Çocuk bir şehvetli Miley Cyrus videosu izliyor. 🔊
The kid is watching some lustful Miley Cyrus video. 🔊
Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı. 🔊
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness. 🔊
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için. 🔊
"I made a covenant with my eyes, how then should I look lustfully at a young woman? 🔊
Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler. 🔊
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness. 🔊
Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı. 🔊
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness. 🔊
(Resulüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı. 🔊
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness. 🔊
Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı. 🔊
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness. 🔊
50 yaşında yaşlı bir kocakarı bana şehvetli teklifler yaptı; beni öpmek istedi. 🔊
An old hag of 50 years made me lustful propositions; she wanted to kiss me. 🔊
Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı. 🔊
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness. 🔊
“Siz kadınların ötesinde, şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Yok, yok anlaşıldı! 🔊
See, you approach men lustfully instead of women; no, you are a people that do exceed.' 🔊
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı. 🔊
and delivered righteous Lot, who was very distressed by the lustful life of the wicked 🔊
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler. 🔊
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness. 🔊