hesaplaşma
C2 seviye
TR → EN
"hesaplaşma" kelimesinin İngilizcesi: clearance. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelclearance
Tanım
•Alacakla vereceği karşılaştırma ve ödeşme
Diğer Dillerde
AlmancaAusräumung, Ausverkauf, Erlaubnis, Freigabe, Leerung, Roden (eril) /ˈaʊ̯sfɛɐ̯ˌkaʊ̯f/
fire sale, clearance sale, liquidation sale
çekim: çoğul Ausverkäufe · tamlayan Ausverkaufes
köken: Deverbal from ausverkaufen. Equivalent to aus- + Verkauf. Compare Dutch uitverkoop.
Paris ehrenvolle Abrechnung sind Sie beide; — PARIS onurlu bir hesaplaşma ki her ikisi de;
Fransızcaaccès, autorisation, braderie, clairance, dégagement, espace (eril) /ak.sɛ/
access · attack, sudden fit, bout
eş: accession, succession
köken: From Latin accessus (“approach”), from accēdō (“approach, accede”).
aile: avoir accès, code d'accès, donner accès, plan d'accès
Nous devons continuer notre discipline. — Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
un accès de fièvre
İspanyolcaaclaramiento, anchura, barata, beneplácito, claro, desobstrucción (eril) /aklaɾaˈmjento/
clearance
çekim: çoğul aclaramientos
köken: From aclarar + -miento.
Hay que seguir calculando. — Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
İtalyancaaccesso, autorizzazione, clearance, compensazione, divario, filtraggio (eril) /atˈt͡ʃɛs.so/
access, admittance, approach · login · a fit, an attack of some disease
çekim: çoğul accessi
eş: accessibilità, ammissione, accoglimento, entrata, ingresso, adito
köken: From Latin accessus.
So tutto sulle tue scommesse."). — "Darbelerle hesaplaşmak". (yardım)
Rusçaвиза, ви́за, зазо́р, кли́ренс, кли́ринг, ликвида́ция (dişil) /ˈvʲizə/
visa
çekim: çoğul ви́зы · tamlayan ви́зы
Далее идет подсчет баллов. — Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
Felemenkçevergunning (dişil) /vərˈɣʏ.nɪŋ/
a permit, license: authorization by an authority to do something which is otherwise forbidden
çekim: çoğul vergunningen
köken: From vergunnen (“to permit”) + -ing.
aile: bouwvergunning, jachtvergunning, omgevingsvergunning, struinvergunning, vergunninghouder, wapenvergunning
De aantallen blijven schattingen. — Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
Portekizceautorização, autorização (de partida/viagem/etc.), compensação, espaço, folga, limpa (dişil) /aw.to.ɾi.zaˈsɐ̃w̃/
authorization (all senses) · authority, permission
çekim: çoğul autorizações
köken: From autorizar + -ção.
Continuarei a presente supervisão. — Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
İsveççefrihöjd, rensning, utförsäljning
a cleaning, a clearance, a cleansing, a sorting (through things), expurgation
çekim: çoğul rensningar · tamlayan rensnings
köken: rensa + -ning
Paris hedrande räknar ni båda; — PARIS onurlu bir hesaplaşma ki her ikisi de;
Lehçeclearing, kliring, likwidacja, oczyszczanie, odstęp, pozwolenie (eril) /ˈkli.riŋk/
alternative spelling of kliring
çekim: tamlayan clearingu
köken: Etymology tree English clear English -ing English clearingubor. Polish clearing Unadapted borrowing from English clearing.
aile: clearingowy
Powoduje unieważnienie liczenia. — Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
Fincealennusmyynti, etäisyys, kulkulupa, lupa, matkustuslupa, pelivara /ˈɑlenːusˌmyːnti/
sale (at lower prices)
çekim: çoğul alennusmyynnit · tamlayan alennusmyynnin
köken: alennus + myynti
aile: ale, kausialennusmyynti
PARIS Arvoisista Reckoning olet molemmat; — PARIS onurlu bir hesaplaşma ki her ikisi de;
Macarcaelszámolás, engedély, felszabadítás, felszabadító rúgás, hézag, hozzáférés /ˈɛŋɡɛdeːj/
permission · license, permit
çekim: çoğul engedélyek
köken: enged (“to allow”) + -ély (noun-forming suffix)
aile: engedélyez, állandó tartózkodási engedély, munkavállalási engedély
Majd folytatódik a tervezéssel. — Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
Endonezcebersihan /bər.ˈsɪh.an/
clearance: the removal of harmful substances from the blood
çekim: çoğul bersihan-bersihan
köken: Affixed bersih + -an.
PARIS Dari perhitungan terhormat yang Anda berdua; — PARIS onurlu bir hesaplaşma ki her ikisi de;
Bulgarcaизчистване, клиринг, луфт, пречистване, разпродажба, разчистване (eril) /ˈkliriŋk/
clearing (the process of completing and settling transactions centrally)
köken: Borrowed from English clearing.
Париж, почетен сметка са двама ви; — PARIS onurlu bir hesaplaşma ki her ikisi de;
Katalancarebuig (eril) /rəˈbut͡ʃ/
rejection, refusal · refuse (items or material that have been discarded) · clearance, clearing (the act of kicking a ball away from the goal one is defending)
çekim: çoğul rebuigs
köken: Deverbal from rebutjar.
Galiçyacadespexe
inflection of despexar: · third-person singular imperative
Galcearwerthiant (eril) /arˈwɛrθjant/
auction, sale
çekim: çoğul arwerthiannau
köken: From arwerthu (“to auction”) + -iant.
Makedoncaдо́звола, пречисту́вање, распро́дажба, расчисту́вање
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerhesaplaşma ile daha fazla örnek cümle →
Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz.
Continuum Compemporaries.
PARIS onurlu bir hesaplaşma ki her ikisi de;
PARlS Of honourable reckoning are you both;
Fakat hiçbir şey değişmeyecek, şimdi hesaplaşmanın vakti değil.
But it won't change anything, now is not the time to settle scores.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.
The Queen had only one way of settling all difficulties, great or small.
Sonrasında ise kendilerimi yeraltı dünyasının hesaplaşması içinde bulurlar.
In some versions, this will destroy life on Earth.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.
"Now after a long time the lord of those servants came, and reconciled accounts with them.
Sistemler, köyler içinde ve köyler arasında hesaplaşma aracı olarak kuruldu.
The systems were established as a means of settling accounts within villages and between villages.
Ulusal Hesaplaşma Ofisi (Nemzeti Számonkérő Szék) yargılama işlemlerini yaptı.
Justice (INTERNATIONAL COMMISSION OF JURISTS) Living it down.
Iliev cinayeti, son dört yılda gerçekleşen 60 kanlı hesaplaşmanın sonuncusu oldu.
Iliev's killing is the latest in a series of about 60 bloody contract hits in the past four years.
Karakteri, filmin son doruk noktasında Lee'nin karakteriyle son bir hesaplaşma yaşadı
His character had a final showdown with Lee's character in the ending climax of the film.
Bilo'nun yolları Maho ile Tekrar kesişir, o zaman Maho ile hesaplaşma zamanı gelmiştir.
In Good Fences the bird guide is returned to him with the warning that he is running out of time.
Tom kesin bir hesaplaşma olmadığı sürece o hisse senedine yatırım yapmayacağını söyledi.
Tom said that he would not invest in stocks unless there was a definite payoff.