üçkâğıtçı

/yt͡ʃ.ca.ɯtˈt͡ʃɯ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"üçkâğıtçı" kelimesinin İngilizcesi: trickster, grifter, scammer. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltricksternoun
Genelgrifternoun
Genelscammernoun
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)üçkâğıtçıyı
Yönelme (-e)üçkâğıtçıya
Bulunma (-de)üçkâğıtçıda
Çıkma (-den)üçkâğıtçıdan
Tamlayan (-in)üçkâğıtçının
Çoğul (-ler)üçkâğıtçılar
Tanım
•(doğrusu): üçkâğıtçı
•dolandırıcı, hilekâr, sahtekâr
•dolandırıcı, hilekâr, sahtekâr kimse
•Üçkâğıt oyunu oynatan
•Üçkâğıt oyunu oynatan kimse
•Oynatıcının el çabukluğuyla yer değiştirip kapalı olarak bıraktığı, ikisi aynı, biri değişik üç iskambil kâğıdından değişik olanını bulmaya dayanan hileli oyunu oynatan kimse
•Yalancı, dolandırıcı
Diğer Dillerde
AlmancaBetrüger, Gauner, Schwindler, Trickbetrüger (eril) /bəˈtʁyːɡɐ/
agent noun of betrügen; deceiver, fake, double-dealer · fraud, impostor, imposter, fraudster (person) · con artist, con man, scammer, cheat, cheater, swindler, confidence trickster
çekim: çoğul Betrügern · tamlayan Betrügers
eş: Defraudant
zıt: Betrogener
köken: betrügen (“to cheat, swindle”) + -er
Er war ein Trickbetrüger, ja. — Evet düzenbazdı, evet, üçkağıtçıydı.
Fransızcafilou, tricheur (eril) /fi.lu/
thief, pickpocket · rascal, rogue · trickster
çekim: çoğul filous
köken: Probably a dialectal form of fileur.
Il n'est plus employé comme stoppeur par les Nationals. — Artık Üçkağıtçı olmadığı da Halk tarafından anlaşılmıştır.
İspanyolcaengañabobos, trasgo /enˌɡaɲaˈbobos/
trickster
eş: engañifa, engañanecios, engañapichanga, chotacabras
köken: Verb-object compound, composed of engaña (“to deceive”) + bobos (“stupid people”).
La razón por la que el calamar está dispuesto a aguantar a estos pequeños vándalos es porque quiere esa luz. — Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.
kobold
çekim: çoğul coboldi
La ragione per cui il calamaro tollera tutto questo show è che ha bisogno di quella luce — Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.
Rusçaплут, мошенник, шулер (eril) /ˈʂulʲɪr/
rook, cardsharper, sharp, blackleg
çekim: çoğul шулера́ · tamlayan шу́лера
köken: Borrowed from Polish szuler.
Причина, по которой кальмар согласен мириться с этой ерундой, в том, что ему нужен этот свет. — Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.
Japoncaトリックスター
イカにはこの光が必要だからです この共生関係の仕組みはこうです: — Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.
İsveççejoker, lurifax /ˈjoːkɛr/
joker
çekim: çoğul jokrar · tamlayan jokers
köken: From English joker.
Anledningen till att bläckfisken är villig att stå ut med de här skojarna är att den vill åt ljuset. — Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.
Lehçehochsztapler, hochsztaplerka, naciągacz, naciągaczka (eril) /xɔxˈʂta.plɛr/
blagger, charlatan, con artist, grifter, huckster, hustler, mountebank, scammer, scrounger, swindler (someone who pulls confidence games)
çekim: çoğul hochsztaplerzy · tamlayan hochsztaplera
köken: Etymology tree German Hochstaplerbor. Polish hochsztapler Borrowed from German Hochstapler.
aile: hochsztaplerstwo
Kałamarnica toleruje tę błazenadę ponieważ potrzebuje tego światła. — Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.
Fincetemppuilija, veijari /ˈtempːui̯lijɑ/
trickster · agent noun of temppuilla
çekim: çoğul temppuilijat · tamlayan temppuilijan
köken: temppuilla + -ja
Saksalaiset ovat hyvin ovelia. — Almanlar çok üçkâğıtçı.
Latincemagus, trīcō /ˈma.ɡʊs/
magic, magical
çekim: çoğul magī · tamlayan magī
köken: From Ancient Greek μάγος (mágos, “magician”), from Μάγος (Mágos, “Magian”), of an indeterminate Old Iranian origin (see Μάγος (Mágos) for details).
Bulgarcaмошеник, фокусник (eril) /moˈʃɛnik/
rascal, rogue, lowlife · knave, fraud, swindler, cheat (dishonest, deceitful person)
çekim: çoğul моше́ници
köken: Borrowed from Russian моше́нник (mošénnik), derived from Russian мошна́ (mošná, “sack, purse”) (Proto-Slavic *mošьna) + suffix -ик (-ik).
Причината, поради която сепията е готова да търпи подобни щуротии, е, че тя иска тази светлина. — Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.
Katalancaengalipador
Galiçyacabromista
Galcecastiwr, chwaraewr triciau
İrlandacaáilteoir, anstrólaí, bobaire, cleasaí, spaisteoir, tumlálaí (eril)
trickster, practical joker · clown
çekim: çoğul áilteoirí · tamlayan áilteora
köken: From áilt (“prank, lark”) + -óir.
aile: áilteoireacht, áilteortha, fo-áilteoir
Esperantoruzulo, trompisto /ruˈzulo/
clever, sly, cunning person
çekim: çoğul ruzuloj
köken: Etymology tree Esperanto ruza Esperanto -ulo Esperanto ruzulo From ruza + -ulo.
Makedoncaи́змамник, магио́ничар, па́лавко, па́лавник, шега́џија, шего́биец
Sanskritçeमायिन् /mɑː.jín/
deceptive, guileful, illusory, skilled in enchantment (RV., AV., ŚvetUp.) · subject to illusion (BhP.)
köken: From माया (māyā́, “illusion”) + -इन् (-in, “possessing”).
Etimoloji
üçkâğıt + çı
Kelime Ailesi
üçkâğıtçılı
üçkâğıtçılık
üçkâğıtçısız
üçkâğıtçıyken
üçkâğıtçıyla
üçkâğıtçıysa
kâğıtçı
üç
Örnek Cümleler
Almanlar çok üçkâğıtçı.
The Germans are very crafty.
O üçkağıtçı biri olmalı.
She must be a swindler.
Evet düzenbazdı, evet, üçkağıtçıydı.
He was a con man, yeah, a con artist.
Burada da üçkâğıtçılığın inceliklerini öğrenmeye başlar.
At these he learned of the discovery of limelight.
Artık Üçkağıtçı olmadığı da Halk tarafından anlaşılmıştır.
The mill is no longer open to the public.
Hakkındaki her şeyi, yani küçük bir üçkağıtçı ve fırsatçı olduğunu biliyordur.
It's made him very secure, a little smug, perhaps?
Fakat üçkağıtçılık başlayınca, gizem derinleşir ve taktikler daha fena hale gelir.
But when he kills himself, things get more sticky and the maneuverings more desperate.
Frank'in üçkağıtçılığı zamanla gelişir, hatta kendisini bir havayolu pilotu gibi tanıtmaya başlar.
Soon, Frank's cons increase and he even impersonates an airline pilot.
üçkâğıtçı ile daha fazla örnek cümle →