cockle

/ˈkɒkl̩/2 hece
EN → TR
"cockle" kelimesinin Türkçesi: buruşturmak, buruşmak., delice, tarak, küçük hafif sandal. cockleshell tarak kabuğu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelburuşturmak
Genelburuşmak.
Geneldelice
Geneltarak
Genelküçük hafif sandal. cockleshell tarak kabuğu
Genelküçük hafif sandal
Genelkırışık. corn cockle karamuk
Genel(bot.) Agrostemma githago It warmed the cockles of my heart. Beni çok memnun etti.
Genelbuğdaygiller arasında yetişen zararlı ot.
Genelmidye ve istiridyeye benzer eti yenir bir deniz hayvanı
Genel(zool.) Cardium edule
Genelbu hayvanın kabuğu

Tanım

•common edible, burrowing European bivalve mollusk that has a strong, rounded shell with radiating ribs
•to gather something into small wrinkles or folds

Diğer Dillerde

AlmancaHerzmuschel
İtalyancaloglio
Rusçaсердцеви́дка
Felemenkçehartschelp, kokhaan, kokkel, kokkelboon, zieleroerselen
Portekizceberbigão, joio
Japoncaドクムギ, 笊貝
Korece꼬막
Lehçesercówka
Ukraynacaсерцеви́дка
Fincesydänsimpukan kuori, sydänsimpukka
Norveççehjertemusling, hjerteskjell
Bulgarcaкъклица, сърцевидна мида
Katalancaescopinya, niella
Galiçyacacroque
İrlandacabáisín, cogal, gruán, ruacan, sliogán ruacain, sruán
Malaycakerang
Maltacaarzella

Etimoloji

From Middle English cockil, cokil, cokylle, from Old English coccel (“darnel”), of unknown origin, perhaps from a diminutive of Latin coccus (“berry”).

Kelime Ailesi

blood cockle
cockle wife
cockle-bread
cockleman
cockler
cockleshell
cocklestove
cocklewoman
cockly
common cockle
corn cockle
corncockle
ear cockle
earcockle
hot cockles
moulding of cockle bread
warm the cockles of someone's heart

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Bu "Kabuklar ve Midyeler" değildi aslında.
AO: It wasn't actually "Cockles and Mussels."
Gümüş çan, ve kabuk kabuklar Ve kadife bir satır. "
With silver bells, and cockle shells, And marigolds all in a row."
"Molly Malone, (Cockles and Mussels) (Kabuklar ve Midyeler)
"Molly Malone (Cockles and Mussels)."