bedavacı
TR → EN
"bedavacı" kelimesinin İngilizcesi: deadbeat. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldeadbeat
Tanım
•her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kişi, beleşçi, abacı, lüpçü
•Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse
Diğer Dillerde
AlmancaFaulpelz, fix und fertig, Gammler, Schnorrer, völlig erschöpft (eril)
lazybones
çekim: çoğul Faulpelze · tamlayan Faulpelzes
eş: Faulenzer, Nichtstuer, Nichtstuerin, Sesselfurzer, fauler Hund, fauler Sack
köken: faul + Pelz
Also Leute gewöhnen sich nicht an die Almosen; sie gewöhnen sich an die Netze. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
İspanyolcafaltón, incumplidor /falˈton/
rude
çekim: çoğul faltones
eş: faltista
köken: From falto (“lack [of respect]”) + -ón.
Entonces, las personas no se acostumbran a los regalos; ellos se acostumbran a los mosquiteros. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
Ellas dicen que el pasado domingo respondieron en ese tono faltón, pero la grabación pública de sus cánticos no se oye bien.
Rusçaдармоед (eril) /dərmɐˈjet/
sponge, sponger, parasite, scrounger
çekim: çoğul дармое́ды · tamlayan дармое́да
köken: дармово́й (darmovój, “free, gratuitous”) + -ед (-ed, “eater”).
Так что люди привыкают не к бесплатным раздачам, они привыкают к сеткам. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
Felemenkçeleegloper
een nutteloos, waardeloos persoon
eş: luiaard, nietsnut, baliekluiver, lanterfant, flierefluiter
Mensen worden dus niet gewoon aan gratis bedeling; ze worden gewoon aan muskietennetten. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
Portekizceaproveitador, parasita, vagabundo (eril) /a.pɾo.vej.taˈdoʁ/
someone who takes advantage
çekim: çoğul aproveitadores
köken: From aproveitar + -dor.
As pessoas não se habituam à oferta, habituam-se aos mosquiteiros. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
Lehçepasożyt, wykończony (eril) /paˈsɔ.ʐɘt/
parasite (organism)
çekim: çoğul pasożyty · tamlayan pasożyta
eş: parazyt
zıt: żywiciel
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *peh₂- Proto-Indo-European *péh₂sti Proto-Balto-Slavic *pāˀstéi Proto-Slavic *pàsti Old Polish paść Proto-Slavic *-i- Old Polish -i- Old Polish rzyć Old Polish pasirzyt Polish pasożyt Inherited from Old Polish pasirzyt. By surface analysis, paść (“to graze”) + -o- + rzyć (“butt”), literally “butt grazer”. Compare Latin parasitus.
aile: pasożytny, pasożytnik, pasożytować
Przyzwyczaili się do moskitier, nie do prezentów. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
idler, loafer
çekim: çoğul flákači · tamlayan flákače
eş: pecivál, povaleč, lenoch, zahaleč, nemakačenko, nefachčenko
zıt: pracant
köken: From flákat + -č.
idle, lazybones (especially a male or a group)
çekim: karşılaştırma léhűtőbb · üstünlük legléhűtőbb
köken: From lé (“liquid, solution, soup, brew, infusion, concoction”) + hűtő (“cooling”), from hűt (“to make cold”) + -ő (present-participle suffix), referring to a pointless, unnecessary action, such as cooling down a liquid or soup that would cool on its own anyway.
Tehát nem az ingyen hálóhoz szoknak hozzá, hanem a szúnyoghálóhoz. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
Bulgarcaбезделник, капнал от умора (eril) /bɛzˈdɛɫnik/
idler, lazybones, loafer
köken: From без- (bez-) + де́лник (délnik)
Значи хората не свикват с подаянията -- те свикват с мрежите. — Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
Ermeniceծույլ մարդ
Makedoncaпараспур
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerbedavacı ile daha fazla örnek cümle →
Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.
So people do not get used to handouts; they get used to nets.
Bu model aynı zamanda bedavacılık sorununun yerel yönetim bazında çözümü olarak da görülmektedir.
This problem is also known as the fragmentation problem in the context of Global Model Management.