Savaşa benzemiyor.
It has no resemblance to a battle.
Benzerlik olağanüstü.
The resemblance is uncanny.
Bir benzerlik görüyor musun?
Do you see a resemblance?
Hiçbir benzerlik görmüyorum.
I don't see any resemblance.
Benzerliği açıkça görüyorsunuz.
Obviously, you see the resemblance.
Bir benzerlik gördüğümü sandım.
I thought I saw a resemblance.
Bir muharebe ile benzerliği yoktur. . .
It has no resemblance to a battle ...
Onlar arasında çarpıcı bir benzerlik vardı.
There was a striking resemblance between them.
Tıpkı babası gibi fevri bir kişiliği vardır.
He also bears a striking resemblance to his father.
Bu iki erkek arasındaki benzerlik esrarengiz.
The resemblance between these two men is uncanny.
Iliamna Yanardağı hiç de Redoubt'a benzememektedir.
In fact, the characters bore no resemblance whatsoever to Pali.
İsa'nın yüzü Rafael'in yüzüyle bazı benzerlikler taşır.
The features of Christ bear some resemblance to a self-portrait of Raphael's.