Ana içeriğe geç
Sözlük
/
iltihap

iltihap

noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"iltihap" kelimesinin İngilizcesi: inflammation, pus. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Tıpinflammationnoun
Genelpus

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)iltihabı
Yönelme (-e)iltihaba
Bulunma (-de)iltihapta
Çıkma (-den)iltihaptan
Tamlayan (-in)iltihabın
Çoğul (-ler)iltihaplar

Tanım

isim, tıp: Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması; yangı, enflamasyon

Diğer Dillerde

AlmancaEiter, Entzündung /ˈaɪtɐ/
atter
çekim: tamlayan Eiters
eş: Materie
köken: From Middle High German eiter, from Old High German eitar, from Proto-West Germanic *aitr.
aile: eiterig, eitern, Eiterbeule, Eiterfluss
Und sie sah, dass, wenn es keine Entzündung gab, der Scan einheitlich grau war.Ve gördü ki eğer iltihap yoksa tarama sonucu tekdüze gri renkte.
Fransızcainflammation (dişil) /ɛ̃.fla.ma.sjɔ̃/
inflammation
çekim: çoğul inflammations
köken: Learned borrowing from Latin īnflammātiō.
aile: inflammatoire, auto-inflammation
Elle commence donc à s'entrainer là-bas.Sonrasında burada iltihap oluşmaya başlar.
İspanyolcainflamación, podre (dişil) /inflamaˈθjon/
inflammation
çekim: çoğul inflamaciones
köken: Borrowed from Latin īnflammātiōnem.
aile: inflamatorio
- Tiene mal aspecto.- Hm, yara iltihap ka..
İtalyancainfiammazione (dişil) /in.fjam.matˈt͡sjo.ne/
inflammation
çekim: çoğul infiammazioni
eş: arrossamento, irritazione, rossore, infezione, flogosi, bruciore
köken: From Latin īnflammātiōnem.
Morì in estrema miseria il primo luglio 1784.İlerleyen iltihap sonucu 1 Temmuz 1884 tarihinde ölür.
Rusçaвоспаление (nötr) /vəspɐˈlʲenʲɪje/
inflammation (medical condition)
çekim: çoğul воспале́ния · tamlayan воспале́ния
eş: возбуждение
köken: Borrowed from Old Church Slavonic въспалѣниѥ (vŭspalěnije, “combustion, inflammation”). By surface analysis, воспали́ть (vospalítʹ) + -е́ние (-énije). The modern meaning is probably a semantic loan from French inflammation.
- Щтрънк! Инфекти...- Hm, yara iltihap ka..
period of time, interval · duration · term (limited period of time)
çekim: çoğul مُدَد · tamlayan مُدَّةٍ
يجب تنظيف الجرح فحسب - ... عجبي ، جرح بشع . ملتهب -- Ama yarayı temizlemek lazım. - Hm, yara iltihap ka..
فَأَسْرَعَ جُحَا إِلَى حِذَائِهِ... لَبِسَهُ... وَمَشَى مُدَّةَ سَاعَتَيْنِ... ثُمَّ جَلَسَ وَحِيدًا بَعْدَ أَنْ تَعِبَ مِنْ الْمَشْيِ...
inflammation
köken: From Arabic اِلْتِهَاب (iltihāb).
inflammation
çekim: çoğul iltihablar · tamlayan iltihabın
köken: From Arabic اِلْتِهَاب (iltihāb).
Kazakçaірің /ɘˈrɘŋ/
köken: From *iriñ (“pus”), from Proto-Turkic *iri- (“to decay; to turn sour, coagulate”). Cognate with Old Turkic [script needed] (iriŋ); Bashkir эрен (eren), Kyrgyz ириң (iriŋ), Uzbek yiring, Khakas ірінъ (ìrìnʺ), Tuvan ириң (iriñ), Turkish irin, etc.
Özbekçeyiring
Tatarcaэрен
- Een lelijke wond heb je daar...- Hm, yara iltihap ka..
Portekizceinflamação (dişil) /ĩ.fla.maˈsɐ̃w̃/
inflammation · ignition
çekim: çoğul inflamações
eş: flogose
köken: Learned borrowing from Latin īnflammātiōnem. By surface analysis, inflamar + -ção. Piecewise doublet of inchação.
É anti-inflamatório natural.Bu doğal bir iltihap önleyicidir.
Yunancaπύον, φλεγμονή (nötr) /ˈpion/
pus (substance composed of dead white blood cells and dead bacteria found in bacterial infections)
köken: From Ancient Greek πύον (púon), from Ancient Greek πύθω (púthō) / πύθομαι (púthomai, “to rot, to decompose”), from *puH-. Cognate with Sanskrit पूयति (pūyati, “stinks, rots”), Latin pus, Gothic 𐍆𐌿𐌻𐍃 (fuls, “foul”), Old English fūl (“foul”) and Latin puteō.
aile: πυοποίηση, πυόρροια, πυορροώ, πυώδης
- Υπάρχει άσχημη φλεγμονή...- Hm, yara iltihap ka..
Η πληγή του μάζευε πύον και έπρεπε να την τρυπήσει ο γιατρός.
Japonca炎症, 点火 /ẽ̞ɰ̃ɕo̞ː/
inflammation
舌咬、尿失禁がない。Tedavi olmaz ve dili iltihap kapar.
Çince膿 /脓
Korece고름, 염증
evenness, uniformity
köken: First attested in the Neung'eomgyeong eonhae (楞嚴經諺解 / 능엄경언해), 1461, as Middle Korean 고롬.
aile: 피고름, 고름잡히다
그리고 그녀는 만약 염증이 없다면 스캔이 균일한 회색이 나온다는 점도 보았습니다.Ve gördü ki eğer iltihap yoksa tarama sonucu tekdüze gri renkte.
İsveççevar /vɑːr/
where; at which place
çekim: çoğul vars · tamlayan vars
köken: From Old Norse hvar, from Proto-Germanic *hwar.
- Usch, det är inflammerat.- Hm, yara iltihap ka..
Var är mina nycklar?
Var var jag?
Lehçeropa, zapalenie (dişil) /ˈrɔ.pa/
sleepy dust · crude oil, petroleum · diesel oil
çekim: tamlayan ropy
köken: Etymology tree Proto-Slavic *ropa Polish ropa Inherited from Proto-Slavic *ropa.
aile: ropny, roponośny, ropopochodny, ropotwórczy, zaropiały, ropień, ropniak, ropociąg, ropotok, ropowica
Jest to naturalny przeciwzapalne.Bu doğal bir iltihap önleyicidir.
manure
çekim: tamlayan гно́ю
köken: From Proto-Slavic *gnojь.
aile: гнійни́й
Це природний протизапальний засіб.Bu doğal bir iltihap önleyicidir.
кі́нський гній
burning feeling · jealousy
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀚𑀮𑀡 (jalaṇa), from Sanskrit ज्वलन (jvalaná). Compare जलना (jalnā, “to burn”). Cognate with Gujarati જળણ (jaḷṇa), Marathi जळण (jaḷaṇ), and Marwari जळण (jaḷaṇ).
inessive plural of liekki
Huxter; ", varsinkin jos se ollenkaan tulehtunut. "Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. "
Çekçehnis, zánět (eril) /ˈɦɲɪs/
světle žlutá nebo nazelenalá hustá tělní tekutina tvořená především odumřelými bílými krvinkami, živými a mrtvými bakteriemi a rozkládající se tkání, obvykle vznikající v místě bakteriální infekce
çekim: çoğul hnisy · tamlayan hnisu
köken: Inherited from Old Czech hnis.
A dozvěděla se, že pokud se zánět neobjeví, kost bude rovnoměrně šedá.Ve gördü ki eğer iltihap yoksa tarama sonucu tekdüze gri renkte.
Rumenceaprindere, inflamare, puroi (dişil)
ignition
çekim: çoğul aprinderi · tamlayan aprinderi
köken: From aprinde + -re.
Aceste proiecte de obicei ajung provocând probleme pentru Taz.Bu organizmalar genellikle deri iltihaplanmalarına yol açar.
Macarcagenny, gyulladás /ˈɡɛɲː/
pus (a whitish-yellow or yellow substance composed primarily of dead white blood cells and dead pyogenic bacteria; normally found in regions of bacterial infection)
çekim: çoğul gennyek
köken: Back-formation from genyett (“contemptible, base, vile”), created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries. The origin of the adjective genyett is unclear. Perhaps borrowed from a Slavic language. Compare Serbo-Croatian gnjiti.
aile: gennyed, gennyes, gennyeszt, gennyezik, gennycsatorna, gennyképződés
- Csúnya seb! Begyulladt.- Hm, yara iltihap ka..
פצע שלא ניתן לרפא בלשון.Tedavi olmaz ve dili iltihap kapar.
Latincepūs
Dancabetændelse, materie, pus (nötr) /beˈtˢɛ̝nˀl̩sə/
inflammation
çekim: çoğul betændelser · tamlayan betændelses
köken: From betænde (“to inflame”) + -else (noun-forming suffix).
aile: leverbetændelse, lungebetændelse
- Der går betændelse i det sår.- Hm, yara iltihap ka..

Etimoloji

From Ottoman Turkish التهاب (“inflammation”), from Arabic اِلْتِهَاب (iltihāb).

Örnek Cümleler

- Hm, yara iltihap ka..
Nasty wound. - Strunk! Well infect-
Yaradan iltihap sızmıştı.
The wound seeped pus.
Benim sol topuğum iltihaplıdır.
My left heel is inflamed.
Ayağımda iltihaplı bir kesik var.
I have an infected cut on my foot.
Bu doğal bir iltihap önleyicidir.
It's a natural anti-inflammatory.
Doymuş yağlar iltihapa neden olur.
Saturated fats cause inflammation.
Tedavi olmaz ve dili iltihap kapar.
The language is unaffected and the tone bantering.
Tom akciğer iltihaplanmasından öldü.
Tom died from pneumonia.
Zaman zaman apse denilen iltihaplara yol açarlar.
It occasionally pulls the so-called Mostindien-Express.
Tom iltihaplı yarasına bir kurutucu ajan uyguladı.
Tom applied a drying agent to his weeping wound.
Bu işlem hem bakteri hem de iltihaplanma önleyicidir.
This has both anti-bacterial and anti-inflammatory properties.
Ben banyodan çıktıktan sonra benim yara iltihaplandı.
After I got out of the bath, my wound festered.
iltihap ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
bağırsak iltihabıkarın zarı iltihabıorta kulak iltihabıyutak iltihabı
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod