disquiet

/dɪsˈkwaɪət/3 hece
EN → TR
"disquiet" kelimesinin Türkçesi: üzüntü., üzmek, merak, endişe, huzursuzluk. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelüzüntü.
Genelüzmek
Genelmerak
Genelendişe
Genelhuzursuzluk
Genelhuzur kaçırıcı. disquietude rahatsızlık
Genelrahatsız etmek
Genelendişe vermek
Genelhuzurunu kaçırmak
Genelüzüntü. disqui eting merak verici
Genelrahatsız edici

Görsel

Venedikte Üzüntüler Köprüsü ve Dar Kanalın Büyüleyici Tarihi GörünümüAntrasit Termos Formunda Üzüntülü Yüz Tasarımı ve Graffiti Detayı

Tanım

•disturb in mind or make uneasy or cause to be worried or alarmed
•the trait of seeming ill at ease

Diğer Dillerde

İspanyolcainquietar, inquietud
Yunancaανησυχώ
Ukraynacaбенте́жити, непоко́їти, хвилюва́ти
Latincedīvidia

Etimoloji

Etymology tree Proto-Indo-European *dwóh₁ Proto-Indo-European *d(w)is- Proto-Italic *dis- Latin dis- Old French des-bor. ▲ Latin dis-bor. Middle English dis- English dis- English quiet English disquiet From dis- + quiet.

Örnek Cümleler

Onlar aşırı bir kuşku içinde idiler.
They too were filled with disquieting doubt.
Çünkü onlar şüphe ve endişe içindeydiler.
They too were filled with disquieting doubt.
Doğrusu, onlar katmerli bir kuşku içindedirler.
They too were filled with disquieting doubt.
Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardı
They too were filled with disquieting doubt.
Çünkü onlar, kuşku verici bir tereddüt içinde idiler.
They too were filled with disquieting doubt.
Gerçek şu ki onlar, tutarsızlığa iten bir kuşku içindeydiler.
They too were filled with disquieting doubt.
Şüphesiz onlar, kendilerini endişeye düşüren bir korku içindeydiler.
They too were filled with disquieting doubt.