kurtarıcı
adj
C1 seviye
TR → EN
"kurtarıcı" kelimesinin İngilizcesi: rescuer, saving, liberating, savior, liberator. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelrescuernoun
Genelsavingadj
Genelliberatingadj
Genelsaviornoun
Genelliberatornoun
Genelsaving
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kurtarıcıyı
Yönelme (-e)kurtarıcıya
Bulunma (-de)kurtarıcıda
Çıkma (-den)kurtarıcıdan
Tamlayan (-in)kurtarıcının
Çoğul (-ler)kurtarıcılar
Tanım
•kendi hayatını tehlikeye atarak bir kişiyi, bir topluluğu güç bir durumdan veya yok olmaktan kurtaran kişi, halaskâr
•kurtarma aracı
•Kendi hayatını tehlikeye atarak bir kimseyi, bir topluluğu güç bir durumdan veya yok olmaktan kurtaran kimse
•Trafikte arızalanan, kaza geçiren aracı yerinden kaldırıp istenilen yere götüren özel donanımlı motorlu araç
Diğer Dillerde
AlmancaErlöser, Erlöserin, Erretter, Erretterin, Ersparnisse, Retter (eril) /ɛɐ̯ˈløːzɐ/
one who delivers someone; redeemer; saviour (male or of unspecified gender) · Redeemer; Saviour (Jesus Christ)
çekim: çoğul Erlösern · tamlayan Erlösers
eş: Befreier, Erretter
köken: From Middle High German erlœsære, from Old High German irlōsāri, urlōsāri. Analyzable as erlösen (“to deliver”) + -er.
So als würden wir die Kavallerie rufen. — Kurtarıcıyı çağırmak gibi birşey.
Fransızcaéconomie, épargne, sauveur, Sauveur, sauveuse (dişil) /e.kɔ.nɔ.mi/
economy · economics (the science)
çekim: çoğul économies
eş: épargne, éconocroques, épargne, éco
köken: Borrowed from Latin oeconomia, from Ancient Greek οἰκονομία (oikonomía, “management of a household, administration”).
aile: économie circulaire, économie de marché, économie de subsistance, économie planifiée, économie politique, économie souterraine, économique, économiser, économisme, économiste
Il nous a sauvés ! — O, köyümüzün kurtarıcısı!
İspanyolcaahorro, ahorros, burrucha, economías, hucha, salvador (eril) /aˈoro/
saving (money that is saved)
çekim: çoğul ahorros
köken: Deverbal from ahorrar.
aile: ahorrista, caja de ahorros
¿Qué es ser "libertario"?. — Anlamı "kurtarıcı"dır.
İtalyancaredentore, redentrice, salvatore, salvatrice /re.denˈto.re/
redeeming
çekim: çoğul redentori
eş: affrancatore, emancipatore, riscattatore, liberatore, salvatore, Figlio di Dio
köken: From Latin redēmptōrem.
Il titolo significa Il salvatore. — Anlamı "kurtarıcı"dır.
Rusçaизбавитель, освободитель
День Спасителя. — Kurtarıcının Diyaloğu
Arapçaحَسْم, خَصْم, مُخَلِّص, مُدَخَرَات, مُنْقِذ
كان ذلك الدواء منقذا حقيقيا للأرواح، — Tamamen bir hayat kurtarıcıydı.
Farsçaمنجی /mun.ˈd͡ʒiː/
a village in the Kuran wa Munjan District, of Badakhshan, Afghanistan · Munji (language)
çekim: çoğul منجیان
köken: The language and people are named after the village.
aile: منجیگرایی
economy, saving (frugal use of resources) · contentment, satisfaction (with something that could be considered less than satisfacotry) · conclusion
çekim: çoğul qənaətlər · tamlayan qənaətin
köken: From Arabic قَنَاعَة (qanāʕa).
aile: qənaət etmək, qənaətcil, qənaətcillik, qənaətçi, qənaətçilik, qənaətkar, qənaətlə, qənaətsiz, qənaətsizlik, qənaətbəxş
qənaət rejimi
Mən belə bir qənaətə gəlmişəm ki...
Kazakçaқұтқарушы
savior, rescuer
çekim: çoğul құтқарушылар · tamlayan құтқарушының
köken: құтқару (qūtqaru) + -шы (-şy).
Felemenkçeredder, redster, spaargeld (eril)
savior, rescuer
çekim: çoğul redders
köken: From redden + -er.
Hij is de redder van ons dorp! — O, köyümüzün kurtarıcısı!
Portekizceeconomias, poupança (dişil)
nest egg (savings) · plural of economia
É como chamar a cavalaria. — Kurtarıcıyı çağırmak gibi birşey.
Yunancaαποταμιεύσεις, σώτειρα, σωτήρας /a.po.ta.miˈef.sis/
nominative/accusative/vocative plural of αποταμίευση (apotamíefsi, “savings”)
Διάλογος του Σωτήρος. — Kurtarıcının Diyaloğu
savior, messiah · savior (in general)
残念なことに別の集団に対しては — Tamamen bir hayat kurtarıcıydı.
savior, messiah
köken: Sino-Korean word from 救世主.
불도저의 구조 — Kurtarıcının Diyaloğu
İsveççefrälsare, Frälsare, frälserinna
savior · Savior
çekim: çoğul frälsares · tamlayan frälsares
köken: From frälsa + -are
aile: frälsarkrans
Namnet betyder "beskyddare". — Anlamı "kurtarıcı"dır.
Väx till i nåd och i kunskap om vår herre och frälsare Jesus Kristus.
LehçeOdkupiciel, oszczędność, ratowniczka, ratownik, wybawca, wybawczyni (eril) /ɔt.kuˈpi.t͡ɕɛl/
redeemer, savior
çekim: çoğul odkupiciele · tamlayan odkupiciela
eş: oswobodziciel
köken: Etymology tree Polish odkupić Proto-Indo-European *-tḗr? Proto-Slavic *-jь? Proto-Slavic *-teľь Polish -ciel Polish odkupiciel From odkupić + -ciel.
aile: odkupicielski
Kościół Zbawiciela — Kurtarıcının Diyaloğu
Ukraynacaбережли́вість, еконо́мія, заоща́дження, збере́ження, оща́дливість, оща́дність
Це означає "помазаник". — Anlamı "kurtarıcı"dır.
Hintçeबचत (dişil) /bə.t͡ʃət̪/
savings; saving of money · reduction of spending, gain, profit, surplus · the state of being saved, escape from a dilemma
çekim: çoğul बचतें
köken: From बचना (bacnā, “to be saved”).
Fincepelastaja, säästäminen, säästö, säästöt /ˈpelɑstɑjɑ/
savior/saviour · rescuer · firefighter (gender-neutral version of palomies (“fireman”))
çekim: çoğul pelastajat · tamlayan pelastajan
köken: pelastaa + -ja
aile: hengenpelastaja, pintapelastaja, taistelupelastaja
Nimi tarkoittaa ”Elvyttäjää”. — Anlamı "kurtarıcı"dır.
ÇekçeSpasitel, úspory, zachránce (eril) /ˈspasɪtɛl/
savior
çekim: çoğul spasitelé · tamlayan spasitele
köken: Inherited from Old Czech spasitel. Equivalent to spasit + -tel.
Je to zachránce naší vesnice! — O, köyümüzün kurtarıcısı!
Nebo já Hospodin Bůh tvůj, Svatý Izraelský, jsem spasitel tvůj. Dal jsem na výplatu za tebe Egypt, zemi Mouřenínskou a Sábu místo tebe.
Rumenceeconomie, economii, economisire, mântuitor, Mântuitor (dişil)
economy · economics · savings
çekim: çoğul economii · tamlayan economii
köken: Borrowed from French économie, Latin oeconomia, from Ancient Greek οἰκονομία (oikonomía, “management of a household, administration”). Equivalent to eco- + -nomie.
E salvatorul satului nostru ! — O, köyümüzün kurtarıcısı!
Macarca-kímélő, -takarékos, kímélés, megmentés, megmentő, megtakarítás
A Keresztapa cselekménye — Kurtarıcının Diyaloğu
İbraniceמוֹשִיעַ
!הוא המושיע של הכפר שלנו — O, köyümüzün kurtarıcısı!
saviour
çekim: çoğul salvātōrēs · tamlayan salvātōris
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *solh₂- Proto-Indo-European *-wós Proto-Indo-European *sl̥h₂-wós Proto-Italic *salawos Latin salvus Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Italic *-āō Latin -ō Latin salvō Proto-Indo-European *-tōr Proto-Italic *-tōr Latin -tor Latin salvātor From salvō + -tor. Compare Paelignian…
Dancabesparelse, frelser, sparepenge (nötr)
a cost saving (measure that consists of reducing one or more expenses and thereby saving money)
çekim: çoğul besparelser · tamlayan besparelses
köken: From bespare + -else.
aile: besparelsesforslag, besparelsesmulighed, elbesparelse, energibesparelse, skattebesparelse, tidsbesparelse, varmebesparelse
Frelserens Orden. — Kurtarıcının Diyaloğu
Norveççefrelserinne, økonomisering, redningskvinne, redningsmann
Det betyr «kjøpmann». — Anlamı "kurtarıcı"dır.
EndonezceJuruselamat, tabungan /taˈbʊŋan/
piggy bank, traditionally made from bamboo · savings: something (usually money) that is saved, particularly money that has been set aside for the future · saving deposit
çekim: çoğul tabungan-tabungan
köken: Affixed tabung + -an.
aile: tabungan akhirat, tabungan asuransi, tabungan berjangka, tabungan dasar, tabungan haji, tabungan konvensional, tabungan masjid, tabungan pos, tabungan pradana, tabungan sampah
Maka jadilah Arti menjadi penyelamat. — Anlamı "kurtarıcı"dır.
Vietnamcacứu tinh /kiw˧˦ tïŋ˧˧/
savior
köken: Sino-Vietnamese word from 救星.
Anh ta là người đã cứu làng chúng ta! — O, köyümüzün kurtarıcısı!
"Jeanne Anna Villarial! Con là may mắn, là cứu tinh, hạnh phúc của ta!"
Etimoloji
Equivalent to kurtar- (“to rescue”) + -ıcı. Compare Azerbaijani qurtarıcı.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Kurtarıcı İsa Kilisesi
Temple or Church of Christ the Savior
Sen bizim kurtarıcısın.
You're our savior.
O bir kurtarıcı sürüyor.
He drives a breakdown lorry.
İsa Mesih kurtarıcımdır.
Jesus Christ is my saviour.
Kurtarıcı İsa Katedrali.
Cathedral of Christ the Saviour.
O, köyümüzün kurtarıcısı!
He's the savior of our village!
Onun kurtarıcı özelliği yok.
He has no redeeming traits.
İsa Mesih benim kurtarıcımdır.
Jesus Christ is my Savior.
Maximus, Roma'nın kurtarıcısıdır.
Maximus is the savior of Rome.
Kurtarıcıyı çağırmak gibi birşey.
It's like calling in the cavalry.
Kurtarıcılar gelmeden önce o öldü.
He died before the rescuers arrived.
Bir hayat kurtarıcıya ihtiyacın var!
You need a LlFE SAVER!
İlgili Sorular
Kafeinin tırtıllar üzerindeki etkileri nelerdir? Cevabınız hayat kurtarıcı olacak!
Bir yaban arısı yuvasına elinizi soktuğunuzda, size kurtarıcı mu davranırlar?
İngiliz halkı, Amerikalıları kendilerine kurtarıcı ve koruyucu olarak mı saygı gösteriyor?
Yaban arısı kovanına elinizi soktuğunuzda, sizi bir kurtarıcı olarak karşılamalarını bekler misiniz?
Uçaklarda otururken koltuk altına paraşüt yerine can kurtarıcı cihazlar konulmasının nedeni nedir?
İlgili / Bileşik Terimler
Genelchrist redeemer