dalgıç

/dɑɫˈɡɯt͡ʃ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"dalgıç" kelimesinin İngilizcesi: frogman, diver, diver, plunge, frogman. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfrogmannoun
Geneldivernoun
Geneldiver
Genelplunge
Genelfrogman
Genelloon
Genelfrogman
Genelloon
Geneldiver
Geneldiver
Genelcommon gull
Genelcommon gull
Görsel
Siyah dalgıç saati - su altı keşifTüplü dalgıç silüeti - gün batımı sahnesiRolex GMT Master dalgıç saat fotoğrafıDalgıç adam yüksek dalga atlayışı - deniz sporu
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)dalgıcı
Yönelme (-e)dalgıca
Bulunma (-de)dalgıçta
Çıkma (-den)dalgıçtan
Tamlayan (-in)dalgıcın
Çoğul (-ler)dalgıçlar
Tanım
•Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse.
•Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse; balık adam, kurbağa adam.
•Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse
•Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse
Diğer Dillerde
Almancamöwe (dişil) /ˈmøːvə/
gull, seagull
çekim: çoğul Möwen · tamlayan Möwen
eş: Deutschland, Emma
köken: Borrowed from Middle Low German mêwe, mêve, from Old Saxon *mēwa, from Proto-West Germanic *maiwā, from Proto-Germanic *maiwaz. Cognate with German Low German Mööv, Meev, Dutch meeuw, English mew, Old Norse már.
Er schnitt sogar die Druckstöcke selbst. — Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.
dive · the forward tilt of an automobile when braking
çekim: çoğul plongées
eş: vue plongeante
aile: antiplongée, cloche de plongée, lunettes de plongée, masque de plongée
C'est un excellent nageur et plongeur. — Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.
diving
çekim: çoğul buceadores
köken: From bucear + -dor.
Levantada por los frailes. — Dalgıçlar tarafından kullanılır.
to immerse, dip, plunge
çekim: geçmiş immèrso · ortaç immèrso · şimdiki immèrge · ulaç immergènte
eş: mettere a bagno, mettere a mollo, bagnare, inzuppare, intingere, tuffare
köken: From Latin immergere.
aile: immergersi, immersione, immerso
Quello nell'angolo in alto è un piccolo subacqeo. — Yukarda köşede küçük bir dalgıç var.
Rusçaводолаз, жулик, мошенник (eril) /vədɐˈɫas/
diver, frogman, plunger · Newfoundland dog
çekim: çoğul водола́зы · tamlayan водола́за
eş: гидронавт, ныряльщик, ныряльщик
köken: From вода́ (vodá, “water”) + -о- (-o-) + -лаз (-laz), combining form of ла́зить (lázitʹ, “to climb, to clamber”).
aile: водола́зка
Он профессиональный ныряльщик. — O profesyonel bir dalgıç.
у кого́ четы́ре гла́за, тот похо́ж на водола́за (у кого́ четы́ре у́ха, тот похо́ж на Ви́нни-Пу́ха)
Arapçaغَطَّاسٌ, غَوَّاصٌ
هي يستطيع الغطاس أن يحقق دخولا ممزّقا؟ — Dalgıç iyi bir dalış yapabilecek mi?
Farsçaغوطه رفتن
Azericedalğıc
frogman, diver
çekim: çoğul dalğıclar · tamlayan dalğıcın
köken: Inherited from Old Anatolian Turkish [script needed] (dalġuc). Cognate with Turkish dalgıç, compare Gagauz dalgıç.
Felemenkçeduiker (eril) /ˈdœy̯.kər/
an underwater diver · a gymnastic diver · a fairly narrow water passage under roads and dikes; a culvert
çekim: çoğul duikers
köken: From Middle Dutch dukere. By surface analysis, duiken (“to dive”) + -er.
aile: brilduiker, diepzeeduiker, geelsnavelduiker, grondduiker, ijsduiker, kuifduiker, papegaaiduiker, parelduiker, roodkeelduiker, zeeduiker
Het is een goede zwemmer en duiker. — Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.
Portekizcemergulhador, mergulhadora (eril) /meʁ.ɡu.ʎaˈdoʁ/
diver (someone who dives) · diver (someone who works underwater)
çekim: çoğul mergulhadores
Há ali um pequeno mergulhador ao canto. — Yukarda köşede küçük bir dalgıç var.
Yunancaδύτης
αυτός που καταδύεται, που κολυμπάει υποβρυχίως, συνήθως φέροντας ειδικό εξοπλισμό καταδύσεων
Η ωσμωτική πίεση του διαλύματος. — Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.
潜水をする人。潜水夫。潜水士
堆積物はそれ自体の圧力で固まっていった。 — Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.
Korece다이버, 잠수부
도산은 스스로 이것을 실천하였다. — Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.
İsveççedykare
a diver (someone who dives (with diving gear)) · a diving beetle, an insect of the biological family Dytiscidae.
çekim: çoğul dykares · tamlayan dykares
köken: dyka + -are
aile: attackdykare, djuphavsdykare, dykardräkt, dykarklocka, dykarsjuka, dykarur, dykarutrustning, fridykare, kemdykare, räddningsdykare
Fardhems socken och hembygdsförening — Kelebek ve Dalgıç Giysisi
Lehçenurek (eril) /ˈnu.rɛk/
diver (person)
çekim: çoğul nurkowie · tamlayan nurka
köken: Etymology tree Proto-Slavic *nurъkъ /*norъkъ Polish nurek Inherited from Proto-Slavic *nurъkъ /*norъkъ.
Jest doskonałym pływakiem oraz nurkiem. — Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.
Ukraynacaноре́ць
Чувирла і Чудовисько. — Dalgıç ve dev mercan.
Hintçeगोताखोर, ग़ोताख़ोर /ɣoː.t̪ɑː.xoːɾ/
diver
çekim: çoğul ग़ोताख़ोरों
köken: From ग़ोता (ġotā, “diving”) + -ख़ोर (-xor, “doer”).
Fincesukellus, sukeltaja, syöstä /ˈsukelːus/
diving, dive
çekim: çoğul sukellukset · tamlayan sukelluksen
köken: sukeltaa (“to dive”) + -us
aile: avantosukellus, häkkisukellus, jääsukellus, kevytsukellus, laitesukellus, lavasukellus, pelastussukellus, savusukellus, sukellusalus, sukellusheijaste
Joten aloin tutkia helmikalastajia. — Ve inci dalgıçlarını araştırmaya başladım.
Çekçepohroužit se, ponořit se, potápěč, potápěčka, potopit se, vrhnout se (eril) /ˈpotaːpjɛt͡ʃ/
diver (person who dives)
çekim: çoğul potápěči · tamlayan potápěče
köken: From potápět + -č.
Pokud ale umí dýchat v bahně. — Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.
to plunge, immerse, immerge, dip, sink
çekim: geçmiş afundat · ortaç afundat · şimdiki afundă
köken: Inherited from Vulgar Latin *affundāre, derived from Latin fundus (“bottom”). By surface analysis, a- + fund + -a. Compare Aromanian afundari.
Masoneria și Marea Unire. — Dalgıç ve büyük Ay Denizanası.
Macarcabúvár /ˈbuːvaːr/
diver · someone committed to studying or researching a field · loon (any of various birds, of the order Gaviiformes, of North America and Europe that dive for fish and have a short tail, webbed feet and a yodeling cry)
çekim: çoğul búvárok
köken: From the búv- stem of bújik + -ár.
aile: búvárkodik → könnyűbúvárkodik, búvárfelszerelés, búvárharang, búvármadár, búvárruha, búvársisak, búvárszemüveg, búvárúszás, könnyűbúvár, lélekbúvár
Kiváló úszó és mászó. — Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.
természetbúvár
lélekbúvár
İbraniceאָמוֹדַאי, צוֹלֵל
פוקר שקרנים — Dalgıçkuşu videoları
Latincemergō, ūrīnātor, ūrīnātrīx
Dancadykker
a diver (person who dives under water as a profession or sport)
çekim: çoğul dykkere · tamlayan dykkers
köken: From dykke + -er.
aile: dykkerklokke
Vægttabet er selvinduceret. — Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.
Norveççestuper
Klipp fra den ble vist gjennom hele videoen. — Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.
Vietnamcathợ lặn /tʰəː˧˨ʔ lan˧˨ʔ/
diver
köken: thợ + lặn.
Liệu vận động viên lặn có thể thực hiện trọn vẹn cú lao xuống nước — Dalgıç iyi bir dalış yapabilecek mi?
Bulgarcaводолаз, гмуркам се, гмуркане, гмуркач, потапям, потапям се
scuba diver, frogman
Ще може ли гмуркачът да направи идеалния скок? — Dalgıç iyi bir dalış yapabilecek mi?
Slovakçapohrúžiť, ponoriť, ponoriť sa, potopiť sa, skočiť, vnoriť sa /skɔt͡ʃic/
to jump
çekim: geçmiş skočil som · ortaç skočivší · şimdiki skočili by sme
köken: Etymology tree Proto-Slavic *skočiti Slovak skočiť Inherited from Proto-Slavic *skočiti.
Takže som začal skúmať lovcov perál. — Ve inci dalgıçlarını araştırmaya başladım.
Etimoloji
dal + -gıç
Örnek Cümleler
Tom iyi bir dalgıç.
Tom is a good diver.
Dalgıç kanala atladı.
The frogman jumped into the canal.
Dalgıçlar geri dönemedi.
The divers didn't make it back.
O bir profesyonel dalgıç.
He's a professional diver.
Tom bir mağara dalgıcıdır.
Tom is a cave diver.
Tom derin deniz dalgıcıdır.
Tom is a deep-sea diver.
Dalgıçların havası tükeniyor.
The divers are running out of air.
Dalgıçlar tarafından kullanılır.
Used by dancers.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.
Your engine just destroyed itself.
Dalgıç iyi bir dalış yapabilecek mi?
Will the diver be able to pull off a rip entry?
Yukarda köşede küçük bir dalgıç var.
That's a little diver up there in the corner.
Dalgıç ve yapı ustası şeytanları da.
And the devils -- the builders and divers of all kinds,
dalgıç ile daha fazla örnek cümle →
İlgili / Bileşik Terimler
Geneldiving bell