O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak gördü.He saw himself as the savior of the world.
O kendisini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the savior of the world.
Onun kurtarıcı özelliği yok.He has no redeeming traits.
Maximus, Roma'nın kurtarıcısıdır.Maximus is the savior of Rome.
Kurtarıcılar çocuğu bulma umuduyla çevreyi aradı.The rescuers searched the surroundings in hopes of finding the child.
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the world's savior.
O bir kurtarıcı sürüyor.He drives a breakdown lorry.
Sen bizim kurtarıcısın.You're our savior.
Kurtarıcılar gelmeden önce o öldü.He died before the rescuers arrived.
İsa Mesih benim kurtarıcımdır.Jesus Christ is my Savior.
Kişisel Kurtarıcınız olarak İsa Mesih'i kabul ediyor musun?Do you accept Jesus Christ as your personal Savior?
İsa Mesih kurtarıcımdır.Jesus Christ is my saviour.
İnsanlar ağlıyor, atlarının toynakları öpüyordu "Bizim kurtarıcılarımız geldi diye."People kissed the hooves of their horses, crying “Our saviors have come.”
Örneğin, "...İsa'yı kurtarıcı olarak gören kişi artık Yahudi değildir..."For example "...anyone who claims that Jesus is their savior is no longer a Jew..." .
Beni kurtarıcınız olarak görürseniz kurtarıcınız olurum.If you see me as your savior, I'll be your savior.
25 Mart’ta Miller Himes’a şunları yazdı: “Halen Sevgili Kurtarıcı’yı bekliyorum...On March 25, Miller wrote to Himes, "I am still looking for the Dear Savior….
Enkaz 20 Mayıs'ta bulundu, kurtarıcılar bölgeye 21 Mayıs'ta ulaştı.The wreckage was located on 20 May, rescuers reached the site on 21 May.
Kurtarıcı Euthymius Manastırı, Rusya'nın Suzdal kentinde yer alan bir manastırdır.The Saviour Monastery of St. Euthymius is a monastery in Suzdal, Russia.
Hapisten çıkınca bütün mahalleli ona bir kurtarıcı, bir kahraman gözüyle bakar.Upon arriving, the Yellow queen hails him as a hero.
Führerim siz bizim insanlarımızın ihtiyaç duyduğu kurtarıcısınız.Lord, help us to become the people you want us to be.
Hitler'in Almanya'nın kurtarıcısı olacağı tasvir edilirdi.Hitler becomes Chancellor of Germany.
Daha sonraları "Soter" (kurtarıcı) olarak anıldı.He was subsequently executed as a "rebel" himself.
2- “Seyirci kalanlar mı, Kurtarıcılar mı? yoksa Failler mi?"Crusaders for Liberty or Vile Mercenaries?".
Bir hayat kurtarıcıya ihtiyacın var!You need a LlFE SAVER!
Bu kurtarıcılara önemli bir not: kullan-at plastikler çok fazla yer kaplıyor ve ayrışmıyor.Mental note to the liberators: throwaway plastics take a lot of space and don't biodegrade.
Kim sizin için kurtarıcılar gönderecekti?Who is going to send saviors for you?
Bu ilacın hayat kurtarıcı olacağı kişiler ilaçlarını almaya devam edebilirlerdi.The people for whom it was a lifesaver could have still taken their medicine.
Şu an bulunması gereken en yakın hayat kurtarıcı AED'nin nerede olduğunu kimse bilmiyordu.Nobody knew where the nearest lifesaving AED was to be obtained right now.
Bazı insanları görürsünüz kurtarıcıları bir ipte sallanan adam.You see, for some people, their savior is a guy in a flowing robe.
Diğerleri için, kurtarıcı bahçe hortumlu adam.For other people, it's a guy with a garden hose.
Ve dolayıyısıyla oldukça özel kurtarıcı ve koruyucu güçlerine inanılmasıydı.And therefore had very special saving and protective powers.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.This is a real medical need, literally a life-saving donation.
