Ana içeriğe geç
Sözlük
/
güveyi

güveyi

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"güveyi" kelimesinin İngilizcesi: son-in-law, son in law. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelson-in-lawnoun
Genelson in law

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)güveyii
Yönelme (-e)güveyie
Bulunma (-de)güveyide
Çıkma (-den)güveyiden
Tamlayan (-in)güveyiin
Çoğul (-ler)güveyiler

Tanım

damat
Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası

Diğer Dillerde

AlmancaEidam, Schwiegersohn, Tochtermann (eril) /ˈaɪ̯dam/
son-in-law
çekim: çoğul Eidame · tamlayan Eidams
eş: Schwiegersohn, Tochtermann
köken: From Middle High German and Old High German eidam, from Proto-West Germanic *aiþum.
Es wird aber die Zeit kommen, daß der Bräutigam von ihnen genommen wird; dann werden sie fasten.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Fransızcabeau-fils, gendre (eril) /bo.fis/
a stepson, a son of the present spouse of its remarried parent · a son-in-law, the husband of one's daughter or son
çekim: çoğul beaux-fils
eş: gendre
zıt: beau-père
köken: Inherited from Middle French beau filz. By surface analysis, beau- + fils.
Les jours viendront où l`époux leur sera enlevé, et alors ils jeûneront en ce jour-là.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
İspanyolcayerno (eril) /ˈʝeɾno/
son-in-law
çekim: çoğul yernos
köken: Inherited from Old Spanish yerno, from Latin generum (“son-in-law”), from Proto-Indo-European *ǵm̥ros, from Proto-Indo-European *ǵem-.
aile: abyerno, proyerno
Pero vendrán días cuando el novio les será quitado. Entonces, en aquel día ayunaránAma güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
İtalyancagenero (eril) /ˈd͡ʒɛ.ne.ro/
son-in-law
çekim: çoğul generi
eş: creo, do vita, faccio, faccio nascere, partorisco, produco
köken: From Latin generum, from Proto-Indo-European *ǵm̥ros, from Proto-Indo-European *ǵem-.
Ma verranno i giorni in cui sarà loro tolto lo sposo e allora digiunerannoAma güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Rusçaзять /zʲætʲ/
son-in-law · brother-in-law (the husband of one’s sister or sister-in-law)
çekim: çoğul зятья́ · tamlayan зя́тя
köken: Inherited from Proto-Slavic *zętь, from Proto-Indo-European *ǵenh₁-.
но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься в те дни.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
вы́колю себе́ глаз, пусть у тёщи зять криво́й бу́дет
ولكن ستأتي ايام حين يرفع العريس عنهم فحينئذ يصومون في تلك الايام.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Farsçaداماد /daː.ˈmaːd/
bridegroom · son-in-law · father-in-law
çekim: çoğul دامادها
köken: From Middle Persian [script needed] (dʾmʾt' /⁠dāmād⁠/), from Old Persian *𐎭𐎠𐎶𐎠𐎫𐎼 (*d-a-m-a-t-r /⁠dāmātar-⁠/), from Proto-Iranian *jā́mātā, from Proto-Indo-Iranian *ȷ́ā́mātā, from Proto-Indo-European *ǵem- (“to marry”). Cognate with Northern Kurdish zava, Pashto زوم (zum), Avestan 𐬰𐬁𐬨𐬁𐬙𐬀𐬭 (zāmātar), Sanskrit जामातृ (jāmātṛ), Ancient Greek γαμβρός (gambrós).
aile: تازه داماد, خانه داماد, داماد سرخونه, دامادی
گفت دختر را کزین داماد نو، خویشتن پرهیز کن حامل مشو.
یکی منظری پیش ایوان خویش، برآورده چون تخت رخشان خویش، به میدان شدندی دو داماد اوی، بیاراستندی دل شاد اوی.
Azericedadı, giyəv, kürəkən, yeznə /dɑˈdɯ/
son-in-law
çekim: çoğul dadılar · tamlayan dadının
köken: From Persian دادا (dâdâ).
Felemenkçeschoonzoon (eril) /ˈsxoːn.zoːn/
son-in-law (male partner of one's child)
çekim: çoğul schoonzonen
