deprive
/dɪˈpɹaɪv/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"deprive" kelimesinin Türkçesi: mahrumiyet., (gen.) of ile mahrum etmek, yoksun bırakmak, kaybettirmek. deprivali yoksunluk. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmahrumiyet.
Genel(gen.) of ile mahrum etmek
Genelyoksun bırakmak
Genelkaybettirmek. deprivali yoksunluk
Tanım
•take away
Diğer Dillerde
Almancaberauben
Fransızcapriver (de)
İspanyolcadesproveer, privar
İtalyancaprivare, sottrarre, togliere
Rusçaлиша́ть, лиши́ть, отнима́ть, отня́ть
Arapçaأَفْقَدَ
Azericeəldən almaq, məhrum etmək
Felemenkçeberoven, ontnemen
İsveççeavhända, beröva, förvägra
Lehçepozbawiać, pozbawić
Ukraynacaпозба́вити, позбавля́ти
Macarcamegfoszt
Latincedēmō, viduō
Dancaberøve
Bulgarcaлишавам, отнемам
Taycaพราก
Katalancadesposseir
Sanskritçeहरति
Etimoloji
From Middle English depryven, from Old French depriver, from Medieval Latin dēprīvō, from Latin dē- + prīvō.
Kelime Ailesi
deprivable
deprival
deprivement
depriver
redeprive
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Hayır, biz mahrum olduk.
Indeed, we have been deprived of the fruits of our labour."
Biz mahrum edilenleriz."
In fact we have been deprived of it."
Ateşin halkı uzak olsunlar.
Deprived (of all joys) will be the inmates of Hell.
Biz ulaşımdan mahrum edildik.
We were deprived of transportation.
"Doğrusu, yoksun bırakıldık."
Indeed, we have been deprived of the fruits of our labour."
Biz ulaşımdan yoksun bırakıldık.
We were deprived of transportation.
Bütün şehir sudan mahrum edildi.
The whole city was deprived of water.
"Doğrusu mahrum bırakıldık biz."
Indeed, we have been deprived of the fruits of our labour."
O, medeni haklarından mahrum edildi.
He was deprived of his civil rights.
Hayır, doğrusu biz mahrum bırakıldık!
No. In fact we have been deprived of it."
"Yok, doğrusu biz yoksun bırakıldık."
No. In fact we have been deprived of it."
Rahmetten uzak olsun o cehennemlikler!
Deprived (of all joys) will be the inmates of Hell.