melancholy

/ˈmelənkəli/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"melancholy" kelimesinin Türkçesi: karasevda, karasevdalı., melankoli, melankolik, kasvet: melankolik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkarasevda
Genelkarasevdalı.
Genelmelankoli
Genelmelankolik
Genelkasvet: melankolik
Genelcan sıkıntısı
Genelkasvetli. melanchol'ic hüzünlü

Tanım

•a humor that was once believed to be secreted by the kidneys or spleen and to cause sadness and melancholy
•grave or even gloomy in character

Diğer Dillerde

Fransızcamélancolie
İspanyolcaengurrio, melancolía
İtalyancamalinconia
Rusçaмеланхо́лия
Arapçaسَوْدَاوِيَّة
Farsçaمالنخولیا, مالیخولیا
Azericemelanxoliya
Felemenkçeweemoed
Portekizcemelancolia
Japonca憂鬱, 鬱病
Korece우울, 침울
İsveççesvårmod, tungsinne
Çekçemelancholie
Macarcamelankólia
İbraniceמְלַנְכּוֹלְיָה, מָרָה שְׁחוֹרָה
Latincemelancholia
Norveççesvartsyn, tungsinn
Vietnamcatrầm cảm
Slovakçamelanchólia
Slovencemelanholija
Litvancamelancholija

Kelime Ailesi

melancholily
melancholiness
melancholist
melancholize
melancholy thistle
solemncholy
unmelancholy

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
black bile
melancholic
pensiveness
sadness
somber
atrabiliary
atrabilious
bleak
blitheless
blue
blueness
blues
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Ben melankoliden muzdaripim.
I suffer from melancholy.
George bunalımdan bahsediyor.
George spoke of melancholy.
Yüzü melankolik gibi görünüyor.
His face looks melancholy.
O bir melankoli üstesinden gelindi.
He was overcome by a feeling of melancholy.
Melankoli, üzgün olmanın neşesidir.
Melancholy is the joy of being sad.
Derin bir melankolik sese sahiptir.
It has a deep melancholy ring.
Sen gerçekten melankolimin panzehirisin.
You are truly an antidote for my melancholy.
Kışın sık sık melankoliden muzdarip olurum.
In winter, I often suffer from melancholy.
Ofis siyah cenaze açın: araçlar melankoli çan;
Turn from their office to black funeral: Our instruments to melancholy bells;
"Yesterday" ayrılıkla ilgili akustik bir balladdır.
"Yesterday" is a melancholy ballad about the break-up of a relationship.
Tom melankoli ve depresyon arasındaki farkı söyleyemez.
Tom can't tell the difference between melancholy and depression.
Ben Haruhi Suzumiya'nın melankoli'sini okumak istemiyorum.
I don't want to read the Melancholy of Haruhi Suzumiya.