"cramped" kelimesinin Türkçesi: okunaksız, sıkışık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelokunaksız
Genelsıkışık
Örnek Cümleler
Bu oda sıkışık.
This room is cramped.
Biraz kasılmış olacak.
It's going to be a little cramped.
Bu çok küçük ve sıkışık.
It's very small and cramped.
Gerçekten zor ve sıkışık olmalı.
A car. Of course, it's hard. Uncomfortable and cramped.
Bu sıkışık odadan elimden geldiğince çabuk taşınmak istiyorum.
I want to move out of this cramped room as soon as I can.
İşçiler koyulmayıhayal içinde yaşamak sık sık on iki yirmi bir odada.
The workers live in cramped quarters often twelve to twenty in a room.
Arka koltukta bütün valiz ve eşyalarla birlikte otururken eciş bücüş oldum.
I felt cramped sitting in the back seat with all the luggage.
Bu, genellikle bu yerlerin sıkışık ve kirli yaşam koşullarından kaynaklanıyordu.
This was often due to the cramped and dirty living conditions of these places.