unthinkable

/ʌnˈθɪŋkəbəl/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"unthinkable" kelimesinin Türkçesi: düşünülemez. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldüşünülemez

Tanım

•incapable of being conceived or considered

Diğer Dillerde

İspanyolcaimpensable
İtalyancaimpensabile
Rusçaнемы́слимый
Arapçaلَا يَخْطُرُ عَلَى الْبَالِ
Felemenkçeondenkbaar
Portekizceimpensável
Korece상상도 할 수 없는
İsveççeotänkbar
Lehçeniewiarygodne
Rumencede neconceput, de neimaginat, imposibil, inconceptibil, incredibil, inimaginabil
Latinceincōgitābilis
Norveççeutenkelig
Bulgarcaневероятен, немислим
Esperantonepensebla

Örnek Cümleler

O düşünülemezdi.
It was unthinkable.
O, düşünülemezi yaptı.
She did the unthinkable.
Tom düşünülemeyeni yaptı.
Tom did the unthinkable.
Üçüncü seçenek düşünülemez.
The third option is unthinkable.
Jamal olmadan yaşamak düşünülemez.
Living without Jamal is unthinkable.
Ekonomik sonuçları neredeyse tahayyül edilemez.
The economic consequences are almost unthinkable.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.
After three days, she did an unthinkable thing.
Sanjo, daha hızlı tempoda durma yapmaksızın çalınır.
Sanju does the unthinkable all the time.
Söyleşiye başladık ve ona o akıl almaz soryu sordum.
And we had a conversation, and then I asked her this unthinkable question.
Giysi giyerek bir saunaya girme düşüncesi düşünülemezdir.
The idea of entering a sauna wearing clothes is unthinkable.
Üretken düşünce ve yaratıcılık; hayal gücü olmadan düşünülemez.
Productive thinking and creativity are unthinkable without imagination.
Hiç düşünmek istemediğimiz sona doğru ilerlediğimizi görüyoruz.
What we are witnessing here is a trajectory that leads straight to the unthinkable.