deniz feneri

/dɛniz fɛnɛɾɪ/
noun
TR → EN
"deniz feneri" kelimesinin İngilizcesi: lighthouse, lighthouse. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellighthousenoun
Genellighthouse

Görsel

Deniz kıyısında deniz feneri manzarasıDeniz kenarında sabah ışıklarıyla deniz feneriDeniz feneri ve sisli deniz manzarasıDeniz feneri ve bulutlu deniz manzarası

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)deniz fenerini
Yönelme (-e)deniz fenerine
Bulunma (-de)deniz fenerinde
Çıkma (-den)deniz fenerinden
Tamlayan (-in)deniz fenerinin
Çoğul (-ler)deniz fenerleri

Tanım

•isim: Kıyıların tehlikeli yerlerinde, bazı kaya ve adacıkların üzerinde geceleri deniz taşıtlarına yol gösteren, tepesinde güçlü bir ışık kaynağı olan ışık kulesi; fener

Diğer Dillerde

Almancaleuchtturm (eril) /ˈlɔʏ̯ç(t)ˌtʊʁm/
lighthouse
çekim: çoğul Leuchttürme · tamlayan Leuchtturms
köken: 17th century, from leuchten (“to shine, light up”) + Turm (“tower”)
aile: Leuchtturmcafé, Leuchtturmfest, Leuchtturmführung, Leuchtturmhotel, Leuchtturminsel, Leuchtturmkonzept, Leuchtturmposition, Leuchtturmprojekt, Leuchtturmrestaurant, Leuchtturmrolle
Denken Sie an das Herz des Leuchtturms, voll heiliger und schöner Liebe. — Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.
Fransızcaphare /faʁ/
leading, signature, key, flagship
çekim: çoğul phares
köken: Borrowed from Latin pharus, itself from Ancient Greek Φάρος (Pháros).
Le phare Alguada — Alguada Deniz Feneri.
“La vie en rose” est une des chansons phares d'Édith Piaf.
İspanyolcafanal, faro (eril) /faˈnal/
beacon · bell glass · headlight
çekim: çoğul fanales
eş: farol
köken: Ultimately from Ancient Greek φανάριον (phanárion).
Faro de Alguada — Alguada Deniz Feneri.
İtalyancafaro (eril) /ˈfa.ro/
lighthouse · headlight, headlamp
çekim: çoğul fari
eş: lanterna, fanale, riflettore, proiettore, luce, guida
köken: From Latin pharus, itself from Ancient Greek Φάρος (Pháros).
aile: di là del Faro, di qua del Faro
Faro di Alguada — Alguada Deniz Feneri.
Rusçaмая́к
Бёрдом (George W Bird): — Alguada Deniz Feneri.
Arapçaفَنَار, مَنَار, مَنَارَة
منارة ألجوادا — Alguada Deniz Feneri.
synonym of mayak (“lighthouse”)
çekim: çoğul dəniz fənərləri · tamlayan dəniz fənərinin
köken: Izafet II compound of dəniz (“sea”) + fənər (“lantern”).
Kazakçaмаяк, шамшырақ
beacon, lighthouse
çekim: çoğul шамшырақтар · tamlayan шамшырақтың
köken: From шам (şam, “candle; lamp”) + шырақ (şyraq, “rushlight”).
Felemenkçevuurtoren (eril) /ˈvyːrˌtoː.rə(n)/
a lighthouse · a 250 guilder banknote (before the introduction of the euro) · a redhead, ginger
çekim: çoğul vuurtorens
köken: From vuur (“fire”) + toren (“tower”).
aile: Vuurtoreneiland, vuurtorenlamp, vuurtorenlicht, vuurtorenwachter
Kaap Tsurugi heeft de oudste vuurtoren in westerse stijl van Japan, in gebruik genomen in 1871. — Tsurugi Burnu, 1871'de aydınlatmaya başlamış olan, Japonya'nın en eski batı tarzı deniz fenerine sahiptir.
Portekizcefarol (eril) /faˈɾɔw/
lighthouse (building containing a light to warn or guide ships) · automobile light · traffic light
çekim: çoğul faróis
eş: almenara
köken: Borrowed from Italian farolo, diminutive of faro, from Latin pharus (“lighthouse”), from Ancient Greek Φάρος (Pháros), an island in Alexandria famous for its lighthouse. Compare Italian and Spanish faro, French phare.
aile: farol aceso, farolar, faroleiro, farolete, farolim, farolizar, guarda de farol, navio-farol
Em 1894, foi implementada a iluminação elétrica a bordo. — 1849'da burada bir deniz feneri yapılmışitır.
Yunancaφάρος (eril) /ˈfa.ros/
lighthouse
çekim: çoğul φάροι · tamlayan φάρου
köken: From Koine Greek φάρος (pháros), from the Ancient Greek Φάρος (Pháros), the island at Alexandria's port and its famous lighthouse. Uncertain.
