güneşlik

/ɟyneʃˈlic/
noun
TR → EN
"güneşlik" kelimesinin İngilizcesi: awning, blind, sunshade, visor. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelawning
Genelblind
Genelsunshade
Genelvisor

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)güneşliği
Çoğul (-ler)güneşlikler

Tanım

•alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü.
•Bingöl ili Yayladere ilçesine bağlı bir köy.
•güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç
•güneş ışınlarını alan yer.
•siperlik
•Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü
•Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb. şeylere yapılan koruyucu engel
•Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç

Diğer Dillerde

to dazzle; to blind (confuse someone’s sight by means of excessive brightness) · to show off; to pose (try to make an impression on someone by behaving affectedly and/or overstating one’s achievements) · to blind (punish someone by making them blind)
çekim: geçmiş blendete · ortaç geblendet · şimdiki blendet · ulaç blendend
köken: From Middle High German blenden, from Old High German blenten, from Proto-Germanic *blandijaną, from Proto-Indo-European *bʰlendʰ-. Cognate with Dutch blenden, Old English blendan.
aile: abblenden, ausblenden, Blende, blendend, Blender, Blendung, einblenden, überblenden, verblenden
Heute gab es Sonne satt. — Bugün hava günlük güneşlik.
Sie sagt, dies ist eine Welt / Voller Monster und böser Träume / Und wenn die Sonne scheint / Glaubt sie, sie will sie nur blenden
Fransızcaaveugle, aveugler, mal-voyant, mal-voyante, store, visière /a.vœɡl/
blind (physically unable to see) · blind (having poor judgement; unable or unwilling to acknowledge, or to put any effort toward understanding) · blind, unquestioning (unguided or unchecked by objective judgement)
çekim: çoğul aveugles
köken: Inherited from Middle French aveugle from Old French avogle, from Late Latin ab oculīs (“without eyes”, literally “away from the eyes”), possibly a calque of Ancient Greek ἀπὸ ὀμμάτων (apò ommátōn) or more likely from Gaulish exops. The current French form is either an exception to the normal sound shift from Latin '-cl-' or a semi-learned formation; compare the dialectal and popular aveuil…
aile: aveugle-né, aveuglement, bien vu l'aveugle, fenêtre aveugle, tache aveugle, point aveugle
Nous avons créé la chambre réactive, où l'éclairage, la musique, et les volets s'adaptaient à votre état. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
une personne aveugle
amour aveugle
foi aveugle
to blind · to go blind · to block, obstruct (a passageway, etc.)
çekim: geçmiş cegué · ortaç cegado · şimdiki ciega
köken: Inherited from Old Spanish cegar, çegar, from Latin caecāre, from caecus (“blind”). Compare Catalan, Asturian, Galician, and Portuguese cegar.
aile: cegador, cegamiento
Creamos una sala receptiva en la que la música, las luces y las persianas responden a nuestro estado. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
el accidente que le cegó la vida
İtalyancaaccecare, ciecamente, cieco, orbo, tenda /at.t͡ʃeˈka.re/
to blind · to dazzle · to darken, to obscure
çekim: geçmiş accecàto · ortaç accecàto · şimdiki accèca · ulaç accecànte
eş: orbare, privare della vista, rendere cieco, confondere, illudere, obnubilare
köken: From a- + cieco + -are, from Latin caecus.
aile: accecamento, accecarsi, accecato
Abbiamo creato la sala di reazione dove le luci, la musica e le imposte si adattano al vostro stato. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
La luce era così intensa che per un momento è stato accecato
Rusçaсолнечный /ˈsoɫnʲɪt͡ɕnɨj/
sun; solar · sunny
köken: со́лнце (sólnce) + -ный (-nyj), from Proto-Indo-European *sóh₂wl̥, whence English sun and solar.
