to harass, torment
çekim: geçmiş drangsalierte · ortaç drangsaliert · şimdiki drangsaliert · ulaç drangsalierend
köken: Drangsal + -ieren
aile: Drangsalierung
Ein Diktator kann nicht ohne Macht leben. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
harassment; bullying
çekim: çoğul harcèlements
köken: From harceler + -ment.
aile: harcèlement sexuel
Elle ne le pressa pas. — O ona baskı yapmadı.
harassment · bullying
çekim: çoğul acosos
eş: acosamiento, aplique, hostigamiento, hostigamiento
köken: Deverbal from acosar.
aile: acoso callejero, acoso escolar, acoso laboral, acoso sexual, antiacoso, ciberacoso
Un dictador no puede vivir sin la fuerza. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
bullying
çekim: çoğul bullismi
köken: From bullo + -ismo.
aile: cyberbullismo
Un dittatore non può fare a meno dell'uso della forza. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
Не заставляй меня! — Bana baskı yapma!
لا يستطيع الدكتاتور أن يعيش بدون استخدام القوة — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
abuse
çekim: çoğul abusos
köken: Borrowed from Latin abūsus.
aile: abusar, abusivo, abuso de autoridade
Um ditador não pode viver sem força. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
η συμπεριφορά του νταή
eş: παλικαρισμός, ζοριλίκι
Ένας δικτάτορας δεν μπορεί να ζήσει χωρίς βία. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
「いじめる」の未然形及び連用形。
彼らは人々に 恐れを持って生きることを望んでいたのです — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
bullying
köken: Borrowed from Japanese 苛(いじ)め (ijime).
독재자는 지배력 없이 살 수 없습니다. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
bullying
çekim: çoğul mobbningar · tamlayan mobbnings
köken: mobba + -ning. Attested since 1969.
En diktator klarar sig inte utan styrka. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
mobbning i skolan
Dyktator nie przetrwa bez siły. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
Hintçeदादागिरी (dişil) /d̪ɑː.d̪ɑː.ɡɪ.ɾiː/ bullying · hooliganism, gangsterism
çekim: çoğul दादागिरियाँ
köken: दादा (dādā) + -गिरी (-girī)
verbal noun of kiusata · harassment
çekim: çoğul kiusaamiset · tamlayan kiusaamisen
köken: kiusata + -minen
aile: koulukiusaaminen, nettikiusaaminen, työpaikkakiusaaminen, verkkokiusaaminen
bullying · chicane
çekim: çoğul šikany · tamlayan šikany
eş: šikanování, rozrážeč
köken: Borrowed from German Schikane, from French chicane.
bullying · victimization · harassment
çekim: çoğul mobninger · tamlayan mobnings
köken: From mobbe + -ning. Cf. also English mobbing.
aile: cybermobning, sexmobning
to bully
köken: ăn + hiếp.
aile: ma cũ ăn hiếp ma mới
Một kẻ độc tài không thể tồn tại nếu không có vũ lực. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
Диктатор не може да живее без сила. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
bullying
köken: Verbal noun of šikanovať (šikanov(ať) + -anie).
Diktátor nemôže žiť bez sily. — Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.
bullying
çekim: tamlayan bulaíochta
köken: From bulaí + -acht.
bullying, mobbing · interception
çekim: tamlayan eineltis
aile: leggja í einelti, eineltiratsjá, jarðstýrt einelti
the act of frightening or terrorizing
çekim: çoğul ահաբեկումներ
köken: ահաբեկել (ahabekel) + -ում (-um)