grievous

/ɡɹiː.viː.əs/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"grievous" kelimesinin Türkçesi: üzücü, acıklı, ıstırap veren acı veren, elem ifade eden, ağır cezaya lâyık. grievously fena surette. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelüzücü
Genelacıklı
Genelıstırap veren acı veren
Genelelem ifade eden
Genelağır cezaya lâyık. grievously fena surette
Genelacıklı. grievousness vahamet
Genelkeder verici
Genelacıklılık .
Genelelem verici

Tanım

•shockingly brutal or cruel

Diğer Dillerde

Fransızcagrave
Rusçaмучи́тельный, печа́льный, тяжкий
Felemenkçepijnlijk
İsveççeallvarlig
Rumencedureros
Faroeceálvarsamur, álvarsligur

Etimoloji

From Middle English grevous, from Anglo-Norman grevous, from Old French grever, from Latin gravō (“to burden”). Developed in the 13th century. Equivalent to grief + -ous.

Kelime Ailesi

grievous bodily harm
grievously
grievousness
overgrievous

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
distressing
flagitious
grave
heartbreaking
life threatening
painful
troublesome
atrabiliary
atrabilious
austere
dangerous
dangersome

Örnek Cümleler

Büyük bir günde
On a grievous day,
Büyük bir günde.
On a grievous day,
Büyük bir günde?
On a grievous day,
[19,88-95; 37,150]
You utter grievous things indeed!
Büyük bir gün için,
On a grievous day,
Büyük bir gün için.
On a grievous day,
Bu, acı bir azabdır.
That would be a grievous affliction.
Pek büyük bir gün için.
On a grievous day,
Çok büyük bir gün için.
On a grievous day,
İnletici bir azaptır bu.
That would be a grievous affliction.
İşte bu, acı bir azaptır.
That would be a grievous affliction.
Acı bir azap var onlara...
There is a grievous punishment for them.