"replete" kelimesinin Türkçesi: dolu, tamamıyle dolmuş. repletion dolgunluk, (tıb.) kan dolgunluğu.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldolu
Geneltamamıyle dolmuş. repletion dolgunluk
Genel(tıb.) kan dolgunluğu.
Tanım
•(followed by ‘with’) deeply filled or permeated
•fill to satisfaction
Atasözü & Deyim
“Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır”
“Ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır”
“Bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu”
“Dam dolusu tükenmiş, damlayan tükenmemiş”
Etimoloji
From Middle English replete (adjective) and repleten (verb), from Old French replet, from Latin repletus.
Örnek Cümleler
Spor yıllıkları, büyük siyah sporcuların isimleriyle doludur.
The annals of sports are replete with the names of great black athletes.
Uluslararası ekonomi geçerli çözümler aranan sorunlardan mustariptir.
The international economy is replete with problems that need adequate answers.
Yine de bu çevrimiçi aktivizm, Beheshti’nin hikayesi gibi risklerle doluydu.
Yet this online activism has been replete with risks — as the Beheshti case has demonstrated.
Komünizm sonrası geçiş dönemi, yolsuzluk ve ahlaki olmayan davranış örnekleri ile doludur.
The post-communist transition is replete with cases of corruption and unethical behaviour.