köken: From Middle Dutch schoonsone, an early calque from Middle French (compare French beau-fils).
Maar er komt een tijd dat Hij er niet meer is. Dan zullen zij hun eten laten staan.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
In enkele culturen die nog bruidsverkoop beoefenen moet een schoonzoon soms voor haar familie werken om zijn vrouw te verdienen.
Portekizcegenro (eril) /ˈʒẽ.ʁu/
son-in-law
çekim: çoğul genros
köken: From Old Galician-Portuguese genrro, *gẽero (“son-in-law”), from Latin generum (“son-in-law”), from Proto-Indo-European *ǵm̥ros, from Proto-Indo-European *ǵem-. Cognate with Galician xenro, Spanish yerno, Catalan, Occitan, and French gendre. Unrelated to gênero.
dias virão, porém, em que lhes será tirado o noivo; nesses dias, sim hão de jejuar.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Yunancaγαμπρός (eril) /ɣamˈbɾos/
son-in-law, specifically daughter's husband · brother-in-law, specifically sister's husband · bridegroom, groom
çekim: çoğul γαμπροί · tamlayan γαμπρού
eş: νυμφίος, νιόπαντρος, μνηστήρας, νεόνυμφος, νιόγαμπρος, νιόπαντρος
köken: Inherited from Byzantine Greek γαμπρός (gamprós), form of γαμβρός (gambrós), from Ancient Greek γαμβρός (gambrós), from Proto-Indo-European *ǵem-.
θελουσιν ομως ελθει ημεραι, οταν αφαιρεθη απ' αυτων ο νυμφιος τοτε θελουσι νηστευει εν εκειναις ταις ημεραις.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››
Korece사위 /sʰa̠ɥi/
son-in-law
köken: First attested as Late Old Korean 沙會 in the Jīlín lèishì (鷄林類事 / 계림유사), 1103. First attested in the Seokbo sangjeol (釋譜詳節 / 석보상절), 1447, as Middle Korean 사회〮 (Yale: sàhwóy).
그러나 신랑을 빼앗길 날이 이르리니 그 날에는 금식할 것이니라Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
İsveççesvärson
a son-in-law; a husband of someone's child
çekim: çoğul svärsöner · tamlayan svärsons
köken: svär- + son
Men den tid skall komma, då brudgummen tages ifrån dem, och då, på den tiden, skola de fasta. --Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Lehçezięć (eril) /ˈʑɛɲt͡ɕ/
son-in-law
çekim: çoğul zięciowie · tamlayan zięcia
köken: Inherited from Old Polish zięć, from Proto-Slavic *zętь.
Ale przyjdą dni, gdy od nich odjęty będzie oblubieniec, a tedy będą pościć w one dni.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Hintçeजमाई, दामाद (eril) /d͡ʒə.mɑː.iː/
son-in-law
çekim: çoğul जमाइयों
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀚𑀸𑀫𑀸𑀤𑀼𑀅 (jāmādua) (with Middle Indo-Aryan -𑀓- (-ka-)), from Sanskrit जामातृ (jā́mātṛ), from Proto-Indo-Aryan *ȷ́ā́mātā, from Proto-Indo-Iranian *ȷ́ā́mātā, from Proto-Indo-European *ǵem-. Compare Punjabi ਜਵਾਈ (javāī), Gujarati જમાઈ (jamāī), Nepali ज्वाइँ (jwāĩ), Bengali জামাই (jamai), Assamese জোঁৱাই (zü̃ai), Marathi जावई (jāvaī), Konkani जांवंय (jāuvaiya). Doublet…
Fincevävy /ˈʋæʋy/
son-in-law
çekim: çoğul vävyt · tamlayan vävyn
köken: From Proto-Finnic *vävü, from Proto-Uralic *wäŋew, cognate to e.g. Estonian väi, Northern Sami vivva, Hungarian vő, Veps vävu and Nganasan биӈи (biŋi).
aile: kotivävy, unelmavävy, vävyehdokas, vävykokelas, vävypoika
Mutta päivät tulevat, jolloin ylkä otetaan heiltä pois, ja silloin, sinä päivänä, he paastoavat.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Çekçezeť (eril) /ˈzɛc/
son-in-law
çekim: çoğul zeťové · tamlayan zetě
eş: zeťák, zeťáček, zetíček
köken: Inherited from Old Czech zět, from Proto-Slavic *zętь, from Proto-Indo-European *ǵenh₁-.
aile: zetíček, zeťáček, zeťák
Ale přijdouť dnové, když od nich odjat bude Ženich, a tehdáž se budou postiti v těch dnech.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Rumenceginere (eril) /ˈd͡ʒinere/
son-in-law · bridegroom
çekim: çoğul gineri · tamlayan ginerelui
köken: Inherited from Latin gener, generi, from Proto-Indo-European *ǵm̥ros, from Proto-Indo-European *ǵem-.
Vor veni zile, cînd va fi luat mirele dela ei, şi atunci vor posti în ziua aceea.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Macarcavej, /ˈvɛj/
alternative form of vő (“son-in-law”)
çekim: çoğul vejek
köken: Back-formation from veje.
De jõnek majd napok, a mikor elvétetik tõlük a võlegény, és akkor bõjtölni fognak azokon a napokon.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
İbraniceחָתָן
הילדים מגיעים מאוחר יותר וחולקים לו כבוד.Diğer çocuklar da gelin ve güveyin etrafına toplanırlar.
Latincegener /ˈɡɛ.nɛr/
son-in-law
çekim: çoğul generī · tamlayan generī
köken: From Proto-Italic *genros, from Proto-Indo-European *ǵm̥ros, from Proto-Indo-European *ǵem-. The current form can be derived from a byform *gemros, assimilating the nasal to make *genros, from which derives a second-declension r-stem.
hanc ego cum vellem generō dare, tempora taedīs
Dancasvigersøn /sviːˀərsœn/
son-in-law (the husband of one's son or daughter)
çekim: çoğul svigersønner · tamlayan svigersøns
köken: From sviger- + søn. Calque of German Schwiegersohn.
Men der skal komme Dage, da Brudgommen bliver tagen fra dem, da skulle de faste på den Dag.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Norveççemåg, svigersønn
Men de dager skal komme da brudgommen blir tatt fra dem, og da skal de faste, på den dag.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Endonezcemenantu, menantu laki-laki /məˈnantu/
child-in-law (daughter-in-law and son-in-law)
çekim: çoğul menantu-menantu
köken: Inherited from Malay menantu (“child-in-law”).
aile: bermenantu, bermenantukan
Tetapi akan tiba saatnya pengantin laki-laki itu diambil dari mereka. Pada waktu itulah mereka akan berpuasa.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››
Vietnamcacon rể, rể /ze˧˩/
son-in-law · short for chú rể (“groom; bridegroom”) (man about to be married)
köken: Non-Sino-Vietnamese reading of Chinese 婿 (SV: tế).
aile: anh rể, con rể, em rể, gửi rể, ở rể, phù rể
Song tới kỳ chàng rể phải đem đi khỏi họ , trong ngày đó họ sẽ kiêng ăn .Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Bulgarcaзет /zɛt/
son-in-law · brother-in-law
çekim: çoğul зе́тьове
köken: From Proto-Slavic *zętь, from Proto-Indo-European *ǵenh₁-.
Ще дойдат, обаче, дни, когато младоженецът ще се отнеме от тях, и тогава, през ония дни, ще постят.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Slovakçazať (eril) /zac/
son-in-law (daughter's husband)
köken: Inherited from Proto-Slavic *zętь, from Proto-Indo-European *ǵenh₁-.
Ale prijdú dni, keď bude vzatý od nich ženích, a vtedy sa budú postiť, v ten deň.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
Slovencezet (eril) /zɛ́t/
son-in-law
çekim: çoğul zétje · tamlayan zéta
köken: From Proto-Slavic *zętь, from Proto-Indo-European *ǵenh₁-.
Pridejo pa dnevi, ko se jim odvzame ženin; in tedaj se bodo postili tisti dan.Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi Eski Türkçe küḏegü [< *küḏe-gü] > küyegü > güyeği > güveyi

Örnek Cümleler

Tom kabinin dışındaki güveyi izledi.
Tom followed the moth outside the cabin.
güveyi ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod