içkili
C2 seviye
TR → EN
"içkili" kelimesinin İngilizcesi: drunken. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldrunken
Görsel

Tanım
•içki içilen
•içki içmiş olan
•içki içmiş olarak
•İçki içilen
•İçki içmiş olan
•İçki içmiş olarak
Diğer Dillerde
Almancabetrunken /bəˈtʁʊŋkŋ̩/
past participle of betrinken
çekim: karşılaştırma betrunkener · üstünlük am betrunkensten
eş: besoffen, ölig
zıt: nüchtern
aile: Betrunkenheit
Danach lebte er wieder in Köflach. — Bir gün yine içkili olarak getirildi.
stark betrunken.
drunk, inebriated (by alcohol) · drunk, intoxicated, overwhelmed
eş: aviné, beurré, beurré comme un p’tit lu, beurré comme un Petit Lu, bittu, bitu
köken: Inherited from Old French yvre, inherited from Latin ēbrius.
aile: ivre mort
De l'alimentation et des boissons. — Yemekli ve içkilidir.
ivre de bonheur
ivre de malheur
ivre d'amour
İspanyolcaborracho, ebrio, embeodar, emborrachar, escabiado, escabiador /boˈrat͡ʃo/
drunk, inebriated · boozy (containing alcohol)
çekim: çoğul borrachos
eş: a verga, achispado, alegre, alumbrado, bebido, beodo
zıt: sobrio, abstemio
köken: From borracha, possibly from Catalan morratxa, with influence from botella.
Toda la noche trascurre comiendo y bebiendo. — Kına gecesi yemekli ve içkilidir.
pastel borracho
intoxicated, drunk · beside oneself, mad, enraptured
eş: avvinazzato, alticcio, brillo, ubriaco, sbronzo, turbato
köken: From Latin ēbrius, from Proto-Italic *ēɣʷrjos, from Proto-Indo-European *h₁ēgʷʰryos, derived from the root *h₁egʷʰ- (“to drink”).
aile: ebbrezza
Per favore dammi da mangiare e da bere. — Yemekli ve içkilidir.
Rusçaвыпивший, пьяный
Приготовление пищи и питья. — Yemekli ve içkilidir.
Farsçaسرخوش /sar.ˈxʷaʃ/
happy · tipsy, drunk
çekim: karşılaştırma سرخوشتَر · üstünlük سرخوشتَرین
köken: From سر (sar, “head”) + خوش (xoš, “happy”).
Felemenkçebeschonken, dronken, zat /bəˈsxɔŋ.kə(n)/
drunk, intoxicated
köken: Past participle of beschenken.
Bestuur geen auto onder invloed van alcohol. — İçkiliyken araba kullanma.
Portekizcebêbado /ˈbe.ba.du/
drunk; under the influence of alcohol · groggy (slowed down, especially by sleep)
çekim: çoğul bêbados
eş: bêbedo, ébrio
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese bevedo, from Latin bibitus, from bibō, from Proto-Italic *pibō, from Proto-Indo-European *píph₃eti, from *peh₃-. Cognate with Galician bébedo.
aile: bêbado como um gambá, bêbado de sono
Mas eu a perdi por beber e dirigir. — Ama içkili araba kullandığım için kaybettim.
drunk; under the influence of alcohol
Mat och dryck serveras. — Yemekli ve içkilidir.
Hintçeमदिर /mə.d̪ɪɾ/
intoxicating, inebriating, intoxicative · intoxicated, drunk · charming, alluring
çekim: çoğul मदिरें
köken: Borrowed from Sanskrit मदिर (madira).
Fincehumalainen, juopotteleva, juopunut /ˈhumɑlɑi̯nen/
drunk, intoxicated, inebriate
çekim: karşılaştırma humalaisempi · üstünlük humalaisin
köken: humala + -inen
aile: humalaisesti, umpihumalainen, viinihumalainen
Çekçeopilý /ˈopɪliː/
drunk
çekim: karşılaştırma opilejší · üstünlük nejopilejší
eş: podnapilý, napitý, nalitý, namazaný, zkárovaný, ztřískaný
zıt: střízlivý
köken: Inherited from Old Czech opilý. By surface analysis, opít + -lý.
aile: opilost
Ke slavení večeře Páně pak slouží jakýkoli stolek, zvaný Stůl Páně. — Erkek tarafındaki düğünlerde ise akşam yemeklerinden sonra "meclis" adı verilen içkili eğlenceler yapılır.
past participle of bea
köken: Past participle of bea. Compare Italian bevuto, Friulian bevût, French bu, Catalan begut. Doublet of beat.
aile: băută
drunk, tipsy, intoxicated
çekim: karşılaştırma ittasabb · üstünlük legittasabb
zıt: józan
köken: From the root of iszik (“to drink”) + -as (adjective-forming suffix).
aile: ittasan, ittasodik, ittasság, ittasul, álomittas, diadalittas, győzelemittas, örömittas, ittas vezetés, ittas vezető
Így maradhat magára az ittas vezető. — Düğün sahibinin durumuna göre içkili de olabilir.
Latinceēbrius, tēmulentus
inebriated, intoxicated, drunk
köken: From beruse + -et.
Der spises og drikkes. — Yemekli ve içkilidir.
Endonezcemabuk /ˈmabuk/
drunk (intoxicated after drinking too much alcohol) · sick, nauseous · crazy (out of control)
köken: Inherited from Malay mabuk, from Proto-Malayic *mabuk, from Proto-Malayo-Polynesian *ma-buhuk, from Proto-Austronesian *ma-buSuk, derived from *buSuk.
aile: bermabuk-mabukan, dimabuk, kemabukan, mabuk-mabukan, mabukkan, memabukkan, pemabuk
Makanan dan minuman. — Yemekli ve içkilidir.
Bulgarcaпиян, пиянски /piˈja̟n/
drunk
çekim: karşılaştırma по́-пия́ни · üstünlük на́й-пия́ни
köken: Inherited from Proto-Slavic *pьjanъ.
Възприето е че FIKA е много повече от пиене на кафе. — Fakat Cassio'nun ayağa kalkamayacak kadar içkili olduğunu şaşırarak görür.
İrlandacameisciúil
intoxicating · drunken, addicted to drinking
çekim: karşılaştırma meisciúla · üstünlük is meisciúla
köken: From meisce (“drunkenness”) + -úil (adjectival suffix).
aile: neamh-mheisciúil
drunk
çekim: karşılaştırma უფრო მთვრალი · üstünlük ყველაზე მთვრალი
Esperantoebria /eˈbria/
drunk, intoxicated
köken: Etymology tree Latin ēbriusbor. Esperanto ebria Borrowed from Latin ēbrius.
aile: duonebria, ebrieco, ebrieta, ebriulo, postebrio
Makedoncaпијан /ˈpi(j)an/
drunk, drunken
çekim: karşılaştırma попијан · üstünlük најпијан
köken: Inherited from Proto-Slavic *pьjanъ.
Örnek Cümleler
Ben içkiliyim.
I'm tipsy.
Tom içkiliydi.
Tom was tipsy.
Tom biraz içkiliydi.
Tom was a little tipsy.
İçkiliyken araba sürme.
Don't drink and drive.
Hiçbirimiz içkili değiliz.
We're all out of booze.
Tom eve sürmek için çok içkili.
Tom is too drunk to drive home.
Bir gün yine içkili olarak getirildi.
Soon he returned to drinking.
Tom'un içkili olduğundan haberim yoktu.
I didn't know Tom was drunk.
Sadece, içkili olduđunuz zaman tehlikeli.
- Diga isso a Daens! - Não, digo a você! É o nosso filho!
Hiçbir akıllı kişi içkiliyken araba sürmez.
No intelligent person drinks and then drives.
Sami ve Leyla inanılmaz derecede içkiliydi.
Sami and Layla were incredibly drunk.
Ama içkili araba kullandığım için kaybettim.
But I Iost it due to drinking and driving.