İsa'yı kurtarıcı kimse olarak görüyor ve ona işaret ediyor.Christ as the redeemer--and points him out
Kurtarıcıyı çağırmak gibi birşey.It's like calling in the cavalry.
"Dorothy, kehanetin öngördüğü Oz'un kurtarıcısı sensin."Dorothy, you are the savior of Oz that the prophecy foretold.
'KURTARICI' diye, kayalara yapışmaya devam ederek.'SAVlOR' clinging to the rocks.
Ve yalnız kalmışlardı, kurtarıcıları için mitler, efsaneler yaratarak.And they were left alone, making legends of the savior.
İyi bir neşter bütün bir hayatın kurtarıcısı olabilirThe artist of life who produces miracles with his godlike scalpel skills.
Son Kurtarıcı'nın varışı yeni bir başlangıcı, tekrar doğumu ve yeniden dirilmeyi sağlayacaktır.The arrival of the Ultimate Savior will mark a new beginning, a rebirth and a resurrection.
Bu durumda istatistik bizim kurtarıcımızdır.Statistics comes to our rescue.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Awful, yet bright, as lightning shone The face of my Deliverer God.
Bunlar bizim hayat kurtarıcı tedavilerimiz.These are our life-saving treatments.
Bu, daha fazla insanı hayat kurtarıcı gönüllü donor olmaya teşvik edecektir.It may encourage more people to sign up to be potential live-saving bone marrow donors.
O, köyümüzün kurtarıcısı!He's the savior of our village!
Bu yüzden internette yazmak benim için hayat kurtarıcı oldu.That's why writing on the Internet has become a lifesaver for me.
İsviçre-bankası sosyalistleri, timsah kurtarıcıları, vampir elitler, ... ...sahte devrimciler.Swiss-bank socialists, crocodile liberators, vampire elites, quack revolutionaries.
Şöyle dedi: ‹‹RAB benim kayam, sığınağım, kurtarıcımdır,and he said, "Yahweh is my rock, my fortress, and my deliverer, even mine;
RAB yaşıyor! Kayama övgüler olsun! Yücelsin kurtarıcım, Kayam Tanrım!Yahweh lives! Blessed be my rock! Exalted be God, the rock of my salvation,
Oysa ben kurtarıcımın yaşadığını, Sonunda yeryüzüne geleceğini biliyorum.But as for me, I know that my Redeemer lives. In the end, he will stand upon the earth.
RAB yaşıyor! Kayama övgüler olsun! Yücelsin kurtarıcım Tanrı!Yahweh lives; and blessed be my rock. Exalted be the God of my salvation,
RAB kutsar böylesini, Kurtarıcısı Tanrı aklar.He shall receive a blessing from Yahweh, righteousness from the God of his salvation.
Öyle ki, yeryüzünde yolun, Bütün uluslar arasında kurtarıcı gücün bilinsin.That your way may be known on earth, and your salvation among all nations,
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.God is to us a God of deliverance. To Yahweh, the Lord, belongs escape from death.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.because they didn't believe in God, and didn't trust in his salvation.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.They remembered that God was their rock, the Most High God, their redeemer.
Sana şükrederim, çünkü bana yanıt verdin, Kurtarıcım oldun.I will give thanks to you, for you have answered me, and have become my salvation.
Ey Egemen RAB, güçlü kurtarıcım, Savaş gününde başımı korudun.Yahweh, the Lord, the strength of my salvation, you have covered my head in the day of battle.
Çünkü onların Velisi güçlüdür Ve onların davasını sana karşı O yürütür. kurtarıcılığı vurguluyor.for their Defender is strong. He will plead their case against you.
‹‹Ben, yalnız ben RABbim, Benden başka kurtarıcı yoktur.I myself am Yahweh; and besides me there is no savior.
Gerçekten sen kendini gizleyen bir Tanrısın, Ey İsrailin Tanrısı, ey Kurtarıcı!Most certainly you are a God who hidden yourself, God of Israel, the Savior.'"