•Söndürülmüş; sönük

Diğer Dillerde

past participle of aussterben
eş: extinkt
Darüber hinaus befindet sich auf der Insel ein Leuchtturm. — Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.
Fransızcadisparu, éteint (eril) /dis.pa.ʁy/
missing in action person · dead
çekim: çoğul disparus
La civilisation décline rapidement. — Uygarlık, tam anlamıyla sönmüştür.
İspanyolcaextinto /eɡsˈtinto/
extinct · dead
eş: desaparecido, fallecido, muerto
köken: Borrowed from Latin exstinctus or extinctus.
Esta es una lista de volcanes activos y extintos en Eritrea. — Bu, Azerbaycan'daki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.
Rusçaпогасший, потухший
Гора Дафф является потухшим вулканом. — Suribachi Dağı bir sönmüş volkandır.
Arapçaمُنْقَرِض
هذا بالنسبة لي كان صوت لم أسمعه منذ قرون، حلم طويل قد نسيته. — Ateşi yıllar önce sönmüş, unutulmuş bir hayali tekrar canlandırdı.
Farsçaمنقرض /mun.qa.ˈriz/
extinct
köken: Borrowed from Arabic مُنْقَرِض (munqariḍ).
گونههای منقرض
Azericemünqəriz, nəsli kəsilmiş, sönmüş
Felemenkçedood, in onbruik, slapend, uit, uitgedoofd, uitgestorven /doːt/
dead
çekim: karşılaştırma doder · üstünlük doodst
eş: overlijden, sterven, heengaan, levenseinde, verscheiden, Magere Hein
köken: From Middle Dutch dôot, doet, from Old Dutch dōt, from Proto-West Germanic *daud, from Proto-Germanic *daudaz. Compare West Frisian dead, German tot, English dead, Danish død.
aile: hersendood, al sla je me dood, de muizen liggen dood voor de kast, dode, doden, dood als een pier, dooddoener, doodlachen, doodmaken, een broertje dood hebben
Er is ook een vreemde toren op het eiland. — Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.
De vogel lag dood op de grond.
Portekizceapagado, extinguido, obsoleto, ultrapassado /a.paˈɡa.du/
either idle or broken; inoperative; disabled; switched off · hardly perceptible; faint
çekim: karşılaştırma mais apagado · üstünlük o mais apagado
köken: Past participle of apagar.
Esta é uma lista de vulcões ativos e extintos no Sudão. — Bu, Türkiye'deki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.
Japonca廃れた, 死に絶えた, 死んだ, 消えた, 絶滅した
past tense form of 死ぬ (shinu): dead, died
だが、島には不穏な空気が漂っていた。 — Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.
Korece멸종된, 멸종한
이는 그리스의 활성 및 멸종된 화산의 목록이다. — Bu, Türkiye'deki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.
turned off (of a light or candle) · extinguished (of fire) · slaked (of lime)
köken: past participle of släcka
Detta är en lista över aktiva och utdöda vulkaner i Honduras. — Bu, Türkiye'deki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.
Lampan är släckt
Elden är släckt
släckt kalk
Lehçemartwy, wygasły, wymarły, wymazać, zagasły /ˈmar.tfɘ/
dead (no longer living) · inanimate
eş: nieżywy, umarły, nieożywiony, nieaktywny, zepsuty
köken: Inherited from Old Polish martwy, miartwy, miertwy, from Proto-Slavic *mь̃rtvъ, from Proto-Balto-Slavic *mirtwas, from Proto-Indo-European *mr̥twós, ultimately from the root *mer- (“to die”).
aile: martwa fala, martwa natura, martwe pole, martwy język
Jej świeca gaśnie, nie mając zapałek prosi Rodolfo o pomoc. — Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.
Ukraynacaви́мерлий, згаслий /ˈzɦasɫei̯/
past active participle of зга́снути pf (zhásnuty)
köken: From згаснути (zhasnuty) + -лий (-lyj)
Кіліманджаро є стратовулканом загалом конічної форми. — Kilimanjaro sönmüş bir stratovolkandır.
Hintçeविलुप्त
Fincehävinnyt, hiipunut, kadonnut, kalastaa sukupuuttoon, metsästää sukupuuttoon, poistunut /ˈhæʋinːyt/
lost
çekim: karşılaştırma hävinneempi · üstünlük hävinnein
hävinnyt avain
hävinnyt kilpailija
Çekçevyhaslý, vyhynulý, vymřelý /ˈvɪɦɪnuliː/
extinct (no longer in existence; having died out)
eş: vymřelý
Lidstvo se téměř samo zničilo. — Uygarlık, tam anlamıyla sönmüştür.
Macarcaelhamvadt, kialudt, kihalt, megszűnt /ˈkijɒlutː/
third-person singular indicative past indefinite of kialszik
çekim: karşılaştırma kialudtabb · üstünlük legkialudtabb
köken: From the kialud- stem of the verb kialszik + -t (past-tense and past-participle suffix).
Az Orohena-hegy egy kialudt vulkán. — Suribachi Dağı bir sönmüş volkandır.
İbraniceכבוי, נכחד
הוא שולל את התרבות הקיימת מעיקרה. — Uygarlık, tam anlamıyla sönmüştür.
extinct · barren, lifeless (about a place, city, town etc.)
köken: From ud + død. Compare Swedish utdöd and Norwegian Nynorsk utdøydd.
Hendes lys er blæst ud, og hun har ingen tændstikker; hun beder Rodolfo om at tænde det. — Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.
Norveççeutdødd, utrydde
Objektet kan ha vært en asteroide, komet, kentaur, utdødd komet eller en midlertidig satellitt. — Çarpma asteroit, kuyruklu yıldız, sönmüş kuyruklu yıldız veya geçici uydudan oluşmuş olabilir.
Endonezcemati, padam, punah /ˈmati/
to die · to be dead · to stop (of an engine/watch, etc.), to be out of order, to be broken, to be stopped working
eş: berkalang tanah, berlalu, berpulang, berputih tulang, binasa, gugur
zıt: bernapas, hidup
köken: Inherited from Malay mati, from Proto-Malayic *mati, from Proto-Malayo-Polynesian *(m-)atay from Proto-Austronesian *(m-)aCay. By surface analysis, meng- + *atai. The claim that this word is borrowed from Arabic مات (māt, “to die”) or related to maut (which is from Arabic مَوْت (mawt, “death”)) is false based on the cognates found in Oceanic and Philipinic languages. Cognates Cognate with Cebuano…
aile: mati akal, mati andar, mati angin, mati ayam, mati batang otak, mati bayona, mati bebang, mati beragan, mati beranak, mati berangai
Berikut ini adalah daftar gunung berapi yang masih aktif dan sudah punah di Azerbaijan. — Bu, Azerbaycan'daki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.
Bulgarcaизгаснал, измрял, изтребвам /izˈmrʲa̟ɫ/
indefinite masculine singular past active aorist participle of измра́ (izmrá) · masculine singular past active imperfect participle of измра́ (izmrá)
Хр. тази цивилизация се намира в упадък. — Uygarlık, tam anlamıyla sönmüştür.
Slovakçavyhynutý, vymretý
Názov pochádza z jazyka kmeňa Mapuče a znamená „vyhasnutý“. — Dağın adı Mapuche dilinden gelir ve "sönmüş" anlamındadır.
Litvancaišnaikinti, išnykęs, nebenaudojamas, užgesęs
Saulė yra planeta, ne žvaigždė. — Dünya bir gezegen ve sönmüş bir yıldızdır.
Taycaสูญพันธุ์ /suːn˩˩˦.pʰan˧/
to die out; to undergo extinction
köken: From สูญ (sǔun, “to lose; to have no more”) + พันธุ์ (pan, “species; descendant”).
ทำไมกรุงเทพฯ ประชาธิปัตย์สูญพันธุ์
สัตว์ 8 ชนิดที่อาจสูญพันธุ์
Katalancaextingir, extint /əks.tiɲˈʒi/
to extinguish · to make extinct, to wipe out · to extinguish, to go out, to die out
çekim: geçmiş extingí · ortaç extingit · şimdiki extingeix
köken: Borrowed from Latin exstinguere, with normal change of conjugation to -ir.
transient, fleeting, evanescent · vanished, disappeared, faded
çekim: karşılaştırma mwy diflanedig · üstünlük mwyaf diflanedig
köken: diflannu (“to disappear”) + -edig.