aile: со́лнечная коли́бри, со́лнечный ве́тер, со́лнечный за́йчик, со́лнечный уда́р
Мы создали чувствительную комнату, где свет, музыка и жалюзи подстраиваются под ваше состояние. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
со́лнечное пятно́
со́лнечный день
Разнообра́знейшие чу́вства, лёгкие, бы́стрые, как те́ни облако́в в со́лнечный ве́треный день, перебега́ли то и де́ло по её глаза́м и губа́м.
Arapçaأعمى, أَعْمَى, عمى, عميا, عَمْيَاء, كَفِيف /ʔaʕ.maː/
blind (unable to see)
çekim: geçmiş أَعْمَيْتُ
zıt: بَصِير
köken: Color or defect adjective from the root ع م ي (ʕ m y).
أنشأنا الغرفة المستجيبة حيث الأضواء والموسيقى والستائر تتعدل حسب رغبتك. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
Farsçaپرده کرکره, کور, مکفوفالبصر, نابینا /ˈkoːr/
blind
köken: From Middle Persian [Book Pahlavi needed] (kwl), 𐫐𐫇𐫡 (kwr), 𐫞𐫇𐫡 (qwr /⁠kōr⁠/, “blind”). Compare Sogdian [script needed] (kwr /⁠kōr⁠/), and Old Armenian կոյր (koyr, “blind”), an Iranian borrowing.
aile: کوری, کور کردن, کور شدن, کورپشه
Azericekor, koruş /cor/
blind
çekim: karşılaştırma daha kor · üstünlük ən kor
köken: Borrowed from Classical Persian کور (kōr).
Kazakçaсоқыр
blind
köken: Cognate to Southern Altai согыр (sogïr), Bashkir һуҡыр (huqır), Nogai сокыр (sokır), Kyrgyz сокур (sokur), Karachay-Balkar сокъур (soqur), Kumyk сокъур (soqur), Tatar сукыр (suqır), Turkish sokur, Uyghur سوقۇر (soqur), Tuvan согур (sogur), etc.
соқыр сенім
соқыр шахмат
Özbekçekoʻr /koɾ/
blind
çekim: karşılaştırma koʻrroq · üstünlük eng koʻr
köken: Borrowed from Classical Persian کور (kōr).
aile: koʻrlik
Felemenkçeklep, verblinden, vizier (dişil) /klɛp/
hatch · visor · valve
çekim: çoğul kleppen
köken: From Middle Dutch cleppe (“rattle used by lepers”). Equivalent to a deverbal from kleppen.
aile: hartklep, lensklep, oogklep, terugslagklep, tussenklep, uitlaatklep, vetklep
We creëerden een reactiekamer waar licht, muziek en de zonwering zich aanpasten aan je gemoedstoestand. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
Portekizceàs cegas, cego, estore, viseira /ˈsɛ.ɡu/
blind (unable to see) · blind; blinded (unable to realise the truth) · dull (not sharp)
çekim: karşılaştırma mais cego · üstünlük o mais cego
zıt: afiado
köken: From Old Galician-Portuguese cego (“blind”), from Latin caecus (“blind”), from Proto-Italic *kaikos (“blind”), from Proto-Indo-European *kéh₂ikos (“one-eyed, blind”).
aile: cegueira, nó cego
Eles são cegos.
Fiquei cega do olho esquerdo.
Vocês estão cegos? A resposta é óbvia!
dead-end, with no exit · stalemate
Δημιουργήσαμε το δωμάτιο ανταπόκρισης όπου τα φώτα, η μουσική και οι περσίδες ρυθμίζονται στην κατάστασή σας. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
Japoncaブラインド, 失明した, 無条件の, 目の見えない, 盲目の /bɯ̟ɾa̠ĩndo̞/
a blind (covering for a window)
köken: Borrowed from English blind.
自己の状態に応じて変化する感応室を作りました 部屋の機器が精神活動のわずかな変化に反応します — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
Çinceха, хазы, 失明, 盲注, 盲目, 簾 /帘 /ʂʐ̩⁵⁵ miŋ³⁵/
to become blind; to lose one's sight
aile: 選擇性失明, 选择性失明
如果沒有人捐助的話,這個小孩就會永遠失明。
如果没有人捐助的话,这个小孩就会永远失明。
左丘失明,厥有國語;……
Korece눈멀다, 블라인드 /pɯɭɭa̠indɯ/
blind (covering for a window)
köken: Borrowed from English blind.
우리는 경음악이나 블라인드가 사람의 상태에 맞춰 조정되도록 반응하는 공간을 만들었습니다 — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
İsveççeförblinda, jalousi, markis (awning), mörk, mösskärm, persienn
to (temporarily) blind (deprive of sight) · to blind (deprive of judgement)
çekim: geçmiş förblindade · ortaç förblindad · ulaç förblindande
köken: för- (“en-”) + blind (“blind”) + -a
De förblindades av röken
Hon var förblindad av kärlek och vägrade tro att han var en solochvårare
förblindad av ideologi
diminutive of dach · peak, visor, vizor (fore piece of a cap) · circumflex (^)
çekim: çoğul daszki · tamlayan daszka
köken: Etymology tree Polish dach Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *-ъkъ Old Polish -ek Polish -ek Polish daszek From dach + -ek.
Stworzyliśmy responsywny pokój, gdzie światła, muzyka i zasłony dostosowywały się do twojego stanu. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
Ukraynacaжалюзі́, засліпи́ти, заслі́плювати, засліпля́ти, козиро́к, осліпи́ти
Hintçeअंधा, अंधा करना, चिक़ /ən.d̪ʱɑː/
blind
çekim: çoğul अंधे
köken: Inherited from Prakrit 𑀅𑀁𑀥 (aṃdha) + Middle Indo-Aryan -𑀓- (-ka-) without cluster simplification, from Sanskrit अन्ध (andha). Doublet of आँध (āndh).
aile: अंधाधुंध, अंधापन, अंधे के हाथ बटेर लगना, अंधों में काना राजा
Fincekäsittämätön, linjakilpi, lippa, markiisi, pienintäkään, puhdas /ˈkæsitːæmætøn/
unthinkable, unbelievable, inexplicable, unfathomable, inconceivable · incomprehensible, inscrutable, unintelligible
çekim: karşılaştırma käsittämättömämpi · üstünlük käsittämättömin
zıt: käsitettävä, ymmärrettävä
köken: käsittää + -mätön
aile: käsittämättömyys, käsittämättömästi
Loimme responsiivisen huoneen, jossa valot, musiikki ja kaihtimet sopeutuivat olotilaasi. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
Käsittämätöntä. Miten voi aikuinen ihminen käyttäytyä noin?
Çekçehledí, kšilt, ochranný štítek, oslepit, oslnit, oslňovat (nötr) /ˈɦlɛɟiː/
visor · the part of the sights of a gun closer to the eye when aiming
çekim: çoğul hledím
köken: From hled + -í.
Vytvořili jsme citlivou místnost, ve které se osvětlení, hudba a rolety přizpůsobí vašemu stavu. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
blind in one eye · short-sighted
köken: Borrowed from Ottoman Turkish كور (kör), from Persian کور (kur).
aile: chiorî
Am creat o cameră ce reacţiona, în care luminile, muzica şi storurile se adaptau stării tale. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
Macarcaellenző, megvakít, napellenző, sild, sisakrostély, vak /ˈɛlːɛnzøː/
opposing, objecting
çekim: çoğul ellenzők
köken: From ellenez (“to oppose, object”) + -ő (present-participle suffix).
aile: ellenzős, fényellenző, kályhaellenző, napellenző, sapkaellenző, sisakellenző, szemellenző → szemellenzős
a törvényjavaslat ellenzői
İbraniceמִצְחִיָּה, סִנְוֵר, עִוֵּר, עיוור, צִלּוֹן, תריס (eril) /iˈveʁ/
blind
çekim: çoğul עיוורים
יצרנו חדר היענות בו האורות המוזיקה והוילונות התכוונו לפי מצבכם. — Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
מִי־יָשׂוּם אִלֵּם אוֹ חֵרֵשׁ אוֹ פִקֵּחַ אוֹ עִוֵּר
Latincebuccula, caecō, caecus, excaeco, occaeco /ˈbʊk.kʊ.ɫa/
little cheek or mouth · the beaver, part of a helmet which covers the mouth and cheeks · two cheeks, one on each side of the channel in which the arrow of the catapulta was placed
çekim: çoğul bucculae · tamlayan bucculae
köken: Etymology tree Celticbor.? Latin bucca Proto-Indo-European *-lós Proto-Indo-European *-elós Proto-Italic *-elos Latin -ula Latin buccula From bucca (“cheek”) + -ula (diminutive suffix).
pressa Cupidinis buccula.
bucculas tergere.
Dancablænde, gardin, persienne, rullegardin
to dazzle, irritate, reduce or deprive vision for a short time (bright light or tears etc.) · to cover; to completely or partially prevent light from entering or leaving
çekim: geçmiş blændde · ortaç blændet · ulaç blændende
köken: From German blenden. Cf. Norwegian Nynorsk blenda and Swedish blända.
aile: blænding, forblænde
Norveççeblende, blinde, skygge

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish كونشلك (güneşlik). By surface analysis, güneş + -lik.

Örnek Cümleler

O, güneşlikleri kapattı.
She pulled down the blinds.
Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.
We created the responsive room where the lights, music and blinds adjusted to your state.
güneşlik ile daha fazla örnek cümle →