engel olma

TR → EN
"engel olma" kelimesinin İngilizcesi: obstruction. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelobstruction

Diğer Dillerde

obstruction, blockage · deadlock
çekim: çoğul Blockierungen · tamlayan Blockierungen
köken: blockieren + -ung
Hindernis? — Engel olmak mı?
Fransızcaobstruction (dişil) /ɔp.stʁyk.sjɔ̃/
block (something that prevents passing) · obstruction
çekim: çoğul obstructions
köken: From Latin obstrūctiōnem.
Obstruction ? — Engel olmak mı?
İspanyolcaobstrucción (dişil) /obstɾuɡˈθjon/
obstruction
çekim: çoğul obstrucciones
eş: obturación, atoramiento, atasco
köken: From Latin obstrūctiōnem.
aile: obstruccionismo, obstruccionista
Sano y salvo para que no cause daño alguno al cuerpo de su señor. — Rablerine orada hiçbir engel olmaksızın bakıcıdırlar.
İtalyancaostruzione (dişil) /os.trutˈt͡sjo.ne/
obstruction, blockage · obstructing, blocking · clog
çekim: çoğul ostruzioni
eş: chiusura, ingorgo, blocco, interruzione, impedimento, intralcio
köken: From Latin obstrūctiōnem.
aile: ostruzionismo, ostruzionista, ostruzionistico
Ostruendo? — Engel olmak mı?
Rusçaобстру́кция, препя́тствие, препя́тствование
Помеха? — Engel olmak mı?
Felemenkçebelemmering, hindernis, obstakel, obstructie (dişil) /bəˈlɛ.məˌrɪŋ/
obstacle
çekim: çoğul belemmeringen
köken: From belemmeren + -ing.
aile: handelsbelemmering
Obstructie? — Engel olmak mı?
Portekizceobstrução (dişil) /o.bis.tɾuˈsɐ̃w̃/
obstruction, obstacle · occlusion · stonewalling
çekim: çoğul obstruções
köken: Borrowed from Latin obstrūctiōnem.
Não se canse de fazer o bem. — Cimriliği hayır yapmasına engel olmadı.
exclusion, elimination · blockade, boycott
çekim: çoğul αποκλεισμοί · tamlayan αποκλεισμού
zıt: συμπερίληψη
köken: Learned borrowing from Koine Greek ἀποκλεισμός (apokleismós) with semantic loan from Italian blocco in the sense 'blockade'. By surface analysis, αποκλείω (apokleío) + -μός (-mós).
Παρεμπόδιση; Ω αυτό δεν γίνετε. — Engel olmak mı? Hayır hiç de değil.
Finceestäminen, este, tukkeuma /ˈestæminen/
verbal noun of estää · interference (illegal obstruction of an opponent)
çekim: çoğul estämiset · tamlayan estämisen
köken: estää + -minen
Älä pysäytä häntä. — Ona engel olma.
Rumenceblocare, împiedicare, obstrucție, obstrucționare (dişil)
locking
çekim: çoğul blocări · tamlayan blocări
köken: From bloca + -re.
Obstacol? — Engel olmak mı?
Macarcaakadály, akadályozás, obstrukció /ˈɒkɒdaːj/
obstacle, hindrance
çekim: çoğul akadályok
köken: From akad (“to get stuck”) + -ály (noun-forming suffix indicating the thing doing the action).
aile: akadályos, akadályoz, akadálytalan, akadályelhárítás, akadályfutás, akadálylovaglás, akadálymentes, akadálypálya, akadályverseny, drótakadály
Azért hogy elérje, ne legyek hercegnő? — Yani bunu Prenses olmama engel olmak için mi yaptın?
Latinceobstructiō
Endonezceobstruksi /ɔp̚ˈstrʊksi/
obstruction
çekim: çoğul obstruksi-obstruksi
köken: From Dutch obstructie, from French obstruction, from Latin obstrūctiō.
aile: diobstruksi, mengobstruksi, obstruksi bilier, obstruksi duodenum, obstruksi intestinal, obstruksi kemih, obstruksi limfatik, obstruksi lumen, obstruksi mekanik, obstruksi nasal
Mengganggu? — Engel olmak mı?
Bulgarcaблокиране, затруднение, преграждане, пречка
Пречка! — Engel olmak mı?
Katalancaobstrucció (dişil) /ops.tɾuk.siˈo/
obstruction
çekim: çoğul obstruccions
köken: Borrowed from Latin obstructiōnem.
Ermeniceխափանում, խոչընդոտում
alternative form of అడ్డము (aḍḍamu)
çekim: çoğul అడ్డాలు
Marathiceअडथळा, अवरोध

Örnek Cümleler

Ona engel olma.
Don't stop him.
Engel olmak mı?
Obstruction?
Çinliler geçişlerine engel olmadı.
The Chinese did not oppose their passage.
Bu yaptığına işe engel olmak derler!
Your act is an obstruction of business!
Cimriliği hayır yapmasına engel olmadı.
The good thing is that she didn't get outrun.
Ancak bu durum olayların bitmesine engel olmadı.
Circumstances, however, prevented the completion of the work.
Yani bunu Prenses olmama engel olmak için mi yaptın?
To stop me from being Princess?
Ne pahasına olursa olsun savaşa engel olmak zorundayız.
We'll have to prevent the war at any cost.
Yoksa (hakka engel olma hususunda) bir iş mi kararlaştırdılar?
Have they settled upon a plan?
Aktivizmi okuluna engel olmadı, fakat daha az boş vakti oldu. [1]
Her activism has not interfered with her schoolwork, but she has had less spare time.[1]
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.
The King may do what he will without hindrance from one whom he has cruelly wronged.
Bu Hindistanda polislik'le ilgili yapılmış yeni bir tanımlama gibi-- Engel olma gücü.
This is something like a new definition ever given in policing in India -- the power to prevent.
engel olma ile daha fazla örnek cümle →