fidget

2 hece
C2 seviye
EN → TR
"fidget" kelimesinin Türkçesi: rahatsızlık, sinirlilik: yerinde duramayan kimse, (çoğ.) huzursuzluk, yerinde duramamak, durmadan kımıldanmak veya kımıldatmak. fidgety rahat durmayan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrahatsızlık
Genelsinirlilik: yerinde duramayan kimse
Genel(çoğ.) huzursuzluk
Genelyerinde duramamak
Geneldurmadan kımıldanmak veya kımıldatmak. fidgety rahat durmayan
Genelkıpır kıpır.
Genelrahat oturamamak

Tanım

•a feeling of agitation expressed in continual motion
•move restlessly

Diğer Dillerde

İspanyolcamoverse compulsivamente, moverse nerviosamente, no parar de moverse, no quedarse quieto, revolverse
Rusçaверте́ться, егоза́, ёрзать, непосе́да
Felemenkçede kriebels hebben, friemelen, zenuwlijder
Portekizceestar inquieto
Japoncaせかせかする
Lehçewiercić się, wiercipięta
Rumencea se foi
Macarcababrál, fészkelődik, izeg-mozog, mocorog
Norveççesprelle
Bulgarcaвъртя се, шавам
Estoncanihelema
Katalancaballaruga, bellugar-se, belluguet
İrlandacabheith corrthónach, bheith giongach, bheith míshocair, giodam, goraí, útamálaí
Tagalogcakuyakoy
Esperantosvingiĝi
Afrikancavroetel, vroetelaar

Etimoloji

From fidge (“to fidget”) + *-et (frequentative ending), possibly from Middle English *-ten, from Old English -ettan.

Kelime Ailesi

fidget pie
fidget spinner
fidget stone
fidget toy
fidget-bottom
fidget-spinning
fidgeter
fidgetin
fidgetingly
fidgetsome
fidgety
unfidgeting

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Herkes kıpır kıpır oluyor.
Everyone is getting fidgety.
Size huzursuz mu görünüyorum?
Do I appear fidgety to you?
Tom sandalyesinde rahat oturamadı.
Tom fidgeted in his chair.
Okullar stres çarklarını yasakladılar.
The school banned fidget spinners.
Stres çarkları öğrenciler arasında popülerdir.
Fidget spinners are popular with students.
Çünkü yalancıların her zaman kıpır kıpır hareket ettiğini düşünürüz.
Because we think liars fidget all the time.
'Kraliçe onun gözlük taktı ve Şapkacı, solgun ve fidgeted döndü bakıyordu başladı.
Here the Queen put on her spectacles, and began staring at the Hatter, who turned pale and fidgeted.