O senin annene vurulmuş. 🔊
He was smitten with your mother. 🔊
Tom, Mary'ye tutulmuştu. 🔊
Tom was smitten by Mary. 🔊
Tom, Mary'ye vurulmuştu. 🔊
Tom was smitten by Mary. 🔊
Dan hemen Linda'ya vuruldu. 🔊
Dan was immediately smitten with Linda. 🔊
Tom abayı Mary'ye yakmıştı. 🔊
Tom was smitten by Mary. 🔊
Dan hemen Linda'ya aşık oldu. 🔊
Dan was immediately smitten with Linda. 🔊
Biraz beni etkilemiş olsa da. 🔊
Though I was smitten by it for a bit. 🔊
Teknolojiye vurulmuş durumdayız. 🔊
We're smitten with technology. 🔊
O senin annene deli gibi aşık oldu. 🔊
He was smitten with your mother. 🔊
Yani buna tamamen vurulmuştum, ve daha fazlasını yapmalıydım. 🔊
So, I was completely smitten by this, and had to do more. 🔊
"Sadece şunu söylüyoruz: 'İlahlarımızdan biri seni kötü çarpmış." 🔊
All we can say is that some of our gods have smitten you with evil." 🔊
Allah’tan ki gelini kaçıran nikâhlı eşiymiş de rahat bir nefes aldık. 🔊
Yet we esteemed him a leper smitten by god. 🔊