malice
/ˈmælɪs/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"malice" kelimesinin Türkçesi: kötülük, bedhahlık, garaz, muziplik, iğneleme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkötülük
Genelbedhahlık
Genelgaraz
Genelmuziplik
Geneliğneleme
Genel(huk.) ızrar niyeti. malice aforethought
Genelmalice prepense (huk.) taahhüt.
Genelart niyet
Genelkötü niyet
Tanım
•the quality of threatening evil
Atasözü & Deyim
“Kötülük her kişinin kârı, iyilik er kişinin kârı”
Diğer Dillerde
Fransızcamalice, malveillance, méchanceté
İspanyolcamalicia
İtalyancacattiveria, malignità, malizia
Arapçaحِقْد
Azericeqərəz
Felemenkçekwaadaardigheid
Portekizcemaldade, malignidade
İsveççeillvilja
Lehçepakość, zła wola, złoba, złośliwość
Çekçezlomyslnost
Rumencemaliție, malițiozitate
Macarcamalícia, rosszakarat, rosszindulat
Latincemalitia
Bulgarcaзлонамереност
Taycaความมุ่งร้าย, เจตนาร้าย
İzlandacaillgirni, meinfýsni
Esperantomalico
Malayalamcaദുഷ്ടത
Faroeceillskapur, óndskapur, óreinskapur
Etimoloji
From Middle English malice, borrowed from Old French malice, from Latin malitia (“badness, bad quality, ill-will, spite”), from malus (“bad”).
Kelime Ailesi
actual malice
constructive malice
malice aforethought
malice in fact
malice in law
malice murder
malice prepense
maliceful
maliceless
malicious
mute of malice
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Özgün adı Absence of Malice.
Its name is Malice.
Onu kötü niyet olmadan yaptı.
He did it without malice.
Bunu kötü bir niyetle yapmadım.
There was no malice involved.
2005. ss. 21–26. 1 2 Brion (1998).
1 2 Brion, J.; Chakir, A.; Charbonnier, J.; Daumont, D.; Parisse, C.; Malicet, J. (1998).
Onun yaptığında hiçbir kötü niyet yoktu.
There was no malice in what he did.
Ona karşı hiçbir kötü niyet taşımıyorum.
I bear him no malice.
O bizim gruba karşı kötülük taşımaktadır.
She bears malice toward our group.
Biz sana iyi demek, biz hiçbir kötülük ayı.
We mean well to thee; we bear no malice.
Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Thus, He would make your malice become public.
Muhalefet kötü niyetle birlikte ellerini ovuşturuyor.
The opposition is rubbing their hands together in malice.
O zaman da, Allah, bütün ahlâkî zaaflarınızı ortaya çıkarırdı.
Thus, He would make your malice become public.
Bu tür şeyler çoğunlukla kötülükten daha ziyade bir kaza sonucudur.
Such things are often a result of accident rather than malice.