Ana içeriğe geç
Sözlük
/
incense

incense

/ɪnˈsɛns/2 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"incense" kelimesinin Türkçesi: buhur, tütsü, kızdırmak, öfkelendirmek, darıltmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbuhur
Geneltütsü
Genelkızdırmak
Genelöfkelendirmek
Geneldarıltmak.
Geneltütsülemek
Geneltütsünoun
Genelgünlük
Geneltütsü
Geneltütsü
Genelherhangi güzel bir koku.
Genelbuhur yakmak

Görsel

Antik Altın İşlemeli Buhur Tası ve Yükselen Dumanlarla Mistik AtmosferIşık ve Gölgenin Dansı: Sonbahar Atmosferinde Antik Buhurluk ve MumlarGeleneksel Altın İşlemeli Buhurdanlık ve Yükselen Tütsü Dumanı ile SakinlikAltın İşlemeli Fantastik Buhurdanlık ile Mistik Atmosfer ve Dekoratif Şıklık

Tanım

make furious
the pleasing scent produced when incense is burned

Etimoloji

From Middle English encens, from Old French encens (“sweet-smelling substance”) from Late Latin incensum (“burnt incense”, literally “something burnt”), neuter past participle of incendō (“to set on fire”). Compare incendiary. Doublet of incienso. Displaced native Old English rēcels.

Örnek Cümleler

Hurri tütsü kabı
Hurrian incense container
6:3 Her gün buhur yak Ex.
6:3 To burn incense every day — Ex.
Tütsü yakan bir kadın 1919
The Incense Burner, ca. 1919
Aferin, şimdi tütsüyü söndür.
Good, now put the incense out.
Tütsüyü yakmamı ister misiniz?
May I light up the incense?
Gözlerimle gördüm, tütsümüz...
I saw with my own eyes that our incense...
Ben genellikle evde tütsü yakmam.
I don't usually burn incense at home.
Tütsü yakmayı bırak! Astımım var.
Stop burning incense! I have asthma.
Her nedense bana karşı öfkeliydi.
She was somehow incensed against me.
Burada bir adamla buluşmam söylendi.
Incense. I was told to meet a man here.
O yoga yaparken tütsü yakmayı sever.
She likes to burn incense while practising yoga.
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:
Here's the incense. boy speaking native language:
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod