"cockle" kelimesinin Türkçesi: buruşturmak, buruşmak., delice, tarak, küçük hafif sandal. cockleshell tarak kabuğu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelburuşturmak
Genelburuşmak.
Geneldelice
Geneltarak
Genelküçük hafif sandal. cockleshell tarak kabuğu
Genelküçük hafif sandal
Genelkırışık. corn cockle karamuk
Genel(bot.) Agrostemma githago It warmed the cockles of my heart. Beni çok memnun etti.
Genelbuğdaygiller arasında yetişen zararlı ot.
Genelmidye ve istiridyeye benzer eti yenir bir deniz hayvanı
Genel(zool.) Cardium edule
Genelbu hayvanın kabuğu
Tanım
•common edible, burrowing European bivalve mollusk that has a strong, rounded shell with radiating ribs
From Middle English cockil, cokil, cokylle, from Old English coccel (“darnel”), of unknown origin, perhaps from a diminutive of Latin coccus (“berry”).