Acı dayanılmaz.
The pain is excruciating.
Çok acı vericiydi.
It was excruciating.
Ağrı dayanılmazdı.
The pain was excruciating.
Acı ızdıraplı oldu.
The pain became excruciating.
Sabahleyin ağrı ızdıraplıydı.
In the morning, the pain was excruciating.
Tom ızdırap verici ağrı içindeydi.
Tom has been in excruciating pain.
O çok şiddetli şekilde sıkıcı görünüyor.
That looks so excruciatingly boring.
Bilim eziyet verici olmaktan çok eğlenceliydi.
Science was entertaining rather than excruciating.
Sol ayak parmağımda ızdıraplı bir acı hissettim.
I felt excruciating pain in my left big toe.
Dayanılamayacak kadar acı vericiydi, fakat yaptım.
It was excruciatingly painful, but I did it.
Sen en büyük zayıflığımı keşfettin: dayanılmaz ağrı.
You discovered my biggest weakness: excruciating pain.
Sıkışık bir halde ve kramplı, dayanılmaz acı veriyor.
It's fixed in a clenched spasm and it's excruciatingly painful.