examination

/ɪɡˌzæmɪˈneɪʃən/5 hece
B2 seviye
EN → TR
"examination" kelimesinin Türkçesi: sınav, imtihan, yoklama, muayene, teftiş. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsınav
Genelimtihan
Genelyoklama
Genelmuayene
Genelteftiş
Geneltetkik
Genel(huk.) sorgu. examination paper imtihan kâğıdı. give an examination imtihan etmek
Genelsınav yapmak. pass an examination imtihan vermek
Genelsınavı geçmek. postmortem examination otopsi. take an examination imtihana girmek. sit for an examination (ing.) imtihana girmek.

Görsel

Kamuflajlı askerlerin sabah antrenmanında şınav egzersizi ve disiplinAçık havada profesyonel ekip ile disiplinli şınav antrenmanı ve fitness çalışmasıYarım kalan bilgelik, tamamlanmamış olanın sınavıdır

Tanım

•the act of giving students or candidates a test (as by questions) to determine what they know or have learned

Diğer Dillerde

İspanyolcaexamen, examinación
İtalyancaesame, visita
Rusçaзачёт, иссле́дование, медосмо́тр, осмо́тр, прове́рка, рассмотре́ние
Arapçaاِخْتِبَار, اِمْتِحَان, فَحْص
Özbekçeekzamen, imtihon, koʻrik, sinov
Tatarcaимтихан
Portekizceexame
Ukraynacaекза́мен, і́спит, о́гляд
Rumenceconsult medical, examen medical, examinare
Macarcaátvizsgálás, bevizsgálás, ellenőrzés, kivizsgálás, vizsga, vizsgálat
İbraniceמִבְחָן
Norveççeundersøkelse

Etimoloji

From Middle English examinacioun, from Old French examinacion, from Latin exāminātiō. Morphologically examine + -ation.

Kelime Ailesi

bar examination
blue book examination
clinical examination
cross examination
cross-examination
direct examination
entrance examination
exam
examination of conscience
examination paper
examination table
examination-in-chief
examinational
examinationless
eye examination
final examination
imperial examination
matriculation examination

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ön hazırlık
Preliminary examination
O sınavı geçti.
He passed the examination.
Sınavdan kaldı.
He failed in the examination.
Sınavı geçemedi.
He couldn't pass the examination.
O, sınavı geçti.
She passed the examination.
Sınavı geçebildi.
He managed to pass the examination.
John sınavı geçti.
John passed the examination.
Sınava girmeliydi.
He should have taken the examination.
Sınav çok yaklaştı.
The examination is close at hand.
Sınavı geçememişti.
He wasn't able to pass the examination.
Son sınav çok zordu.
The last examination was very difficult.
Dün bir sınav olduk.
We had an examination yesterday.