predicament
/pɹɪˈdɪkəmənt/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"predicament" kelimesinin Türkçesi: kategori., bela, hal, halet, durum. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkategori.
Genelbela
Genelhal
Genelhalet
Geneldurum
Genelvaziyet
Genel(man.) cins
Genelkötü hal
Görsel


Tanım
•a situation from which extrication is difficult especially an unpleasant or trying one
Diğer Dillerde
AlmancaDilemma, Kategorie, Lage, missliche Lage, Zwangslage, Zwickmühle
Fransızcacatégorie, classe, mauvaise passe, prédicament, situation délicate, situation difficile
İspanyolcaaprieto, apuro, atolladero, predicamento
İtalyancasituazione difficile
Rusçaзатрудне́ние, затрудни́тельное положе́ние, катего́рия, положение
Azericesıxıntı
Felemenkçehachelijke situatie, klasse
Yunancaπαλιοκατάσταση
Japonca窮地
İsveççeobehaglig situation, predikament
Lehçekłopotliwa sytuacja
Hintçeदुर्दशा
Çekçenepříjemná situace, nesnáz, ošemetná situace, šlamastyka, složitá situace, svízel
Macarcabaj, gond, kategória, kellemetlenség, kutyaszorító, slamasztika
Norveççeknipe
Bulgarcaзатруднение, категория
Marathiceआपत्ति, दशा, बिकट प्रसंग
Oksitancacategoria, classa, condicion, estat
Etimoloji
From Middle English predicament, from Old French predicament, from Late Latin praedicāmentum (“that which is predicated, a predicament, category”).
Kelime Ailesi
antepredicament
egocentric predicament
predicament bondage
predicamental
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
tight spot
Örnek Cümleler
Acıklı çıkmaz!
Piteous predicament!
Çıkmazımı açıkladım.
I explained my predicament.
Benzer bir açmaza sahibiz.
We have a similar predicament.
Emma ve Frank Churchill, 1898 tarihli illüstrasyon
Emma feels some sympathy for Jane's predicament.
Aynı zamanda da bu düşünceden yola çıkılmasını kanıtlar.
Now she has to find a way out of that predicament as well.
Her çıkmaz, her olgu senin varlığının içine bir aynadır.
Every predicament, every phenomenon is a mirror into your own being.
Bazı kişiler onların mahkemede sorumlu tutulmasını istemekteydi:
No one twisted their arms , they are solely to blame for their predicament.
Dillinger, Casey'e yardım eder ve kimseye görünmemesi için Finch'e götürür.
Dillinger rescues Casey and takes him to Finch, who is sympathetic to Casey's predicament.
Çiftin üç erkek çocuğunun en büyüğüdür (diğerleri Mustafa Şefkati, İsmail Kâzım).
The sailors realize their predicament: three men, but only two girls.
Majestelerine komplo kuruldu ve... Tahtı bir takım zalimler tarafından alıkondu !
His Majesty is in such predicament because his throne has been forcibly abdicated to the villains.
Bu çıkmazdan kurtulmanın en kolay yolunun "asılsız suçlamaların geri alınması" olduğunu söyledi.
The easiest way out of the predicament, he said, "was a retraction of unfounded charges".
İlgili Sorular
Bu kategori en aktif olan kategori midir?
Bu kategori, en çok etkileşim alınan kategori mi?
Bu kategori, en çok etkinliğe sahip kategori olarak kabul ediliyor mu?
Sporlar bölümünde silahlar için bir kategori bulunmuyor; bu kategori neden eksik, birçok yarışma var.
Neden bu kategori içinde hiç soru görünmüyor?