straddle

/ˈstɹæd.əl/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"straddle" kelimesinin Türkçesi: apışma, bacaklarını ayırıp oturmak, (k.dili) taraf tutmamak, apışarak bir şeyin üstünde durmak veya oturmak, iki tarafı birden idare etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelapışma
Genelbacaklarını ayırıp oturmak
Genel(k.dili) taraf tutmamak
Genelapışarak bir şeyin üstünde durmak veya oturmak
Geneliki tarafı birden idare etmek
Genel(ask.) hedefin hem önüne hem arkasına vurmak
Genelapışık vaziyette bacaklar arasındaki mesafe. straddle a guestion münakaşada iki tarafı birden tutmak.
Genelbacaklarını açıp durmak veya yürümek apışıp durmak
Genelbacaklarını ayırmak

Tanım

•be noncommittal
•the option to buy or sell a given stock (or stock index or commodity future) at a given price before a given date; consists of an equal number of put and call options

Diğer Dillerde

Almancaabdecken, ausweichen, breitbeinig stehen, Grätsche, grätschen, mit gespreizten Beinen stehen
Fransızcaenfourcher, se mettre à califourchon
İtalyancadivaricare, scavalcare, sedersi a cavalcioni
Rusçaсидеть верхом
Arapçaاِمْتَطَى
Felemenkçeschrijlings zitten op, voor en achter een doel schieten, zich vrijblijvend opstellen
Portekizcemontar
Japonca跨がる
İsveççegränsla, grensla
Lehçerozkrok
Ukraynacaрозставити ноги, сидіти верхи
Hintçeदोनों ओर टाँगें करके बैठना, पैर फैलाकर बैठना, बताने के लिये अनिच्छुक होना
Fincehaara, haarukoida, istua hajareisin jonkin päällä, jatkua molemmin puolin, käännellä, levittäytyä
Macarcakét oldalán fekszik / terül el, közrefog, összeköt, szétvetett lábbal / lovaglóülésbenül (meg), terpesz, terpeszt
Latincevārīcō
Bulgarcaвъзсядам, разкрач, хващам във вилица
Litvancaapsižergti, apžergti, sėdėti apžergus
İrlandacasrathair
Oksitancaaforcar, encambar, enforcar, escambarlar

Etimoloji

As a verb, attested since the 1560s. Most likely, an alteration of dialectal striddle. The noun is first attested in the 1610s.

Kelime Ailesi

astraddle
bestraddle
double straddle
short straddle
side-straddle hop
spraddle
straddle carrier
straddlewise
straddlingly
unstraddle

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Ulster bayrağı
Flag of Ulster (Historic nine-county province, straddles border)
Tereddüt edersen, potu iki katına çıkar.
If in doubt, straddle.
Titlis, Obwalden ve Bern kantonlarının arasındadır.
Titlis straddles the border between Obwalden and Bern.
The Source, albüme 5 üzerinden 4 Mikrofon verdi.[1]
Few artists can straddle the line between commercial and underground hip-hop."[16]
Şehir Mureș Nehri vadisinde yer alır ve Sebeș nehri üzerinde yer alır.
The city lies in the Mureș River valley and it straddles the river Sebeș.
Bu ev, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırda yer almaktadır.
This house straddles the border between Canada and the United States.
"Ölmeden önce Uluslararası Tarih Değiştirme Çizgisi'nin üzerine durmak istiyorum."
"Before I die, I want to straddle the International Dateline."
Geçtiğimiz yüzyıl içinde iki kez bölünen Gora halkı, bugün üç ayrı ülkeye dağılmış durumda.
Divided twice over the past one hundred years, the Gorani community now straddles three countries.