Ana içeriğe geç
Sözlük
/
suture

suture

/ˈs(j)uː.tjə(ɹ)/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"suture" kelimesinin Türkçesi: dikiş, dikiş yeri, (tıb.) yara kenarlarının dikiş ile birleştirilmesi, bu kenarları birleştiren dikiş, kafatası kemiklerinin dikişe benzeyen ek yerleri. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldikiş
Geneldikiş yeri
Genel(tıb.) yara kenarlarının dikiş ile birleştirilmesi
Genelbu kenarları birleştiren dikiş
Genelkafatası kemiklerinin dikişe benzeyen ek yerleri
Genel(bot.) sutur
Geneldikişle birleştirmek.

Görsel

Dikiş makinesi - deri ve kumaş desenleriDikiş makinesi ve kumaş - terzilik sanatındaKumaş döşemeli sandalye örtüsü - dikiş detaylarıDikiş iğnesi ve renkli dikiş ipliği - durağan yaşam

Tanım

join with a suture
thread of catgut or silk or wire used by surgeons to stitch tissues together

Etimoloji

From Middle English suture, from Latin sūtūra (“suture”), from suere (“sew, join or tack together”) + -tūra (forms action nouns).

Örnek Cümleler

Dikişler kırmızıdır.
Sutures are red.
Lakabı "Linsanity"dir.
The suture is lineai'.
Ötüşü çok belirgindir.
The suture is very distinct.
Yaylı Tuzak ona etki etmez.
The distinct suture is not appressed.
Tedavi sonrası bakım - Dikişler
AfterCare - Sutures
Kas fasya duvarı dikişlerle sıkılaştırılır.
The muscle fascia wall is tightened with sutures.
Yedi Meşale Topluluğu'nun kurucularındandır.
The seven whorls are parted by impressed sutures.
Kaş, alın, kafa derisi lambdoid dikişe kadar.
Eyebrow, forehead, scalp all the way to the lambdoid suture.
Kaldırma, kanatucu tarafından sınırlandırılmaz.
The suture is not channeled.
Tembel, aç gözlü, şakacı ve kendini beğenmiştir.
The suture is narrowly corded, noduled and spotted.
Eskişehir'e göre yaklaşık 5 derece serin (soğuk) olur.
The five whorls slope down flatly (barely convex) from the suture.
Suriye'de ise 4-5 milyon Nusayri (Arap Alevisi) vardır.
There are 4–5 whorls with deep sutures between them.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod