douse
/daʊs/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"douse" kelimesinin Türkçesi: daldırmak, batırmak, ıslatmak, suya dalmak, (k.dili) su ile söndürmek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldaldırmak
Genelbatırmak
Genelıslatmak
Genelsuya dalmak
Genel(k.dili) su ile söndürmek.
Tanım
•cover with liquid; pour liquid onto
Diğer Dillerde
Almancaauslöschen, löschen, platschen, plötzlich abtauchen, plötzlich untertauchen, plötzlich wegtauchen
Fransızcaimmerger
İspanyolcaapagar, aplacar, extinguir
Rusçaгаси́ть, облива́ть, обли́ть, окуна́ть, окуну́ть, погаси́ть
Portekizceimergir
Fincekastaa, pudota veteen, sammuttaa, upottaa, vetäistä alas
Rumencemuia
Bulgarcaгася, намокрям, потапям
Etimoloji
Probably of North Germanic origin, related to Swedish dunsa (“to plumb down, fall clumsily”), Danish dunse (“to thump”). Compare Old English dwǣsċan (“to extinguish”) and douse below.
Kelime Ailesi
douser
dousing-chock
Örnek Cümleler
Tom kamp ateşini söndürdü.
Tom doused the campfire.
Alev hızla su ile ıslatılır.
The flame is quickly doused with water.
Sami, Leyla'nın evini benzinle ıslattı.
Sami doused Layla's apartment with gasoline.
Onlara kulak misafiri olan Althaea hemen ocağı söndürür ve odun parçasını saklar. [1]
Overhearing them, Althaea immediately doused and hid it.[8]
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.
If you put the same amount in a Petri dish and douse it with empathy, it can't survive.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.
The bodies were then doused with petrol, but they were only partially burned and not buried.