Örnek Cümleler

İtfaiyeci geldiğinde yangın çoktan sönmüştü.
The fire had already gone out by the time the firemen arrived.
Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.
There is also a lighthouse on the island.
Bu, Azerbaycan'daki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.
This is a list of active and extinct volcanoes in Azerbaijan.
Sönmüş bir volkanın oluşturduğu çöküntü ile meydana gelmiştir.
It is formed from an extinct volcano.
Sönmüş Hayaller, televizyon ve sahne için birkaç kez uyarlanmıştır.
Illusions perdues had been adapted several times for film, television, and stage.
Ilıman bir iklime sahip olup sönmüş bir volkanın kraterinde kurulmuştur.
Having a mild and pleasant climate, it is located in the crater of an extinct volcano.
Ada Rishiri Dağı'nın koni şeklindeki sönmüş volkanik zirvesi oluşmuştur.
The island is formed by the cone-shaped extinct volcanic peak of Mount Rishiri.
Thion hudor – kükürt çiçeklerinin sönmüş kireçle kaynatılmasıyla oluşan kireç kükürdü.
Thion hudor – lime sulfur, formed by boiling flowers of sulfur with slaked lime.
Bagabag, Papua Yeni Gine'nin Madang Eyaletinde, sönmüş bir yanardağa sahip bir adadır. [1]
Bagabag is an island in the Madang Province of Papua New Guinea having a dormant volcano.[1]
Buna benzer kaynaklar; enerji temini sürekli veya geçici olarak sönmüş olan kalıntılar olabilir.
Some such sources may be relics whose energy supply has been permanently or temporarily turned off.
Homa Dağı da dahil olmak üzere birkaç eski sönmüş karbonatit volkanı yakınlarında bulunmaktadır.
A few older extinct carbonatite volcanoes are located nearby, including Homa Mountain.
Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
And this remained their lament till We mowed them down and made them extinct.
sönmüş ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelslaked lime
Genelcalcium hydroxide