aile: αεροφάρος, ραδιοφάρος, φαρόπλοιο, φαροφύλακας, φαροφυλακή
Υπάρχει ένας φωτεινός ραδιοφάρος στα βόρεια. — Doğu ucunda bir deniz feneri bulunur.
Japonca灯台 /to̞ːda̠i/
a lighthouse · a pole with an oil lamp on top
aile: 灯台草
海岸には1922年(大正11年)に建てられた和田ノ鼻灯台がある。 — Adada 1922 yılında yapılmış bir deniz feneri bulunmaktadır.
Korece등대 /tɯŋdɛ/
lighthouse
köken: Sino-Korean word from 燈臺, from 燈 (“lantern, lamp”) + 臺 (“tower”)
aile: 등대지기, 등댓불
쓰루기 곶에는 1871년에 처음 불을 밝힌 일본에서 가장 오래된 서양식 등대가 있다. — Tsurugi Burnu, 1871'de aydınlatmaya başlamış olan, Japonya'nın en eski batı tarzı deniz fenerine sahiptir.
İsveççefyrtorn (nötr)
a lighthouse in the form of a tower · a tall person
çekim: çoğul fyrtorns · tamlayan fyrtorns
köken: fyr (“lighthouse”) + torn (“tower”)
Lehçelatarnia morska (dişil) /laˈtar.ɲa ˈmɔr.ska/
lighthouse
çekim: çoğul latarnie morskie · tamlayan latarni morskiej
köken: Literally, “sea lantern”.
Alguada - latarnia morska — Alguada Deniz Feneri.
Fincemajakka /ˈmɑjɑkːɑ/
lighthouse · beacon (something that guides) · rotating light, beacon
çekim: çoğul majakat · tamlayan majakan
köken: Borrowed from Russian мая́к (maják, “lighthouse”).
aile: lentomajakka, majakanvartija, majakka-alus, majakkalaiva, majakkalyhty, pohjamajakka, radiomajakka, tunnusmajakka, valomajakka, vilkkumajakka
Virran maine palautettiin 1958. — Deniz feneri 1958 yılında restore edildi.
Çekçemaják (eril) /ˈmajaːk/
lighthouse · flashing light on a vehicle
çekim: çoğul majáky · tamlayan majáku
köken: Borrowed from Russian мая́к (maják, “beacon, lighhouse”).
aile: majáček, majákový
Do kostela byl v roce 1922 zavedený elektrický proud. — Adada 1922 yılında yapılmış bir deniz feneri bulunmaktadır.
Rumencefar (nötr) /far/
lighthouse · beacon · car headlight
çekim: çoğul faruri · tamlayan farului
köken: Borrowed from Latin Pharus, French phare.
Gândeºte-te la divinul ºi frumosul far al sufletului dragostei. — Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.
Macarcavilágítótorony /ˈvilaːɡiːtoːtoroɲ/
lighthouse
çekim: çoğul világítótornyok
köken: világító (“lighting”) + torony (“tower”)
1771-ben új hajóval bővítették. — 1771'de bir limanına deniz feneri yapıldı.
İbraniceמִגדַלוֹר
Latincepharus /ˈpʰa.rʊs/
Pharos, the small island off Alexandria where the famous lighthouse was located.
çekim: çoğul pharī · tamlayan pharī
köken: From Ancient Greek Φάρος (Pháros).
Dancafyr, fyrtårn /fyːˀr/
guy (a younger male person) · boyfriend (a male lover)
çekim: çoğul fyre · tamlayan fyrs
köken: Possibly a contraction of Middle Low German fīrburs (“unemployed craftsman”).
aile: fyrtårn
Endonezcemenara api, mercusuar /məˌnara ˈapi/
lighthouse
çekim: çoğul menara-menara api
köken: Compound of menara (“tower”) + api (“fire”), calque of Dutch vuurtoren (“lighthouse”, literally “fire + tower”).
Vietnamcahải đăng /haːj˧˩ ʔɗaŋ˧˧/
a lighthouse
köken: Sino-Vietnamese word from 海 (“sea”) and 燈 (“lamp”).
Ở giữa đảo có một ngọn đèn biển được xây dựng vào năm 1872. — Adada 1922 yılında yapılmış bir deniz feneri bulunmaktadır.
Bulgarcaфар /far/
beacon · lighthouse (a tower or other structure exhibiting a light or lights to warn or guide sailors) · light, headlight (of a vehicle)
çekim: çoğul фа́рове
köken: Borrowed from Greek φάρος (fáros, “beacon”).
aile: светофа́р
Slovencesvetilnik (eril) /sʋɛtíːlnik/
lighthouse (building containing a light to warn or guide ships)
çekim: çoğul svetílniki · tamlayan svetílnika
Litvancašvyturys (eril) /ʃʲʋʲiːtʊ²ˈrʲiːs/
lighthouse (tower or other structure displaying a light in order to guide ships) · beacon (something that emits a signal)
çekim: çoğul švyturiai̇̃ · tamlayan švỹturio
köken: From švytė́ti (“to glow”) + -urỹs.
aile: švyturė̃lis, švỹturininkas, švỹturininkė, švyturiúoti
švỹturio prižiūrė́tojas
švỹturio šviesà
rãdijo švyturỹs

Etimoloji

deniz + fener

Örnek Cümleler

Deniz feneri var.
There's the lighthouse.
Alguada Deniz Feneri.
Alguada Lighthouse
Bir deniz feneri vardır.
There is a lighthouse.
Hâlâ deniz fenerine gitmek istiyor musun?
Do you still want to go to the lighthouse?
Helios deniz feneri Ehrenfeld'de yer alır.
The landmark of Ehrenfeld is the Helios-lighthouse.
Provincetown'daki Race Point Deniz Feneri (1876)
Race Point Lighthouse in Provincetown (1876)
Bugünkü deniz feneri 1858 yılında inşa edilmiştir.
The present-day lighthouse was built in 1858.
Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.
Think of the lighthouse's holy and beautiful heart of love.
Tom, deniz feneri bekçisi ve yalnız bir hayat sürüyor.
Tom is a lighthouse keeper and leads a lonely life.
Deniz fenerinde yeniden yapılanma ve yeniden inşa dönemi
Reconstruction into a lighthouse and rebuilding
Cayo Bolivar'da bir Kolombiya Donanması deniz feneri var.
There is a Colombian Navy lighthouse on Cayo Bolivar.
Keri; adanın güneyinde, deniz feneri olan bir dağ köyüdür.
Keri, on the south of the island, is a mountain village with a lighthouse.
deniz feneri ile daha fazla örnek cümle →

İlgili Sorular

Akrabalarıma aldığım bu hediyeler (mısır kokulu mum, kardan adam havlusu, at takvimi, wafer çubukları, deniz feneri takvimi, Noel süsü) hoşuna gider mi?
Düşük gelirle aldığım bu hediyeler (elma kokulu mum, kardan adam havlusu, at takvimi, wafer çubukları, deniz feneri takvimi, Noel kapı süsü) akrabalarım için uygun mu?
Kuzey Kutbu'nda bir deniz feneri var ve ışık demiri saniyede bir kez dönüyor; atmosferin etkisi ve Dünya'nın dönüşü ihmal edildiğinde, ışığın ışını ışık hızında ne kadar uzakta teğetsel olarak ilerler sorusunu sormuştum. Cevap, ışınların radikal hareket ettiğini ve teğetsel bir bileşeni olmadığını belirtti. Şimdi, deniz fenerinden "d" kadar uzakta halka biçiminde bir ayna (anulus) olduğunu düşünün.
Bir deniz feneri Kuzey Kutbu'nda bulunuyor ve ışık demiri saniyede bir tam dönüş yapıyor. Atmosferin zayıflamasını ve Dünya'nın dönmesini hesaba katmadan, ışık ışınının ışık hızıyla teğetsel olarak ne kadar uzakta olacağını sormuştum; cevap fotonların sadece radyal olarak hareket ettiğini, teğetsel bir hızı olmadığını belirtti. Şimdi: Deniz fenerinden "d" mesafede halka şeklinde bir ayna (anulus) varmış gibi hayal edin.
28 yaşında düşük gelirim var; amcam için elma kokulu mum, favori amcam için kardan adam mutfak havlusu, 2007 at takvimi, vanilyalı wafer çubukları, dedem için 2007 deniz feneri takvimi ve büyükannem için Noel kapı süsü aldım. Bu hediyeler uygun mu?